Makaleler

Kutsal topraklarda, kutsal duygular

2014.08.26 00:00
| | |
9076

Allah'a hamd, Resulüne selât ve selâm olsun. Değerli Beykozlular; şükürler olsun bir süredir kutsal topraklardayız.

İstanbul'dan önce Mekke-i Mükerreme'ye, oradan da Efendimiz'in şehri Medine-i Münevvereye geçtik. 

Öncelikle belirtmekte fayda var; bu kutsal yerlerin anlatımı gerçekten çok zor. Herkesin özellikle genç yaşındayken buralara gelip feyizlenmesini tavsiye ediyorum. 

Cenab-ı Hak; Beyti'ni ziyarete gelen kullarına bol bol ikramlarda bulunuyor. Her yaptığımız ibadetin sevabı yüz ile çarpılmakta, Kabe'ye bakmak bile sevap hanemizi doldurmaya yetmektedir. 

Mekke-i Mükerreme'deki en kutsal ibadet ise Kabe-i Muazzama'yı tavaf etmektir. İslam Alimleri; Müslümanlara, sağlıkları el veriyorsa Mekke'de bulundukları süre zarfında en azından elli adet tavaf yapmalarını tavsiye etmektedir. 

Tavaf yaparken insanın etkilenmemesi mümkün değil. Sürünerek, topallayarak bu ibadeti yapanlardan; anne ve babasının kucağında uyuyanlar, etrafı meraklı gözlerle süzenler bir arada. Sadece Namaz esnasında duran bu ibadet; yedi gün yirmi dört saat aralıksız, sekteye uğramadan devam ediyor.

Her milletten insan, zenginiyle fakiriyle aynı yerde tek vücut olmuş, bir yandan günahlarına istiğfar ederken diğer yandan istek ve taleplerini Yaratıcımıza ileterek; O'ndan başka sığınılacak liman olmadığının idrakine erişmektedir. 

Giydiğimiz ihramlarla; bütün dünyalıklarımızdan arınır, adeta ölünce bizi saracakları kefen için prova yaparız. Efendimiz'in (sav.) "Üstünlük ancak takvadadır." Hadis-i Şerifinde işaret buyurduğu çizginin neresinde olduğumuzu sorgulamaya başlarız.

Kabe; tüm ihtişamıyla bize ne kadar aciz olduğumuzu hatırlatır ve tavafın her bir şaftında biraz daha eziliriz. Ve bir çocuğun anne kucağında utanmadan ağlayabilmesinin rahatlığında insanlar göz pınarlarından akan yaşlara yol vermeye başlarlar. Akıtılan her bir gözyaşı, sanki günahlarımızın kirini temizlemekte ve bizleri hafifletmektedir. 
 
Mekke-i Mükerreme'den ayrılış yaklaştıkça hüzün deryalarına dalmaya başlarız. Aklımıza Sevr Mağarası gelir. Efendimiz (sav.) hicret etmek zorunda kalınca üç gün boyunca Hz. Ebubekir ile sığındığı bu mağarada müşrikler tarafından kıstırıldığında Cenab-ı Hak bir örümcek ile imdada yetişmiş ve bizlere müthiş bir mesaj vermiştir. Allah (cc) istese, Peygamber'ini o mağaradan Medine-i Münevvere'ye daha farklı şekillerde gönderebilecekken; niye basit bir örümcek ile yardım etmiştir? Biraz daha gerilere gidersek; Nemrut niye topal bir sivrisinek ile helâk edilmiştir? Bu olaylarda çok derin bir mânâ vardır... Rabb'imiz; basit bir böcek ile düşmanlarını yenebilecek kadar kuvvet ve kudret sahibidir. Bize düşen tam teslim olmak ve sebeplere sarıldıktan sonra O'nun yardımını beklemektir. O' nun yardımı bize her ne şart altında olursak olalım gelir. Yeter ki biz inanalım ve dost olarak ALLAH'TAN başkasını aramayalım. Ayrılık; Sevr'i hatırlatır. Sevr; Hicreti anlatır. Hicret; teslimiyeti haykırır. Teslimiyet; Yesrib olan şehri Medine-i Münevvere yapar.

Medine-i Münevvere'de Efendimiz'in (sav.) misafiri olmanın sevinci, Kâbe-i Muazzama'dan ayrılmanın hüznünü teselli etmektedir. 

Mescid-i Nebevi'nin, 'Babusselâm' kapısından Ravza-i Mutahhara'ya doğru yürürken; insanların en hayırlısı ve şereflisi olan Efendimiz ( sav.) ile selâmlaşırız. Bu ne güzel bir duygudur. Düşünebiliyor musunuz? "Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmek isterdim" dediği bizler O'nu (sav.) selâmlıyoruz, O'da (sav.) bize aynıyla mukabele ediyor.

Mescid-i Nebevi'de birde Cennet Bahçesi vardır ki Allah (cc) orda namaz kılmayı herkese nasip etsin. Efendimiz (sav.) "Evim ile minberimin arası Cennet Bahçesidir." Buyurarak bu yerin önemine işaret etmiştir. 

Peygamber şehrinde bol bol "salavat" getirerek misafirliğinizin tadını çıkarırken; artık Beytullah'ı seyrederek namaz kılmaktan mahrum olduğunuzun da farkına varmışsınızdır. 

Şuan Medine-i Münevvere'de Efendimiz'e (sav.) misafirliğimiz devam ediyor. Allah şefaatlerine nail eylesin. Bu kutsal mekânları görmeyi herkese nasip etsin. 

Notlar:

1) Kabe-i Muazzama'daki genişletme çalışmalarında engel teşkil eden, Osmanlı'nın yaptırdığı revaklar Türk işçiler tarafından sökülmeye başlanmış. Tamirat bitince yine monte edilecekmiş. Avlu yeni haliyle 3 kattan 7 kata çıkacakmış. Proje Türk Mühendislerce çizilmiş.

2) Önümüzdeki yıllarda Mescid-i Nebevi'de de genişletme çalışmaları başlayacakmış.

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"