Makaleler

Kist Hidatik Hastalığı

12.09.2018 19:14
| | |
3341

Sıkça rastlanan, paraziter ve tehlikeli bir kist hastalığıdır. Hayvanlardan insanlara bulaşır.

Evde kedi, köpek gibi evcil hayvan besleyenler, kırsal kesimde hayvancılıkla uğraşanlar, kentsel bölgede iyi yıkanmamış  meyve ve sebzeleri tüketenlerde görülür. Halk deyimi ile kedi-köpek kisti olarak da bilinir.

Hastalıklı hayvanların (özellikle küçükbaşların) hastalıklı organlarının uygun yok edilememesi nedeniyle doğaya yayılan larvalar yiyecek ve içecekleri kontamine ederek hastalığa neden olur. Ayrıca köpekler hastalıklı organları yiyerek ince bağırsağına yerleşen parazitin (ekinokokus yumurtaları) köpeğin dışkısıyla dışarı atılması sonucu hayvanların ayaklarını, arazi eğimi, rüzgâr ve yağmurla yayılır. İnsanların yiyecek ve içeceklerine ulaşır, böylece Kist Hidatik Hastalığı oluşur.

Hastalık avcılar, çiftçiler, çobanlar, kedi-köpek besleyenler, mezbaha ve tabakhane çalışanları ve veteriner hekimlerde daha sık görülmektedir.

Ağız yoluyla alınan hastalık yapıcılar insanın incebağırsağına yerleşir. Kurtçuklar bağırsaklardan portal damar sistemine girerek karaciğere  ulaşır, yerleşir.  Burada tutunamazsa sağ kalbe oradan akciğere ulaşır. Kan yoluyla başka organlara da ulaşabilir. Bu hastalık insandan insana geçmez.

Kist Hidatik Hastalığı  % 65-70 oranında  karaciğerde,  % 25 akciğerde, kalan oranda  vücudun her türlü organ ve dokusunda   bulunur.

Hastalığın  ilk  günlerinde, kistin  küçük  olduğu  zamanda  uzun yıllar  belirtisiz  seyredebilir. Önceleri  2-3  cm. çaplı iken  yıllar içinde  14-15  cm.ye kadar  büyüyebilir. Kist  büyüdükçe  bulunduğu  bölgeye  ve  oluşturduğu  basıya  göre  belirtiler ortaya çıkar.

Karaciğer  yerleşmelerinde safra akımını  engelleyebilir.

Klinik şikâyetler;

*Karnın  sağ  üst  kadranında ağrı, bulantı, kusma, sırta ve omuza  vuran  ağrı,  sarılık ve  kaşıntı  şeklinde  olabilir.

Akciğer  yerleşmelerinde ( Daha çok  sağ  akciğerde olur )  uzun süre  belirti  vermeyebilir.  Çoğu  çekilen  akciğer  filminden  veya  tomografisinden  sonra  ortaya çıkar. İlk belirtisi  solunum  sıkıntısı  şeklindedir. Göğüs  ağrısı, öksürük  ve  kanlı  balgam da şikâyetlere ilave  olur.

Diğer  organ ve sistem  yerleşmelerinde o   bölgeye ait  şikayetler  meydana gelir ki; beyin tutulmasında  baş  ağrısı, kusma, şuur  kaybı gelişebilir.

TANI

Tanı  koymak  kolaydır. Kiste  özgü  kan tahlilleri yapılır.  Ultrasondan faydalanılır. Gerekirse tomografi  veya  MR   çekilir.

TEDAVİ

Tedavi   ilaç  veya  cerrahi  şeklindedir. İlaç  tedavisinde  başarı  kısıtlıdır. Son yıllarda  girişimsel  radyolojinin  gelişmesiyle  cerrahiye  gerek  duyulmadan drenaj  yöntemiyle  tedavi  edilmektedir.

Meslek, yaşam  şartları, eğitim ve  sosyoekonomik düzey, hastalığa  yakalanma riskini  etkilemektedir. En riskliler  parazit  mücadelesi  yapılmamış  enfekte  köpeklerle teması olan  koyun, keçi, inek gibi hayvancılıkla  uğraşan kişilerdir.

Ülkemizde hastalığın  sorun olmasının  nedenlerinden  birisi de  kurban  bayramlarındaki  kesimlerden sonra  kistli  sakatatları  gömmek  yerine  köpeklere yedirmek  veya  ortada  rastgele  bırakarak  sokak köpeklerinin  kistli organları  yemeleridir.

Hastalıktan korunmak  için;

Kişisel hijyene  dikkat edilmeli,

İçme ve  ve kullanma suları temiz  olmalı 

Çiğ yenen sebze ve meyveler  iyice  temizlendikten  sonra  tüketilmeli.

Kesilen hayvanların kist  bulunan organları köpeklerin  ya da  diğer etçil  hayvanların  ulaşamayacağı  şekilde  gömülmeli.

Köpek ve kedilere  mümkün olduğu kadar çiğ et  verilmemeli.

Köpekler gezdirilirken  dışkılama  halinde  dışkı poşete  alınarak  ağzı  bağlandıktan  sonra  çöpe atılmalı.

Köpeklerin  okşanması  ve sevilmesi sırasında  parazit  yumurtaları ele, tırnak  diplerine  geçebilir. Elin ağız  ile  teması  parazitin  yumurtalarının  alınmasını sağlar. Bu  nedenle, özellikle  çocukların köpeklere  temasından sonra  ellerinin  bol su ve sabunla  yıkanmaları  sağlanmalı.

Evcil  hayvanların  üç  ayda  bir  iç parazitlere karşı  ilaçlanmalı, evde  12  yaş  altı  ya da  hamile  varsa  uygulama  iki  ayda  bir  olmalı.

Hayvanlar dostlarımız elbette. Dostlarımızla yan yana ama sağlıkla güzel günler dileklerimle. 

Anahtar Kelimeler: Kist Hidatik, Kedi, Köpek

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"