Kestane balının diyarı Zonguldak’tan selamlar

  • 15.12.2021 19:34
  • Okunma: 1871 kez

Geçenlerde bir gündüz kuşağı programında bir hayli meşhur olan, tabiri caizse sosyal medyayı sallayan bir diyalog gerçekleşti programa katılan kadın, eşinin kendisini aldattığını iddia etmişti. Kadının programda başından geçenleri anlatması üzerine yüzleşmek için, eşi canlı bağlantıya alınmıştı.

Öfkeli kadın, kendisini aldattığını öne sürdüğü eşine şu cümlelerle hitap etmişti:

“Utandın mı, nasıl çıktın oraya? Hangi yalanlarla geldin? 2 seneden beri beni kandırdın. Sana yazıklar olsun, sana diyecek laf bulamıyorum. Sen evlatlarının yüzünü yere eğdin. Evlatların canındı, 14 yaşındaki kızını nasıl bıraktın? Senin için yaptıklarıma yazıklar olsun. Senin her şeyini ben yaptım. Ben senin kredi kartı borçlarını ödedim. Adamların yaptığı işi ben yaptım.”

Cümleleri ardından söz hakkı doğan Fehmi Pazarlı, "Öncelikle kestane balının diyarı Zonguldak Gökçebey Pazarlıoğlu köyünden tüm dünyaya selamlar" cümlesiyle söze başlamıştı.

Bu cümle o günden sonra “patladı gitti” adeta. Sosyal medyada, ödül törenlerinde hatta dizi filmlerde bile ağızlara alınır oldu. Peki dilimize bu kadar dolanmasının sebebi neydi?  Bu bir mizahtı. Mizahın tanımını bu vesile ile yapacak olursak; olağan akışta olması gerekenin tam aksinin olması, diye çok basit ama felsefi bir tanım yapılabilir.  Yukarıdaki açıklamayı yapan beyefendi oldukça kaotik olaylar arasında kalmış, aldatma, terk etme... Vs birçok etmen ile suçlanmış ancak verdiği selamlama bu olayların akışına oldukça absürd bir açıklama olmuş. Mizah, bir nevi absürtlüktür aslında.  Tabi sadece bu salt tanım üzerinden mizahı ifade etmek eksik olur. Bazen yukarıdaki olay gibi doğal akışta ortaya çıkar, bazen de planlı bir şekilde yapılır. Mizah ile ilgili klişe bir tanım vardır ya “ Mizah zekâ ister”  diye. Elbette bu tanım yadsınamaz. Çünkü küçük detayların cımbızla seçilip absurdleştirilmesi ya da konunun bağlamına uygun olarak güldürücü yorumlarla buluşması bir incelik ister.

Ama bir takım şarlatan mizahı çok fena anlamış hatta anlamamış. Acun medyanın sürümüyle ortaya çıkan Hasan Can Kaya adında bir adam mizah yaptığını sanarak bir izleyicinin babasına küfür etti. Küfür ederek güldürmek sizce zekilik göstergesi mi yoksa tam aksi mi? Eskiden saraylarda soytarılar vardı insanları güldürmek için şaklabanlıklar yaparlardı. Bence mizah zekâ işi güldürmek için küfür edip, şaklaban olmaya gerek yok. Peki, toplumun kırmızıçizgilerini ihlal eden bu programlar neden var, kime hizmet ediyor, arkasında kimler var? Bu soruların cevabını düşünmenizi rica ediyorum.

“Anne baba zehirdir" diyen aile kurumunu ayaklar altına alan, ebeveynliği ayaklar altına uzmanlar var bu toplumda. Hatta “baba evinden ise sokaklar daha güvenlidir" diye yazı yazan yazarlar var. Mücadele etmemiz gereken bir bilinç var. Desteklememiz gereken projeler de var tabi.

Madem mizahi küfürlerle, kırmızıçizgilerimizi ihlal ederek yapanlar var. Kaliteli mizah yapanları desteklemek gerek. Ben geçenlerde çocuk eğitimi ile ilgili yazdığım bir yazıda yine TRT Çocuk kanalını tavsiye etmiştim. Hala aynı fikirdeyim; TRT filmleri oldukça kaliteli. Hem kaliteli bir mizah yapılıyor hem de toplum değerlerimiz korunuyor. Bunun yanında youtubedan yayın yapan Bekir DEVELİ' nin “ Gönüle düşen” adlı kısa çekimleri de oldukça hoş ve tebessüm ettiren bir seri olmuş. Bu bağlamda piyasada birçok kaliteli yapım var. Kaliteli yapımlardan biri de TRT' de yayınlanan Gönül Dağı dizisi. Dizide Anadolu’da yaşayan üç amcaoğlunun dostluğu ve icatlar yapma azmi işleniyor. Köy halkının ihtiyaçları dâhilinde de projeler üreten bu gençlerin kendi uçaklarını yapıp patent almaya çalışma maceraları aktarılmakta. Dizide aşk çok masum ve seviyeli işleniyor. Dizinin mizahi yönü ise oldukça kuvvetli. Bizi anlatan, halkımızın gerçeklerini yansıta, komşuluk kültürü ve birçok geleneğimizi anlatan bu film pantene altın kelebek ödül töreninde neden ödül alamadı acaba? Bu kaliteli yapımın yanından geçemeyecek isimler ödül alırken kendi kültürümüzü mahallemizi, bizim evimizi anlatan filmler neden değersizleştirilmeye çalışılıyor?

Uçakta müstehcen video çeken Kerim Can Durmaz’a geçen törende ödül veren acun medya bu yıl da izleyicinin babasına küfreden Hasan Can Kaya’ ya ödül ödül aldırıyor acun medya neden bu ahlaksızları yüceltmeye çalışıyor acaba? Pantene neden bu şahıslara pirim yaptırıyor?

“Baş döndüren dolgun saçlar” sloganıyla kimin başını döndürdüğü belli olmayan pantene, koskoca Gönül Dağı dizisine ödül verse ne olur vermese ne olur.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları