Bölge

Kanal Riva Projesi Beykoz’da hayat bulacak mı?

Kanal Riva Projesi Beykoz’da hayat bulacak mı?
03.10.2018 17:38
| | |
3551

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek’in saygın projelerinden olan Riva Kanal Projesi henüz somutlaşmasa da basında sıklıkla yer alıyor.

Duayen turizmci Sinan Vardar, Beykoz Riva Kanal Projesi’yle ilgili ayrıntıları kaleme aldığı yazısında, projenin, İstanbul’da yeni bir turizm, yaşam ve sağlık merkezi olacağını söylüyor.

Beykoz, İstanbul'un yeşili en bol ilçelerinden biri. Bir yanı İstanbul Boğazı, diğer yanı Karadeniz'e açılıyor. 17 kilometrelik Riva Deresi'ne ev sahipliği yapıyor. Polonezköy Tabiat Parkı ile de 20 milyon nüfuslu İstanbul'un akciğeri. Kısacası anlatılmaz, yaşanır bir doğa harikası... Yıllar önce, turizmci dostum Serdar Saruhan ve arkadaşları, Beykoz Kanal Riva Turizm Geliştirmeciler Derneği'ni kurarak kolları sıvadılar. Beykoz Belediyesi'ne sundukları proje İstanbul'a yeni bir turizm, yaşam ve sağlık merkezi kazandırmayı hedefliyordu. Tabii konu Riva ve çevresi olunca Serdar'ın aklına ilk gelen bu projenin bilimsel ve ekolojik olmasıydı. Serdar, bu konunun bir numarası Hollanda'daki Delft Üniversitesi'nin kapısını çalarak uygulama projesi hazırlattı. Proje, Riva'daki mevcut derenin ıslahı, bazı bölümlerin tekne turizmine açılması, organik tarımın desteklenmesi, kanalın etrafında spor, dinlenme, bisiklet ve yürüyüş alanları ile turizm tesislerinin kurulmasını kapsıyordu. Proje kapsamında nehrin kenarında doğayı bozmadan taş ve ahşabın kullanıldığı yapılara çok kısıtlı imar izni verilerek, arazilerin ekolojik ve organik ürünler üreten bir turistik bölge olmasının temelleri atıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan projeye destek vermişti

Beykoz Belediye Başkanı Yücel Çelikbilek ve ekibi de projeyi üst makamlara sundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beykoz'daki konuşmasında "Bu projeyle İstanbul harika bir turizm merkezi kazanacak. 5 bin kişiye iş imkanı sağlanacak. İstanbul'a hayırlı olsun" diyerek projeye tam destek verdiğini açıkladı. Beykoz Belediyesi Hollanda Delft Üniversitesi'nde örnek olarak çizilen projeye sadık kalma bilinciyle İTÜ ile işbirliği yaparak en kısa zamanda bu projenin hayata geçmesini arzulamakta. Bu projeyle civardaki 14 köyün ekonomik kalkınması sağlanacak. Köylü ürünlerini kurulacak turistik tesislere pazarlayabilecek ve tesislerde çalışacak. Yemyeşil doğa içindeki tesislerde yabancı turistler konaklayabilecek, günübirlikçiler de vakit geçirebilecek. Bölgede Koç Holding'in Mustafa Koç anısına yaptırdığı golf sahaları da bitmek üzere. Nehrin denize döküldüğü bölgedeki Galatasaray Kulübü'nün tesisleri de dikkat çekeceğe benziyor.



Bozhane Mahallesi’nde kısa bir gezinti


Geçen hafta Riva Deresi kenarında şöyle bir gezintiye çıktım. Yörede birçok piknik ve kır düğünü alanları var. Serdar Saruhan'ın sahibi olduğu Village Park tesisi de doğa içinde harika bir hafta sonu geçireceğiniz, müthiş yemekler yiyebileceğiniz bir tesis. SPA'sı da bulunan tesiste Uzakdoğu'nun mistik havasını da hissedebiliyorsunuz. Gezim sırasında Boshane Köyü'ne uğradım. Yıllar önce bu köy okulunun tadilatını üstlenmiştim. Bilgisayarları hediye ederken öğrencilerin gözlerinde okuduğum mutluluğu unutamıyorum. Türkiye'nin en güzel köylerinden biri de burada. Cumhuriyet Köyü'nü Bulgar göçmenleri 1932 yılında kurmuş. Plan ve projesi o kadar düzenli ki. Tepedeki köyün kahvesinde tatlı bir huzur buluyorum. 1943 yılından bu yana köyde yaşayan eski muhtar Ali Durmuş ile de karşılaştım. Durmuş yaşayan bir tarih... Başlıyor anlatmaya; "Rahmetli Atatürk 27 Temmuz 1937'de kimselere haber vermeden yaveriyle birlikte Polonezköy'ü ziyarete geliyor. Köylülerden biri Atatürk'e 'Paşam bir de bizim göçmen köyümüze gelin' diyor. Ata da 'Seni mi kıracağım?' diye yanıt veriyor. Polonezköy'den çıkıyor gelmeye de; o zamanlar yol yok, atlar yolda kalıyor. Ata köyün çocuklarının eşliğinde köyün meydanına geliyor. Tepeye çıkıyor 'Bu köy çok güzel. Planı da harika yapmışsınız. Adı nedir bu güzelliğin?' diye soruyor. Köy halkı 'Henüz adını koymadık' diye yanıt veriyor. Ata derin bir nefes çekiyor "Cumhuriyet olsun buranın ismi' diyor. Atatürk bir ağacın altına oturuyor ardından. Köylülerle birlikte karpuz yiyor. Atatürk 'Burayı çok sevdim, gelip yerleşeceğim, yeriniz var mıdır bana?' diyor. Köylüler de Ata'ya köyün tepesinde 5 dönüm yer hediye ediyor. Ancak Atatürk'ün ömrü yetmiyor, bir sene sonra hayata gözlerini yumuyor." İddia ediyorum, Beykoz Riva Kanal Projesi İstanbul'a ve ülkemize çok büyük değer katacak. Sadece Türkiye'den değil yurtdışından binlerce belki milyonlarca turistin görmek için can atacağı harika bir yer olacak.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Kanal Riva Projesi


DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"