Makaleler

Kuş Dili

02.07.2019 15:10
| | |
5181

İstanbul Seçimleri tamamlandı.

Ekrem İmamoğlu sildi süpürdü. Binali Yıldırım asla bu sonucu hak edecek isim değildi.

31 Mart'ta sandıktan başkan çıktı. 23 Haziran'da sandıktan lider çıktı. Bunu görmek lazım. Buna sebep olan unsurları iyi gözetmek lazım. Eğer sonuçlar iyi okunmazsa, hala İmamoğlu'nu çalıştırmama ve engelleme yollarına gidilirse, kendi ellerimizle İmamoğlu'nu Beştepe'nin surlarına dayandırırız.

Bırakılsın İstanbul'un göbeğine, bakalım neler yapacak? Belki güzel şeyler yapacak, biz İstanbullular olarak faydasını görürüz. Ya da tarih tekerrür eder, yine o eski günleri görürüz. Zaman her şeyin ilacıdır. İstanbullu tercihini yaptı. Milletin iradesine saygımızı duyalım. İmamoğlu'nu ilk tebrik eden Recep Tayyip Erdoğan oldu. Binlerce AK Partili, CHP adayına oy verdi. Demek ki ne diktatör var, ne de koyun sürüsü gibi seçmen var. Kimse kusura bakmasın. 25 yıl iyi hizmetleri gören halkımız hizmete devam dedi. Kendisinden yana olanları bırakmadı. Şimdi genç dinamik biri çıktı. Tarihinde yönünü değiştirdi.

Her şeyden önce AK Parti ve CHP teşkilatlarını kutlamak gerekiyor. İki seçim üst üste yorucu geçti. Bu yoruculukta CHP örgütü daha istekliydi. İlk defa zirveye oynuyordu. CHP İlçe Başkanı Aydın Düzgün'ü kutlamak gerek. Yapısını tarzını iyi bilirim, asla pes etmez. Çok seçim kaybetti. Her kaybettiğinde, kolları sıvardı yeniden başlardı. Sık sık İlçe Başkanı değiştiren CHP bu sefer inatçı bir süvari kazanmış oldu.

AK Parti İlçe Başkanı Muhammed Hanefi Dilmaç belki de siyasi hayatında ilk kez bu kadar çalıştı. Elinden geleni yaptığını biliyorum. Beykoz'da oyların azalacağını herkes bekliyordu ama bu kadar olacağını kimse tahmin etmiyordu.

Aslında Kader Gür, son makalesinde perşembenin gelişini çarşambadan gördü. "Beykoz'da tek ve yalnız adam" yazısında bunlara değindi. Kader Bey'in yazısına başlık hariç noktasına kadar katılıyorum. Başlığa katılmıyorum çünkü, yaklaşık 15 kadar Zeytinburnu'ndan gelen yöneticiler ile Murat Aydın asla yalnız değildir. Ayrıca her gün yaklaşık 65 kişiyle çektirdiği kişilerle fotoğraflarda yalnız değildir. O fotoğraftakilerin oyunu alsa Beykoz'da mağlup olmazdı.

Yüklenmemek için elimden gelse hiç yazmayacağım ama nasıl yazmayayım. Ben Beykozluyum.

Yazmazsam doğup büyüdüğüm Beykoz'a ihanet etmiş olurum. 20 yıldır kesintisiz yazıyorum. 20 yıldır beni ayakta tutan, var eden, ezdirmeyen okuyucularım benim ailem gibidir. Allah aşkına seçime üç gün kala yıkım mı olur? Mantar gibi Beykoz'un her yanından kaçak inşaat fışkırıyor. Bunun adı seyretmek mi, göz yummak mı? Beceriksiz kalıp yetişememek mi?

Halkı tanımayan, sahayı bilmeyen ithal yöneticiler navigasyon ile yerleri öğrenip mahallelere girebilirler ama asla navigasyon ile gönüllere giremezler.

Erkenden uyarılarımızı sert şekilde yapmalıyız ki Beykoz'da seçim sabun köpüğü gibi kayıp gitmesin. 31 Mart'tan sonra Fuat Kuş ile seçim kurulu önünde karşılaşmıştık. Murat Aydın kazandığı için çok mutluydu. Bende AK Parti kazandığı için çok sevinçliydim. Bana, "Yeni bir anlayış, yeni bir ekip, yeni kadrolarla belediyeyi yöneteceğiz" demişti. Sonra Zeytinburnu'ndan gelenleri gördükçe ne demek istediğini anlamıştım. Eğer Beykoz eskisinden de geriye giderse, metro inşaatı başlamazsa, Riva deresi temizlenmezse, yeni devlet hastanesi yapılmazsa velhasıl 5 yıla 15 yıl sığdırmak yerine 15 yıl geriye gidilirse, Zeytinburnu'ndan gelenler geldikleri gibi giderler, Nadas deriz.

AK Parti yine kendi içinden kendi evlatlarını çıkarır. Bu kadrolar Beykoz'da her zaman mevcuttur. Yoksa ne mi olur? Beykoz'un da İmamoğlusu çıkar, CHP vurur alır gider.

Anahtar Kelimeler:

reklam
0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz
Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"