Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
A. Raif ÖZTÜRK
A. Raif ÖZTÜRK

Meğer TERAVİH namazı buymuş

Son günlerde internette ve bazı TV.’lerde, proje ve zamâne Lawrence’ler tarafından, Teravih namazı çokça istismar edilir oldu.

Meğer TERAVİH namazı buymuş

Son günlerde internette ve bazı TV.’lerde, proje ve zamâne Lawrence’ler tarafından, Teravih namazı çokça istismar edilir oldu.

İş-güç, okul yoğunlukları ve çeşitli problemler, belâ ve musibetler nedeniyle bu konuyu pek araştırma yapamayanlara; doğruları ve gerçekleri iletmek adına, bu konuyu ele almak zaruret haline gelmiştir.

Süzülmüş, özet ve doğru bilgilerle, kısa bir girizgâhtan sonra, kadim dostum Prof. Dr. İshak ÖZGEL hocamın, TERAVİH NAMAZI hakkında, “meğer Teravih namazı buymuş” diyerek mutlu ve minnettar olacağımız, TÂRİF ve MÜJDELERİNİ takdim edeceğim.

TERAVİH NAMAZI; “Rahatlamak, dinlenmek” anlamındaki çoğul “TERVİHA” kelimesindendir. Ramazan ayına ait bir namaz olup, her Mü’min erkek ve kadın üzerine, üç büyük mezhepte de MÜEKKED BİR SÜNNETTİR.

Hicretin 2. Yılında Hz. Muhammed SAV tarafından birkaç defa mescitte cemaatle kılınmış, Hicretin 14. Yılında, Hz. Ömer’in halifeliğinde, muntazaman 20 rekât olarak cemaatle kılınmaya başlanmıştır.

Efendimizin SAV, bu namazı birkaç defa mescitte kıldırdıktan sonra, Saadethanelerinde (evinde) kılmaya başlamasının sebebi, ümmetinin üzerine VÂCİP olursa, ümmetinin mesul olmaması içindir.

2’şer veya 4’er rekâtlar halinde, cemaatle 20 rekât kılınır.

Zaruret hâlinde evde de, toplamda 8, 10, 12, 14 rekât da kılınabilir.

Tabii ki cemaat sevabından mahrum olmak da, büyük bir kayıp ve zarardır.

  • Şimdi GELELİM Prof. Dr. İshak ÖZGEL hocamın, TERAVİH NAMAZI hakkındaki müjdesine:

-“Teravih namazını, KADİR GECESİ ile birlikte düşündüm. Kadir gecesi her ne kadar 27. Gecede olması kuvvetle muhtemel ise de, Ramazanın HER GECESİ de Kadir gecesi olabilir. Ve Rivayetlerde; ‘Kadir gecesini gündüz oruçla, geceleri de İBÂDETLERLE geçirilmesi’ ısrarla tavsiye ediliyor. İşte bu gereklilik üzerinde bir ân düşündüm.

‘Eğer Teravih namazı diye bir SÜNNET olmasaydı, bizler de acaba hangimiz, Ramazanın her gecesinde 20 rekâtlı bir namaz kılardık?

İşte o zaman anladım ki, Teravih namazı sadece SÜNNET bir namaz değil; Ramazan içinde GİZLENMİŞ olan KADİR GECESİNİ kaçırmamak için İlâhî bir ikramdır. Ve Allah Resulünün SAV. Ümmetine bir rahmetidir. Her gece “Kadir gecesini ibadetlerle değerlendirme” imkânıdır.

İşte bu gerçekler ışığında Teravih namazına durduğumda; ‘Kaç dakikada bitecek?’ diye hiç düşünmüyorum.

TAM AKSİNE; ‘bu gece Kadir gecesi olma ihtimâlini düşünerek, Yüce Allah’ın huzurunda, “KALABİLDİKÇE KALAYIM” diye, tam huzur, huşû ve haz içinde Teravihi kılıyorum.

Bu itibarla TERAVİH Namazı; her gece Kadir gecesi olması kuvvetle muhtemel olduğu için, her Ramazan gecesini, Yüce Rabbimizin Huzurunda Ta’dîl-i Erkânıyla EDÂ ve İHYÂ etmektir…”

Evet saygıdeğer dostlarım.

Bendeniz de Teravih namazının, böylesine önemli bir namaz olduğunu, Muhterem Kadim dostum Prof. Dr. İshak Özgel hocamın bu tespitlerinden sonra daha iyi anladım.

Ancak ne yazık ki bendeniz Teravih namazı kılmak için camilere gittiğimde, bazen ilk 4 rekâttan sonra camiden çıkıyorum. Eve gelip, gücümün yettiğince 8, 12 veya 20 rekât, fakat TA’DİL-İ ERKÂNIYLA, eşimle beraber cemaatle kılmaya çalışıyorum.

Çünkü kesinlikle biliyorum ki; Ta’dîl-i Erkân, Hanefî mezhebimize göre VÂCİP, Şafi, Maliki, Hambeli, İmam-ı Muhammed vs. mezheplere göre FARZDIR.

Yani asla hafife alınamaz ve geçiştirilerek kılınamaz.

TA’DİL-İ ERKÂN = Rükûnlarının (namazın Farz ve Vaciplerinin) adâletle, yerli yerinde ve sükûnetle uygulanmasıdır.

DAHA AÇIKÇASI: 1.) Kıyam, rükû, secde vb. rükûlarını (Allah’ın HUZURUNDA durduğunun idrakiyle ve) titizlikle kılarak, Rükûda 3 defa “Sübhâne rabbiyel azîym” tesbihini, anlaşılır şekilde fısıldayarak kıyama doğrulmak.

2.) Bu kıyamda, rükûdayken başımıza biriken KAN, vücudumuza süzülünceye kadar ve fısıltılarla “RABBENÂ VE LEKEL HAMD” diyerek beklemek.

3.) Secdede de 3 defa “Sübhâne Rabbiyel E’lâ” tesbihini, anlaşılır şekilde fısıldayarak söyledikten sonra oturmak. 4.) İki secde arasında da, secdedeyken başımıza biriken KAN, süzülünceye kadar (birkaç saniye) beklemek. Ve fısıldayarak, müstehap olan “Allahümmeğfirlî verhamnî” duâsını fısıldamaktır. 5.) Bunlardan sonra 2. Secdeye varmak.

  • Farz ve Vacip olan Ta’dil-i Erkân, acaba hangi camiimizde teravihte uygulanabiliyor? Elbette uygulayan çok bahtiyarlar var, onları tenzih ederiz.

İşte bu gerçekler nedeniyle, “JET İMAM” diye tabir edilen, (maalesef TERCİH edilen) camilerde, teravih namazı tercih edilmemelidir. Hatta o İMAM KARDEŞİMİZ, nezâketle ikaz edilmelidir ki, o kadar zahmetlerle kılınan teravihler GEÇERLİ olsun, inşallah…

Ta’dîl-i Erkân konusunu yeni öğrenen kardeşlerimiz kusura bakmasınlar.

Gerçekler bazen zor kabul edilebilir, fakat ebedî selâmetlere sebep olacaktır. Vesselâm…

A. Raif ÖZTÜRK
A. Raif ÖZTÜRK HAKKINDA

A. Raif ÖZTÜRK... 20 Nisan 1950 yılında Tekirdağ Çorlu’da doğan Raif Öztürk, ilkokulu Çatalca’da okudu. O dönemin şartlarına göre eğitimini ve iş yaşantısını birlikte sürdürmeyi hedefleyen A. Raif Öztürk, Meslekî Ortaokulu Paşabahçe’de sürdürerek, Sultanahmet Meslek Lisesi’nde özel olarak Makine Yüksek Teknik Ressamlığa devam etti. Türkiye Şişe ve Cam fabrikalarında 26 sene ‘Robotik ve Tam Otomatik Makineler Üretim Hattı Makine Teknisyenliği’ & Fabrika Vardiya amirliği yaptı. ‘Özel Araştırma, Geliştirme ve Eğitmen’ (ARGE) görevlisi olarak 1980’de İngiltere’ye, 1986 yılında da Japonya’ya giden yazarımız, dönüşünde de Meslek Lisesi mezunlarına, (Üretim makinaları, Kalite çemberleri ve beyin fırtınası teknikleri hakkında) iş programlamaları, eğitmenlik, rehberlik ve liderlik dersleri verdi. 1990 yılında Türkiye Şişe Cam Fabrikalarından kendi isteğiyle emekli olan A. Raif Öztürk, Öz Emek Spor Ltd. Şt. Mağazalarını açarak, hâlen işletmeye devam etmektedir. 1990’lı yıllarda bir yıl Diksiyon, bir yıl Osmanlıca, iki yıl da Arapça eğitim alan Öztürk, Halen (1962’den beri) Beykoz, Kavacık’ta ikamet etmektedir. Hiç Kur’ân bilmeyen 30-40 kişiye; aynı anda ve 10 Saatte Kur’ân öğretme uzmanı olan yazarımız, 2014 yılında Sakarya Üniversitesinden “Eğitimciye Eğitim” adıyla eğitim aldıktan sonra, “DEĞERLER EĞİTİMİ UZMANI” sertifikası kazanarak, Beykoz Milli Eğitim Müdürlüğünde ve ülkenin çeşitli illerinde 6 yıldan beri konferanslar ve görsel seminerler vermektedir. Yazarımızın, 2002 yılından bu yana; ‘Fikir Bahçesinden BİR DEMET’, “Derdim bana DERMAN imiş”, ‘Biyoenerji ve Kozmik Bilimin ışığında ŞİFA OLAYI’ adlı Belgesel, tevhid ve tefekkür içerikli kitapları yayınlandı. Sn. Öztürk Ulusal ve Uluslararası Sempozyumlarda, 2015’te Kastamonu Üniversitesinde ve 2018’de Ukrayna Üniversitesindeki sunumlarda kürsü almış olup, hâlen köşe yazılarına ve Kitap çalışmalarına devam etmektedir. 2006 Yılından beri “Dost Beykoz Ailesi” mensubudur…

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YAZARLAR
TÜMÜ

ÇOK OKUNAN MAKALELER

SON HABERLER