Dr. Hüseyin Atilla TÜYSÜZ
  • 16/06/2023 Son günceleme: 16/06/2023 18:03
  • 7.253

Kabızlık yaygın bir gastrointestinal şikâyet olarak karşımıza çıkar. Genel popülasyonda ortalama % 20 civarındadır. Ciddi bir sağlık problemidir.

Genel olarak ülkelerde kabızlık şikâyeti olanların ancak üçte biri hekime başvurmaktadır. Yaşam kalitesini çok düşürmedikçe önemsiz görülebilir. Hastalığın ilaçları ve sağlık kurumlarına yapılan başvurular nedeniyle maliyeti yüksek bir şikâyettir. 

Bir çalışmaya göre Amerika'da yılda yaklaşık 800.000.000 dolardan fazla bir kaynak bu amaçla kullanılmaktadır. Kabızlığın tarifi farklı şekillerde yapılsa da genelde sert dışkılama, dışkılama sayısının normalden az olması (haftada 2), ıkınma gerekliliği, tam boşalamama ve dışkılama için el manipülasyonlarının yapılması şeklinde tanımlanır.

Kabızlıkta dışkı genellikle sert, kuru ve hareketliliği zordur. İlaçların yan etkisi ile veya bağımsız bir şikâyet olarak ortaya çıkabilir. Kabızlığın genelde nedenleri şöyledir:

1) Kötü beslenme alışkanlığı (fazla miktarda kafein tüketimi, kötü beslenme vb.) 

2) Diyette yeterli lif ve suyun bulunmaması

3) Egzersiz eksikliği

Yapılan çalışmalarda ileri yaşlarda ve kadınlarda kabızlık şikâyeti daha yüksek oranda görülmektedir. Diğer nedenler içinde de; düşük kalorili diyet, düşük eğitim düzeyi, depresyon mevcuttur.

Bazı ilaçların yan etkilerinde de yüksek oranda kabızlık görülür. Hamilelik ve seyahat gibi nedenlerde de kabızlık şikâyeti oluşabilir. Ayrıca bağırsak tıkanıklığına neden olan bazı hastalıklar (kanser, bağırsağın inflamatuar hastalıkları vb.) kabızlık nedenlerindendir. Karın içi ameliyatlarından sonra oluşan komplikasyonlardan da kabızlık gelişebilir.

Kabızlık teşhisinde, kabızlık belirtilerini dinlemeden önceden hastanın dışkılama esnasında yaşadıkları, dışkının kıvam bilgileri kaydedilmelidir. Dışkılama öncesi aşırı zorlanma hastaya sorulmalıdır. Diyeti ve bağırsak alışkanlıkları not alınmalıdır. Sosyal nedenlerden dolayı dışkılama ertelenebilir. Bunlar hastanın hikâyesine not alınmalıdır.

Genel olarak şikâyetler şöyledir; baş ağrısı, iştahsızlık, dilde paslanma, haftada 2 defa dışkılama şeklindedir. Kabızlıkta aşırı derecede şikâyetler sonrası basur (hemoroit) riski oldukça fazladır. Sıklıkla da kabızlık ve basur bir arada görülmektedir.

Tedavide prensipler şöyledir;

Kabuklu tüketilebilecek meyvelerin kabuğunun soyulmadan yenilmesi, kurutulmuş kayısı, kuru üzüm, kuru erik tüketilmesi,

Kabuklu çiğ sebze tüketilmesi,

Su miktarını arttırmak,

Lifli gıdaların daha fazla tüketilmesidir. Son zamanlarda yapılan araştırmalarda günde 2 olgun kivi tüketmenin, bağırsak hareketlerini arttırdığını ve gastrointestinal konforun iyileştiğini ve de dışkı kıvamını yumuşattığını belirtmişlerdir.

Bağırsak inflamatuar hastalıklarında (Crohn, ülseratifkolit vb.) görülen kabızlık ile normal yaşamdaki kabızlık farkı karın ağrısıdır (inflamatuar hastalıklarda daha çok görülmektedir).

Bir çalışmada 4 hafta boyunca günde 2 kabuklu meyve, 2 olgun kivi ve lif tüketimi karşılaştırılmış, özellikle kivi yiyenlerin bağırsak hareketlerinde artış gözlemlenmiştir. Kivi tüketiminin inflamatuar bağırsak hastalıklarında da, gastrointestinal konforunu önemli ölçüde artırdığı belirtilmiştir.

Kabızlık "daha ciddi durumlar için uyarı işareti olmaksızın bağırsak alışkanlığında ara sıra şikâyet değişiklikleri olarak da tanımlanabilir."

Kabızlığın başka hastalıklarla da ilişkili olabileceğini bazı uzman yazarlar belirtmektedir. Özellikle Parkinson'un başlangıç döneminde anlamlı bir şekilde ilişkili olduğu açıklanmıştır. Kısaca kabızlık yaşam keyfini bozan önemli şikâyetlerden biridir, ayrıca maliyeti yüksek bir durumdur. 

Sıcak yaz günleri eşliğinde beraberinde gelen sebze- meyvelerden bolca tüketerek kalın sağlıcakla...

Yazarın Yazıları