Kıtalararası mutluluk

  • 11.12.2021 17:24
  • Okunma: 1981 kez

Elif ÇELİK


Memleketçe zor dönemlerden geçiyoruz. Fiyatlar ateş pahası. Bu dönemde işçi olmak da zor, memur olmak da esnaf olmak da. Bir cesaretle girdiğimiz dede yadigarı cam işinde, dik durmaya çabalıyoruz.

Tabi bu sırada bizlerin emeklerini takdir edenleri gördükçe de memnun oluyoruz. Şükrü Genç de onlardan birisi.

Sarıyer'de 13 yıldır Belediye Başkanı Şükrü Bey... İnşaat Mühendisi ve Sarıyer Halkı tarafından da çok sevilen bir isim... Sağ olsun, bizim Egemen Cam Atölyemize gelerek, hem bizlere destek oldu, hem emeklerimizi takdir etti; hem de kollarını sıvayıp bizimle birlikte 1.400 derecelik ateşin karşısına geçip, cama şekil verdi, cam üfledi.

Egemen Cam Ailesi olarak gerek yurt içi gerekse yurt dışından çok fazla iltifat alıyoruz. Ancak Şükrü Bey gibi bizi bilen, emekçinin halinden anlayan Belediye Başkanları bizleri onurlandırdığında iki kat seviniyoruz.

Şükrü Bey, Beykoz'un ve Paşabahçe Cam Fabrikasının yabancısı olmadığını anlattı bizlere... Paşabahçe Cam Fabrikası dumanının tüttüğü o yıllarda, çocuk yaşta gelip ziyarette bulunmuş. Zaten biliyorsunuz, kısa süreli yurt dışı temasları olsa da Şükrü Bey 60 yıllık Sarıyerli... Bizim karşı kıyımızda bu kadar uzun süre siyaset yapan ve halka hizmet eden bir kişinin Beykoz'u bilmemesi mümkün mü?

Hatırladığım kadarıyla Meclis toplantılarında rahmetli Yücel Çelikbilek de kendisinden övgüyle söz ederdi. Farklı partilerin içinden gelen Belediye Başkanları olsalar da özellikle hukuki açıdan çeşitli sorunlar yaşayan ve İstanbul'un "yeşil doğası, temiz havasıyla" meşhur bu iki tarihi semtinin iki Başkanı olarak, sıklıkla görüştüklerini ifade ederdi. İki büyük kıtanın, iki güzel komşu semti: Sarıyer  ve Beykoz.

Mahalleli de hem tanır hem de severler Şükrü Bey'i... Geldiğini görünce esnaf arkadaşlarımız da ilgi gösterdiler, eksik olmasınlar. Aslında aramızda hepi topu 3-4 deniz mili var. Bu kadar yakınken, neden bu iki birbirine benzeyen ilçe bir araya gelmez ki? Yani biz Sarıyerliler ile ortaklaşa bir tarih sempozyumunda bir araya gelemez miyiz ki? Futbol kulüplerimiz de öyle meselâ: Sarıyer ve Beykozspor Türk Futbol Tarihine geçmiş değiller mi? Yani pek anlamasam da bir kadın olarak, en azından bu iki kulübün temsilcileri, geçmişi ve geçmişteki güzellikleri yâd etmekte el sıkışamazlar mı ki?

Ben Şükrü Bey'e de söyledim: Bizim Beykozlu ile Sarıyerli tarih boyu komşuluk yaşamış iki güzide ilçemiz. Acılarımızda ve sevinçlerimizde iki semt sakini olarak bir araya gelemez miyiz ki? Ben Elif Çelik olarak büyük bir yabancılık çekeceğimi düşünemiyorum doğrusu... Ne zaman stres altında kalsam, yıllardır Yeniköy motoruna atlar ya Sarıyer sahiline kadar yürür, sanki derdimi paylaşır, rahatlar Beykoz’uma gelirdim. Bu konuda yalnız mıyım ki? Bir Sarıyerli de arada geliyor mudur acaba Kanlıca'ya yoğurt yemeye... Beykoz Onçeşmeler'de meselâ yıllarca acaba kaç Sarıyerli soluklanmıştır ki?

Sevgili Başkanımıza, cama gönül vermiş Beykozlu olarak, Sarıyer ile daha kalıcı ve etkileyici bağlar kurmak istediğimizi ilettim. Önümüzdeki günlerde yine bir araya geleceğiz. Ben Beykoz camını, Şükrü Başkan gibi çok iyi bilen Sarıyerliler olduğunu düşünüyorum. Ben Belki bu sırada proje kapsamında, zamanında Sarıyer'den Paşabahçe Cam Fabrikasına gelip giden emekli olmuş büyüklerimize de rast geliriz. Emeğin etrafında toplanan yürekler oluruz.

Dostlarım,

Mehmet Ustam ile birlikte yüklendiğimiz sorumluluğu, cam sanatına duyduğumuz aşkla sürdürmekteyiz. Bu arada atölyemize sizleri de bekleriz. Paşabahçe Cam Fabrikası kapanmış olsa da bizler, çalışan, üreten ve Beykozlu olmaktan gurur duyan bir aileyiz. Sizlerin ilgisi ve desteğiyle bu emeklerimizi gelecek nesillere büyük bir özveriyle ve gururla taşımak istemekteyiz. Bizi hisseden, anlayan yüreklere de binlerce kez teşekkür ederiz.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları