Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

Kızı Şehnaz Şimşek’in kaleminden Beykoz’un Zülal Öğretmeni

Geçtiğimiz günlerde hayata veda eden Zülal Şişmanoğlu bu kez kızı Şehnaz Şimşek’in kalemine konu oldu.

Geçtiğimiz günlerde hayata veda eden Zülal Şişmanoğlu bu kez kızı

Kızı Şehnaz Şimşek’in kaleminden Beykoz’un Zülal Öğretmeni

Geçtiğimiz günlerde hayata veda eden Zülal Şişmanoğlu bu kez kızı Şehnaz Şimşek’in kalemine konu oldu.

Beykoz’da eğitim camiasının yakından tanıdığı isimler arasında yer alan Zülal Şişmanoğlu, Ferit İnal Lisesi’nde uzun yıllar edebiyat öğretmeni olarak görev yapmış ve geniş bir kesimin sevgisini kazanmıştı.

Kızı Şehnaz Şimşek, annesinin iç dünyasını ve felsefesini Beykoz’daki sevenleri için kaleme aldı.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 16 e1767624492874

Şehnaz Şimşek’in kaleminden ZÜLAL HOCA VE BİZ

Annem gittiğinden beri onu herkese anlatmak istiyorum. Belki biraz bu yazıyla da içim ferahlar diye düşündüm. Henüz anısı tazeyken ona dair her ayrıntıyı not etmek gerek. Eminim herkesin kendi Zülal Hocası vardır; onu uğurlayan yüzlerce kişinin böyle hissettiğini biliyorum. Bu yazı da benim Zülal Hocamı anlatsın istedim.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 12 e1767624554700

Her şeyi kendi dünyasına uygun hale getirirdi

Bir iki gün önce annemle ilgili Songül (Tuncalı) ile konuşurken daha da netleşti kafamda. Songül dedi ki “annen nesnelerle çok farklı bir ilişki kurmuş”. Hakikaten öyleydi. Mesela anneme bir yelek mi aldınız, bir iki gün içinde ona bir cep dikerdi, bütün pantolonların lastikleri sökülür yeniden yapılırdı, havlulara itinayla daha önceden saklanmış renkli kurdelelerle askılıklar dikilirdi, yastıkların, çamaşırların üzerine baş harfleri işlenirdi. Deterjanlar orijinal kutularından çıkarılır farklı kutulara aktarılırdı (birkaç kez zehirlenme tehlikesi atlatmadık değil!!). Çaylar boşaltılır harman yapılır, tomurcuklar eklenir, kavanozlara yazılar yapıştırılırdı. Mesela şimdi benim mutfağımda üzerinde “Karbonat” yazan bir reçel kavanozu var. Verili olanla, standart olanla yetinmeden, her şeyi kendi dünyasının renkleriyle boyamak ister gibiydi annem…

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 11 e1767624612477

Sıfır atık kampanyasını yıllar önce başlatmıştı

Annem “Sıfır Atık” kampanyalarından çok çok önce onu bildiğimiz günden beri meyve ve sebze atıklarını, çayları ayrıştırır; kimisinden sirke yapar, kimisini toprağa karıştırırdı. Yazın ceviz yaprakları zeytinyağına yatırılıp organik, sıfır koruyuculu (!) güneş yağları yapılırdı.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 1 e1767624659748

Dertlere derman bilgiler evin her tarafından çıkardı

Evin her yerinde sonradan okunacak gazete kupürleri, takvim sayfaları, kedi resimleri, benim için kesilip ayrılmış kitap ekleri, kutularda biriktirilmiş düğmeler, kurdeleler, ipler, parlak kâğıtlar… Sevdiği insanların derdine derman olacak duaları, ayetleri yazardı annem. Sıkıntı için şunu okuyun, geçim darlığı için bunu, depreme karşı şunu vb. Yazarak çoğaltmış kendini sürekli, izlerini bırakmış her yere annem…

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 17 e1767624723484

Pazartesi Perşembe sosyal aktivite Pazar dolaşması

Onu o yapan o kadar ayrıntı var ki… Ferit İnal de hoca iken mutlaka Pazartesi-Perşembe günleri Paşabahçe pazarına giderdi; emekli olduktan sonra da her Cuma bizim mahallede kurulan artık azala azala iki tezgâh kalmış semt pazarına. Annem ertesi gün kıyamet kopacağını bilse, eminim yine giderdi… Aslında pazar onun için bir sosyalleşme, bir iletişim aracıydı… Tek tek pazarcı dostlarıyla sohbet eder, mutlaka hepsinden küçük büyük bir şeyler alır, onlara vermek için poşetleri evde biriktirirdi. Bir pazarcı başka bir semt pazarına taşıdığında onu arar, hatırını sorardı. Onlarla sohbet ede ede, mutlaka bir iki torbayı da unuturdu! Birçoğu da öğrencisiydi zaten. Son yıllarda pazar torbalarını Kuaför Nuray ve Gülcan ablalara bırakır, görürse yine öğrencisi Yavuz abiye uğrar, onun tabiriyle iki “laklak” eder, kahvenin, börekçinin önünden geçerek, son yıllarda yine çok sevdiği Ase Modi’den Murat Abi’den, bakkaldan bir şeyler alır yorgun argın eve dönerdi.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 9 e1767624761779

Rizeli aileye gelin giden İzmirli

Annemin bitmek bilmeyen bir özlemi vardı çocukluk lezzetlerine; zeytinler, turşular, otlar, mezeler. İzmir’deki çocukluk ve ilk gençlik yılları hep geniş bir ailede ve kadınlar arasında geçmişti. Hep annesinin, babaannesinin, halasının, teyzesinin, komşularının tariflerini yapardı, anlatırdı bize de…Ama asla sabit ölçülere uymazdı, mutlaka kendinden bir şeyler katardı, yemekleri birbirine ekler, çoğaltırdı…Gittiğimiz her yerden ona zeytin taşırdık, hatta en son Nükhet-Nuri Adıyeke hocalar ben annemi anlatınca, ona Mordoğan’dan hurma zeytin göndermişlerdi, nasıl da sevinmişti… Ama genelde pek de memnun kalmaz, bir kusur bulurdu zeytinlere. Sanırım yitip gitmiş çocukluğunun tatlarını arıyordu hep… Rizeli bir aileye gelin olmuş bir İzmirli olarak karalahana ezmesi de yapardı, hamsikoli de, mısır ekmeği de, ama hep kendi usulünce.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 8 e1767624785262

Çay içmek onun için mutluluktu

Ah o 5 çayları… Hilmi Hoca’nın dizesindeki gibi “çay içmek mutluluktu” çünkü annem için. Akşam yemekleri mutlaka saat 8’de yenir, öncesinde de mutlaka 5 çayı içilirdi… Yanında peynirli ekmek, bisküvi vb. atıştırmalıklarla. Çay içerken mutlaka bir haber programı izlenirdi. Haberlere, güncel siyasete çok meraklıydı. Annemle çocukken heyecanla Körfez Savaşı’nı canlı olarak TV’den izlerken çay içtiğimizi çok iyi hatırlıyorum mesela. Sabah kalkar kalkmaz radyo açılır, önce haberler, sonra müzik programları izlenirdi. Hep gülerek anlattığım bir şey vardır: 9/11 günü henüz ikinci kule yıkılmamıştı, annem bir yandan TV karşısında biber dolmalarını dolduruyor öte yandan canlı yayını takip ediyordu. Bana dönüp dedi ki: “Bu Bin Ladin’in işi”. Ben o zaman Bin Ladin’in henüz adını bile duymamıştım!

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 3 e1767624844374

Medya dedikodularını çok severdi

Medya dedikodularını da çok severdi, Habertürk.com’da çalışan eşimi arada arar, “Eeee Mehmet kanaldan niye ayrıldı o kişi?” diye sorardı, Mehmet de “hocam siz ne kadar biliyorsanız, biz de o kadar biliyoruz” diye geçiştirince, biraz bozulur ama çaktırmazdı! Cenazesindeki Habertürk çelengi ayrıca gülümsetti beni o yüzden…

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 4 e1767624886714

Beykoz’da veterinerin kuru mamanın olmadığı yıllar

Ve tabii kediler… Çocukluk, ilk gençlik fotoğraflarında da hep kediler var… Kediler onun geliş saatini bilir toplanırlardı, bazen yukarıdan aşağıya inmeye üşenir, mamaları yağmur gibi yağdırırdı yukarıdan. “Anne yapma derdik” dinlemezdi, sağ olsun komşularımız da hiç kırmadılar onu, sağ olsunlar. Kedileri akrabalık ilişkileriyle bilirdi: “Şu Kumru’nun dayısı”, “Bu Kuyruksuz’un oğlu” gibi. Ben mama vermeye inmişsem “Kimler vardı?” derdi, sorardı tek tek onları. Annemin bir günahı varsa diyorum, o da küçükken çok sevdiğimiz kedimiz Maksim’i Anadolukavağı’na bırakmasıdır. Beykoz’da veterinerin, kuru mamanın olmadığı yıllar. Kendisi de çok üzülmüştü ama sürekli doğuran kedimizin Kavak’ta daha mutlu olacağına inandırmıştı kendini bir şekilde.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 2 e1767624945565

Ne haliniz varsa görün

Çok sevdiği kedisini bırakacak kadar katıydı bazen, bizlere karşı da… Birkaç kere söylediğini yapmasak “ne haliniz varsa görün” derdi bize… Peşimizden koşturan bir anne olmadı hiç, ama şimdi onun disiplinin, kurallarının, sözsüz tavırlarının ne kadar içimize işlediğini görüyorum. Onunla son anına kadar birlikte yaşayan torunu Nazlı’da ve benim oğlum Ahmet’te de daha şimdiden annemin izleri var… Kendisi yemek yaparken hiçbir tarife uymazdı, ama hayatta hep ölçülü, abartısız davranılsın isterdi… Demliğe kaç kaşık çay konacak, kaç ekmek alınacak, sofrada ne kadar domates, peynir olacak, salata mutlaka bitecek, annem için çok önemli meselelerdi. 90’larda yaşadığı su kesintisi nedeniyle suya karşı çok duyarlıydı; vefat ettiği gün yarım saatliğine sular kesildi, şaştık kaldık, anneme selam verirmiş gibi!

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 10 e1767624990934

Annemin büyük aşkı babam

Ve annemin büyük aşkı babam Rafet, Beykoz’un Rafet Abisi! Her büyük aşk gibi beraberinde bir sürü güzelliği ama bir o kadar da zorluğu getiren yıllar… Annem dizilere çok meraklıydı, neredeyse her akşam bir dizisi vardı, bazılarını izledikten sonra kendi hayatından çok daha güzel bir dizi çıkacağını söylerdi… “Anne patlat sen de bir senaryo” derdim, gülerdik. Annem, üniversitede babamla tanışınca İzmir’in merkezini bırakıp Beykoz’un sırtlarına su ve elektriğin olmadığı bir eve gelin gelmiş. Boğaz ayaklar altında, muhteşem bir manzara ama hele şimdiden bakınca özellikle genç bir kadın için çok zor bir yaşam olduğunu tahmin etmek zor değil… Annem bize hep üniversitede kalmak istediğini ama hayatındaki zorluklardan bunu yapamadığını söylerdi. Hep lisede öğretmenlik yaptı ama İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı’nın üçüncü kuşak öğrencilerinden biri olarak çok donanımlıydı. Şimdi anlıyorum ki annem hayatının zor dönemlerinde hep öğrencilerine tutundu, onları çok severdi, takip ederdi, telefonlaşırdı, buluşurdu. Pilav günleri onun için adeta bir şölendi, öğrencileri ile birlikteyken neredeyse içmeden mutluluktan sarhoş olurdu anneciğim. Herkese kendini özel hissettirirdi, herkesle özel bir ilişkisi, ânı, anısı vardı. Tepeden bakmaz, didaktik davranmazdı; çocukla çocuk olurdu, çocuksu, naif bir tarafı vardı hep.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 15 e1767625098330

Karizmatik hocaların çocukları ile ilişkileri iyi olmaz

Şimdi bunları oturmuş yazarken şunu da herkes bilsin isterim; genellikle bu tür karizmatik hocaların çocuklarıyla ilişkileri pekiyi olmaz, bilirsiniz. Ama o klişeye de sığmazdı annem. Gönül Yarası filmindeki Nazım Hoca gibi değildi yani. Evet, arkamızdan kaşıkla yedirmeye koşturan bir anne de olmadı hiç, “saçımı size süpürge ettim” de hiç demedi, iyi ki demedi. Ablam ve bana yaptığı hiçbir fedakarlığı, iyiliği, yorgunluğu da başımıza kakmadı.

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 5 e1767625142559Annem aynı zamanda bir şairdi

Yazımı annemin pek bilinmeyen ama beni bir edebiyatçı olarak çok etkileyen bir özelliğiyle bitirmek istiyorum. Aynı zamanda bir şairdi annem. 17 yaşında İzmir Kız Liseli bir öğrenci iken kendi şiir kitabını kendi bastıracak kadar özgüvenli bir şair. Kapaktaki deseni bile kendi çizmiş bir şair. Bugün yıllar sonra tekrar o dizeleri okuduğumda bazılarının ne kadar güçlü olduğunu görüyorum. Garip hareketinin onu nasıl etkilediğini de. Bir sürü başka şeyin yanında Kırıntılar’ın şairiydi benim annem…

kizi sehnaz simsekin kaleminden beykozun zulal ogretmeni 20 e1767625217601

Annem bizi bir yerlerden izliyordur

Tek tesellimiz onu, ona yaraşan bir cenaze töreniyle uğurlamamız… En başta Ferit İnal Lisesi’nden öğrencileri, meslektaşları, Beykoz Vakfı’ndan dostları, Beykoz-Paşabahçe esnafı, babamın, bizim arkadaşlarımız, dostlarımız, hepiniz sağ olun var olun… Umarım annem şimdi yıllar önce bırakmak zorunda kaldığı o çok sevdiği sigarasını tüttürerek, kucağında kedisi, sehpasında çayı, karşısında sürekli açık TV’si, radyosuyla bize bir yerlerden izliyordur, nur içinde yatsın…

sehnaz simsek e1767628548541Şehnaz Şişmanoğlu Şimşek kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdikten sonra Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Bölümü’nden yüksek lisans, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden ise doktora derecesini aldı. 2021-22 yıllarında Ulusal Abjeksiyonu Sahnelemek: Türkiye ve Diasporalarında Tiyatro ve Siyaset konulu ERC projesinde post-doc araştırmacı olarak çalıştı. yüzyıl Yunan harfli Türkçe edebiyata odaklanan doktora çalışması 2024 yılında “İki Kilise Arasında Binamaz” başlığı ile Metis Yayınları tarafından yayımlandı. 2009’dan bu yana Kadir Has Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

kirintilar kitap