Kaybolan yıllar

  • 12.08.2021 19:56
  • Okunma: 1439 kez

Elif ÇELİK


Yalnızca ama yalnızca Manavgat'taki yangında 650 hektardan fazla alan yandı, kül oldu.

Ülkemizin batısı ve güneyi alev alev yanıyor. Yangınlar sırasında üç insanımız hayatını kaybetti ve yüzden fazla da yaralı var. Peki ya hayvanlar? Ağaçlar? Bitkiler? Hepsi ama hepsi yandı canlar...

Asıl kaybımız ise geleceğimiz... Asıl kaybımız yıllar... Kaybolan yıllar...

Bir ağacı, bir kaplumbağayı alevler arasından kurtarılmış nefes nefese kalmış bir canı insandan ayırmadığımız zaman yüceleceğiz belki de. Bir insandan farkının olmadığını anladığımızda daha bir sarılacağız ağaçlarımıza. Koca koca alevlere, beline bağladığı 8 damacana suyunu kan ter içinde yetiştirmeye çalışan insanımıza "teşekkür etmenin" az ve anlamsız kalacağını hissettiğimizde insanlaşacağız. Yüreğimizle dostlar... Gecemizle, gündüzümüzle yanan ormanları düşündüğümüzde birlik olmuş olacağız.

Kaç gecedir uyku girmiyor gözüme. Alevlerin içinde küçük bir tavşan yavrusu olup, koşturuyorum. Bir o yana bir bu yana... Yalpalaya yalpalaya... Can havliyle...

Ormanlar yanıyor, hayvanlar can veriyor, yüzlerce binlerce isimsiz kahramanımız, alevlerin ortasında bir yudum su verebilmek için hayatı pahasına yangınla savaşıyor. Adeta cehenneme kevgirle su taşıyor gibiyiz. Elimizden geleni fazlasıyla yapıyoruz ancak küstahça ilerleyen alevleri gördükçe enerjimiz düşüyor.

Düşmesin Dostlar... Enerjimiz düşmesin... Her nerede olursak olalım, bu yangına kevgirle de olsa su taşımaya devam edelim. Bundan sonra da artık lütfen, rica ediyorum. Allah aşkına biraz daha dikkat edelim. Devletimiz, yangınlar konusunu deprem konusunu daha ciddiye alsın. Böyle anlarda hemen müdahale edebilelim. Araç-gereç ve lojistik ihtiyaç konusunda acziyet yaşamayalım.

Bakın karınca kararınca Beykoz'da sivil toplum kuruluşları eliyle bir araya gelip, yangın yerine bir şeyler gönderdik. Böyle anlarda daha hızlı hareket etmeli ve daha etkili projeler üretebilmeliyiz.

Daha cesur ve daha etkili olmalıyız dostlarım. Bakın yaşadığımız Beykoz, İstanbul'un Sarıyer ile birlikte ormanlık alanı çok büyük olan iki ilçesinden birisi. Biz yaşadığımız Beykoz için de her yıl yaz aylarında hazırlıklı olabilmeliyiz. Bu konuda siyasi istismara da hacet olmamalı. Ayrımsız hepimiz hangi partiden olursa olsun. Belediye Başkanı öncülüğünde bir araya gelebilmeliyiz. Yerel siyasette genel siyasetin çok uzağında bir hoşgörü zinciri vardır. Bu gücü Beykozlular olarak kullanabilmeliyiz.

Bakınız dostlarım, Beykoz Belediye Başkanı Sayın Murat Aydın kültür-sanat alanında ilçede yapılan çalışmalar kapsamında bizim cam atölyemizde de bir belgesel çekimine öncülük etti. Kendisine bu nazik davranışı nedeniyle teşekkür ediyorum. Belediye Başkanları, konu siyaset dışına çıktığında kültüre, sanata yangın-deprem gibi afetler ile karşılaşıldığında daha akılcı davranışlar sergileyebiliyor. Hangi partiden olursa olsun ülkemin her yerinde de böyle olması en büyük arzumdur.

Tekrar yaşamımın en güzel anlarından birisini 20 dakikaya sığdıran Beykoz Belediyesi'ne yürekten teşekkür etmek isterim. Umarım gerçekleştirdiğimiz bu belgesel kaydı, gelecekte atalarının mirasına heyecanla sahip çıkacak gençlerimize bir ilham kaynağı olur.

Başa dönersek de şunu söylemek isterim dostlar. Umarım bu hepimizin ciğerini de yakan yangınlar, bir an önce sönüp, kaybolur.

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları