Makaleler

Kalp ve damar hastalıklarından korunmak için

2014.08.21 00:00
| | |
9416

Göbeklenmenin ve bel çevresi genişlemesinin temel nedeninin metabolik olduğunu biliyoruz.

İnsulin direnci de en önemli hazırlayıcı faktör. Yanlış beslenme alışkanlıklarımız, tembelleşen yaşamımız bu metabolik kusuru hızlandırıyor.

Eğer bel çevreniz genişse (kadınsanız 88, erkekseniz 102 cm.den fazlaysa), iyi kolesterolünüz HDL 40’ın altında, trigliseridiniz 250’nin üstünde, açlık şekeriniz 100 ün üstünde, kan basıncınız tekrarlanan ölçümlerde 135/85 ten yüksek ise bir şeyler yapma zamanı gelmiş demektir.
Metabolik sendromlu kişilerde çok erken yaşlarda kalp krizi geçirme, hatta inme-felç gibi diğer damar hastalıkları ile karşılaşma olasılığı yükseliyor. Ayrıca kanser riskinin arttığı da (prostat, meme ve kolon kanseri) biliniyor. Uyku apnesi, libido azalması, bellek sorunları sıklaşır. Karaciğer yağlanması da bu sendromun en önemli işaretlerinden biri.

Öyleyse:

-Aktif, hareketli bir yaşam sürdürmeye çabalamalıyız. Fırsat buldukça ve fırsat yarattıkça yürümeliyiz, hergün için 10 bin adım hedefimize ulaşabilmek için gerekirse dolmuştan, metrodan birkaç durak önce inip yürüyebiliriz, asansör yerine merdiven kullanabiliriz, bakkala-markete kendimiz gidebiliriz, eve servis numaralarını unutabiliriz, futbol seyretmek yerine oynayabiliriz, basketbolu deneyebiliriz, tenise başlayabiliriz, haftanın bir gününü yüzmeye ayırabiliriz.

Sabah sporu kıvamında olmasa da sabah hareketleri ile güne başlamak, karın ve bel kaslarımızı güçlendirmeye başlamak, hem bizim güne daha mutlu başlamamızı sağlayabilir hem de bizi bel ağrısı hatta bel fıtığından da koruyabilir. Zaman içinde yaptığımız sporun zamanını, hızını, çeşitliliğini artırabiliriz.

-Yanlış yaşam tarzı alışkanlıklarımıza (özellikle sigara) çeki düzen vermeliyiz.

-Beslenme alışkanlıklarımızı değiştirmeliyiz. Her öğüne salatayla başlayabiliriz, roka, maydanoz, domates, biber, vb. vazgeçilmezlerimiz olabilir. Balık ve beyaz ete mutlak öncelik tanımalıyız. Yemek yaparken katı yağlardan ve kızartmalardan uzak durabiliriz, haşlama, fırında veya ızgara başlıca yemek hazırlama yöntemlerimiz ve tercihlerimiz olabilir. Hergün araöğünlerimizde akıllı besin olarak adlandırılan, doğanın-toprağın bizlere armağanı olan ve bedenimizin günlük gereksinimlerini bizden çok daha iyi bilen ve karşılayabilen çeşit çeşit meyvelerimize yer verebiliriz. Akşam yemeklerini oldukça hafifletebilir, hatta araöğün düzeyine indirebiliriz.

-İnançlı, güçlü, keyifli biri olmaya ve öyle kalmaya çabalamak da önemli.
Yaşam çorbası içine her sabah birer tutam huzur, coşku, sevinç, keyif, heyecan ve ümit katmalı; daha yavaş yemeye, konuşmaya, yaşamı daha çok paylaşmaya bakmalı, yaşamda elimize iyi kartlar gelmediğinde, mevcut kartlarla yetinmeyi bilmeli, beklemeli, ''Bu da geçer'' diyebilmeli.

Daha çok sevmenin, daha çok hoş görmenin; yaşam enerjisi üretmenin en kolay yolu olduğunu da sık sık hatırlamalı.

Anahtar Kelimeler: Dr. Mahmut Akyıldız, Beykoz, Kalp ve Damar Hastalıkları

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"