Makaleler

Merhum Mustafa KOÇ’UN ardından…

23.01.2016 14:42
| | |
3043

Öncelikle KOÇ ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı ve sabırlar diliyor, merhum Mustafa Koç’a da sağlığında yaptığı tüm hayırlı işleri ve yardım kurumlarına verdiği destekleri nedeniyle “Allah cc Rahmet eylesin” diyorum. Bize düşen ölenleri rahmetle anarken, özellikle ölümlerden de ibret ve dersler çıkarmaktır.

Meselâ; merhum Mustafa Koç’un ölümü ansızın ve hiç beklenmeyen bir zamanda oldu. Üstelik de tedbir açısından, hiç birimizde olmayan nitelikte, kendi hastanesi ve helikopterleri emrinde, her zaman çok yakınında olan doktorlarının gözetiminde, herkesin üzerine titrediği bir zamanda bile, ölümün ertelenmemesi tam bir ibrettir...

Herkes gibi o da yarınki, hatta o günkü programını yapmıştı. O gün Davos’a uçacaktı. Tüm hazırlıklar İsviçre’nin doğusundaki bir kasabada yapacağı konuşmaya göre planlanmıştı. Fakat takdir edilen ecel gelince, her şey sükût etti ve emr-i ilâhi uygulandı. Davos yerine Ebedî Âhiret yolculuğuna uçtu. Merhum Mustafa Koç için bile ertelenemeyen ve işleyen bu süreçten, elbette hiç birimiz müstesna bırakılmayacağız. İşte mühim olan bu!...

 Bu nedenle de bizler ibret aldıktan sonra, her ölümden kesinlikle dersler çıkarmak zorundayız. Birkaç dersi birlikte mütalâa edelim:

1.     Ecelden (yani takdir edilen ömrün sonundan) asla kaçılamaz. Ve ecel, bir gün mutlaka başımıza geleceğine göre, Âhiret hayatımız için her ân hazırlıklı olmalıyız.  

2.     En son yapılan istatistiklere göre, yaşlanıp da ölenlerin oranı % 43 imiş. Yani çocuk, genç, orta yaş gibi diğer yaşlarda ölüm oranı % 57 olduğunu asla unutmamalıyız. Yani her ân; Kabir, Haşir, Kıyamet, Sırat, Mahkeme-i Kübra ve bu uzun yolculuklardan ve merhalelerden sonraki, EBEDÎ hayat için hazırlıklarımızı eksiksiz yapmış olmalıyız…

3.     Yine istatistiklere göre, her gün ortalama 350 000 Kişi ölüyor, 360 000 kişi de doğuyor. Yani bir saat içinde 14 580 kişinin, bir dakika içinde 240 kişinin, tek bir saniye içinde ise 4 kişinin Dünya İMTİHANI sona eriyor. Ve büyük bir çoğunluğun GAFLET ettiği ve pek hazırlanmadığı Âhiret âlemine sevk ediliyor. Bu sevkiyat, hiç aksamadan her gün devam ediyor. Bir gün veya yârın veya her ân ansızın, biz de bu sevkiyâtın içinde olacağız…

Bu konuya TAC hükmünde bir Âyet: “..De ki: Siz evinizde bile olsanız, ölümleri (dışarıda) takdir edilmiş olanlar, evlerinden çıkıp, düşecekleri yere varacaklardı.” (Âl-i İmran S. 154. Âyet.) Yani, dışarıda bir kaza ile ölen için “evinde olsaydı bu kaza başına gelmezdi” denilemez, anlamındadır.

  • Bu duygularla; daha önce de arz ettiğim “ibretlik bir kıssa” ile konumuzu noktalayalım:

Ünlü bir dokumacı, özene bezene dokuyup sattığı bir kumaş, bir kusur nedeniyle geri getirilir ve iade edilmek istenir. Dokumacı kumaşı alır ve mal bedeli olan parayı iade ederken, gözlerinden birkaç damla yaş süzülür. Bunu gören hassas müşteri:

-“..Niye ağlıyorsunuz? Eğer kumaşı geri verdik diye üzülüp ağlıyorsan, ben vazgeçtim, buyur paranı, ver kumaşı” deyince, dokumacı uzatılan parayı kararlı bir şekilde geri iter ve gayet üzgün bir şekilde şöyle devam eder.

-“Hayır, hayır, ben kumaşı iade ettiğiniz için veya para için ağlamıyorum. Evet, kumaşta bir kusur görüldü ve iade edildi. Ben bu kusuru düzeltirim ve satarım veya tekrar dokurum ve yine satabilirim… Fakat, ..Yâ benim ömür boyu ibadet olarak yaptıklarım Allah’a arz olunduğunda, böyle kusurlar yüzünden geri iade edilirse, benim halim nice olur? İşte o ân bunları düşündüm, onun için ağlıyorum. Çünkü; HAYAT, BÖYLE basit BİR KUMAŞ DEĞİL Kİ, ORADA DÜZELTİLSİN veya TEKRAR DOKUNSUN…” Bizler de bunları burada düşünmeliyiz.

İlgili bir HADÎS-İ ŞERÎF: “Heleke'l MÜSEVVİFUN”, yani “Yarıncılar (Yarın Yaparım, ederim, kılarım Diyenler ) HELAK   OLDU. Onlar çok pişman olacaklar…”

BEDİÜZZAMAN’DAN:  Ey nefis! Bil ki, dünkü gün senin elinden çıktı; yarın ise, senin elinde senet yok ki, ona mâliksin. Öyle ise, hakiki ömrünü bulunduğun gün bil.” (21. Söz’den)

Konumuzla ilgili İKİ VECÎZE: “Bu gününü düşünme Dün geçti, Yarın var mı?... Gençliğine Güvenme! Ölen hep ihtiyar mı?...”

“Ya İslam’da erirsin, Ya inkârda çürürsün. Yol Mezarda bitmiyor, Girdiğinde görürsün!...” N.F.Kısakürek.

  • Bilvesile, merhum Mustafa Koç’a Allah’tan cc rahmetler diliyor, geride, geçici bir süre daha kalan Koç ailesine ve sevenlerine de başsağlığı ve sabırlar niyaz ediyorum…

Anahtar Kelimeler: Mustafa Koç, Raif Öztürk

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"