Makaleler

Mesele sınıf değil!

2014.09.19 00:00
| | |
4201

Paşabahçe İlköğretim’in velileri(!) organize olmuş okul önünde imza topluyor.

“Okul içinde okul olmaz! Sınıfların sayısı yetersiz, öğrenciler tıkış tıkış olur!” diye. Tek kaygı buysa aslında çözüm son derece kolay. Yeterli talep oluşmuyorsa Milli Eğitim bu sınıfları iki satırlık bir talimatla kaldırıverir. Kaldı ki 5-10 öğrenciden oluşan sınıfların vize alacağını hiç sanmam. Öte yandan, bu İmam Hatip Sınıflarına yönelik talebin öğrenci velilerinden geldiğini unutmayalım. 

Benden de imza istediler. “Okul içinde okul değil, okul içinde sınıf oluşturuluyor. İmam Hatip okumak isteyen öğrencilere ayrı bir sınıf açılarak yetersiz olan İmam Hatip Ortaokulları’na alternatif üretiliyor. Bunun nesi kötü?” dedim. Başka şeyler de söyledim de buraya yazmam pek doğru olmaz!

Bu veliler(!) daha sonra organize olup Belediye Meydanı’nda pankartlar, megafonlar ve sloganlarla protesto haklarını gerçekleştiriyor. Toplasanız 50 kişi. Yarısından çoğu şu veya bu şekilde CHP ile ilişkili. Eğitim-Sen Şube yetkililerini ve basını da eklerseniz 700 imza(!) topladıkları eylemde 50 kişi! O yüzden bu durum bence meşru bir hak arama mücadelesi değil!

Toplam 14 okulda açılan İmam Hatip Sınıfları’ndan Nene Hatun ve Paşabahçe İlköğretim’e yapılan başvuru sayıları düşük olduğu için nakil süresi olan Eylül’ün son haftasına kadar beklenecek ve muhtemelen bu sınıflar yeterli talep olmazsa açılmadan kapanacak. Hal böyleyken kendinizi neden bu kadar paraladınız?

 Bu makaleyi hazırlarken Paşabahçe’ye yapılan 10 başvurudan 4’ünün bu eylemlerden sonra başvurusunu geri aldığını öğrendik. E bu vebal de size yeter!

CHP uzun yıllar boyunca Türkiye’nin gerçek kimliğiyle, değerleriyle bağdaşmayan talep ve dayatmalarını asker, yargı ve bürokrasi eliyle hayata geçirirdi. Son on iki yıllık AK Parti döneminde bu zemini tamamen kaybettiler ve ellerinde; olmayan halk desteği ile bir kaç fosilleşmiş STK kaldı!

Dolayısıyla CHP bu dayatmalarını artık görüntüde halk desteğinin reelde ise kendi partililerinin ardına kamufle etmeye çalışıyor. Bunu nereden mi çıkardım? Son iki yıldır yaşanan kalkışmaları şöyle bir hatırlayın yeter!

Nasıl ki bir grup veliden İmam Hatip Sınıfı açılmasına yönelik talep gelmişse, başka bir kısım veliden de buna karşı bir tepki gelebilir. Ancak bu karşı duruşun geçerli saiklerden oluşması zorunludur. Bu  ise ancak kendi öğrencisinin alacağı eğitim kalitesiyle alakalı olabilir. Yoksa hiç kimsenin dini eğitime karşı olmak gibi bir haddi olamaz! O zulüm dönemleri geçmişte kaldı!

Mesele sınıf ise, “açılan imam hatip sınıfları diğer sınıflardaki öğrenci sayısının artmasına ve eğitim kalitesinin düşmesine yol açmamalı” dersiniz, yetkililer bu konuda gerekli çalışmayı mutlaka yapacak ve tedbirlerini alacaktır. Kaldı ki bu sınıflara dışarıdan öğrenci alınmayacağını, okuldaki mevcut öğrencilerin velilerinden gelen taleple oluşturulduğunu biliyoruz! Yani mesele sınıf değil!   

Siz çıkıp ta “okullarımızın haremlik, selamlık olmasına izin vermeyeceğiz”, “Çocuklarımızı karanlığa teslim etmeyeceğiz” diye pankart açarsanız kusura bakmayın ama siz velilik ruhsatını o an kaybetmiş olursunuz! Onun için o eylemi öğrenci velilerinin değil, eylemci velisi CHP ve malum STK’nın organize ettiğini görmek için kahin olmaya gerek yok!

28 Şubat’ta zirve yapan bu düşünce tarihin kara sayfalarına birer utanç abidesi olarak çoktan yazıldı. Siz de düşün artık İmam Hatiplerin yakasından.!

Vesselam!

Anahtar Kelimeler: Paşabahçe İlköğretin Okulu

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"