Koronavirüs

  • 09.05.2021 19:31
  • Okunma: 1251 kez

Dr. Hüseyin Atilla TÜYSÜZ


Dünyada 125 milyondan fazla insana bulaşan virüs ile ilgili çok çeşitli araştırmalar yapıldı.

Danimarka'da yapılan araştırmada; Korona virüsünü atlatan 65 yaş altındaki insanların en az altı ay boyunca % 80 oranında bağışıklık sağladığı belirlendi. Uzmanlara göre 65 yaş üzerindekilerde bu koruma oranı %47 seviyelerinde olmakta. Yani genç ve kronik rahatsızlığı olmayanlarda ikinci kez Kovid-19'a yakalanma ihtimali düşük, fakat yaşlılarda tekrar bulaşma ihtimali yüksek görüldü. Uzmanlar Korona virüsünü yenmeyi başarmış olan yaşlılarında en kısa sürede aşı yaptırmalarını belirttiler.

Bizde ve başka ülkelerde de aşı bağışıklığı mükemmel neticeler veriyor. Aşı sonrası virüsü kapanlarda bile hastalık ya belirtisiz ya da çok hafif sorunlarla geçiyor. Kısaca hiç şüphe duymadan, mevcut aşıların hepsi kesinlikle işe yarıyor.

Pandeminin ruhumuzda açtığı yaralar, en az bedenimizde yaptığı tahribat kadar önemli. Anksiyete, depresyon, konsantrasyon bozukluğu ve hafıza güçlüğü (özellikle evde uzun süre kalmak zorunda olanlar, sosyal izolasyona bırakılanlar, en fazla yalnızlaşanlar 65 yaş üstü olanlar oldu. Sosyal izolasyon kaygı, endişe, tıbbi tedavide gecikme korkusu bellek kaybına neden olur) pandemi uzadıkça daha sık görülmeye başladı. Pandeminin yarattığı derin endişe Kovid-19 sonrası yaşam konforunu, iş hayatını, aile hayatını önemli derecede etkileyen psikiyatrik ilaç kullanımını artırdı. Uyku bozukluğu pandeminin önemli sağlık sorunlarından biri oldu. Bu bozukluk yaşlıları, erişkinleri etkilediği gibi gençleri hatta çocukları da etkiledi.

Obezite dünyada önemli bir meseleydi, şimdi daha önemli bir sağlık problemi haline geldi. 65 yaş üstü ve 25 yaş altında obezite artış göstergeleri var. Sağlıklı vücut için ideal kiloda kalmak önemli. Fazla kilo tansiyon yüksekliği, şeker hastalığı, damarlarda yağ birikimi ve felçlere yol açabilirken, Kovid-19 enfeksiyonunun oluşmasıyla vücut tahribatı artar, böylece hayati tehlike riski de artar.

Pandemi döneminde bağışıklık sistemimizi güçlü tutarak; hem Kovid bulaşmasını hem de hastalığın hafif geçmesini sağlarız. Bu nedenle ağır ve yağlı yiyeceklerden, kızartmalardan, sucuk/salam/sosisten, aşırı tuzdan uzak dururken koyu yeşil sebzelere, koyu renkli meyvelere ve en az haftada bir gün balık tüketimine önem vermeliyiz. Kronik hastalığımızın ( şeker, tansiyon, akciğer hastalıkları vb. ) ilaçlarını zamanında ve uygun dozda almalıyız.

İstanbul Üniversitesi'nin yapmış olduğu bir araştırmada Korona virüs hastalığını geçirdikten sonra aşı olanlarda antikor düzeyinin 3 kat arttığı belirtildi. Sinovac aşısının yüksek düzeyde koruyuculuk sağladığını tespit ettiler. Korona geçirmemişlerde ise birinci dozdan sonra vakaların yarısında, ikinci doz sonrası %99'unda antikor oluştuğu gözlendi.

Son olarak şunu belirteyim ki; Korona virüs hastalığının halen bu hastalığa has bir tedavisi mevcut değildir. Bu nedenle en hızlı ulaşabileceğimiz aşıyı hemen yaptıralım. Aşılar tamamlanmış olsa dahi mesafe, maske, temizlik kurallarına uyalım, uymayanları uyaralım.

Sevgili dostlar, hep birlikte başaracağız ve bu salgından kurtulup yanyana olabildiğimiz güzel günlere döneceğiz. Umut etmeye devam edersek şifa bizi daha hızlı bulur. Sağlıcakla kalın.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları