Kültür

İstanbul'un sırrına erilir Kanlıca'da…

İstanbul'un sırrına erilir Kanlıca'da…
02.10.2015 09:16
| | |
5323

Kanlıca, Boğaziçi'nin güzel bir ikramı. Hadi, Tanpınar gibi ifade edelim: “İstanbul'un ruh dalgınlığı…” Beykoz'un bu kadim semtinde manzaralı bir cuma sizi bekliyor!

Kanlıca, Boğaziçi'nin güzel bir ikramı. Hadi, Tanpınar gibi ifade edelim: “İstanbul'un ruh dalgınlığı…” Beykoz'un bu kadim semtinde manzaralı bir cuma sizi bekliyor!

Samiha Ayverdi'nin, “Ama Kanlıca demek, sadece bu korular, bağlar ve su başları demek değildi. Kanlıca'nın ruhu, ta yaratıldığı günde aşk ile nikâhı kıyılmış olan Körfez demekti.” sözleri bugüne de uç veriyor desek sezadır. Çünkü eskinin Boğaziçi köyü, her şeye rağmen kendi sınırlarını muhafaza ediyor. Kapısını tıklatıp, içeri buyur edildiğinizde ise gökkuşağının bütün renklerine tesadüf etmek mümkün. Koca Sinan'ın imzası, Mihrabat korusu, yoğurdu, yarım asrı deviren çaycıları, sokak aralarında yitip gitmemiş mazisiyle semtin seslerini duyabilirsiniz. Beykoz'un hudutları dâhilinde yer alan Kanlıca'ya gelmek, bir miktar zaman alıyor tabii. Buraya Üsküdar ya da Kadıköy'den direkt otobüsler kalkıyor. Ama seher vakti uğramak isterseniz şehir hatları vapuruyla gitmenizi salık veririm. Hem böylece girişteki körfezi aynel yakin görmüş olursunuz.

Sinan'ın semte attığı imza

Burası aslında camii, türbesi, hamamı, muvakkithanesiyle bir külliye. Banisi, ‘Magosa Fatihi' Gazi İskender Paşa. Ol Magosa ki Osmanlı'nın uzun uğraşlar sonunda elde ettiği Kıbrıs'tan önceki stratejik adadır. 1559-60 yılları arasında inşa edilen külliye, bir şekilde günümüze ulaşmış. Belki de Kanlıca'nın şehirden ırak olmasındandır tahribatın büyük olmamasının nedeni. Bu arada mahut eserin Sinan'ın ‘kalfalık eserim' dediği Süleymaniye Külliyesi'nin nihayete ermesinden iki sene sonra yapılması da ayrıca önemi haiz bir estetik tekamül. İskender Paşa'nın ismiyle müsemma camide, hemen her Sinan yapımında olduğu gibi ilginç detaylar mevcut. Bursa Ulucamii'ndeki iç şadırvan kompozisyonunun minyatürü yer alıyor burada. Caminin içine girdiğinizde ilk günkü sakinliği hatırlatan havaya değiyor burnunuz. Ki bu da çok hoş bir an mesela. Muvakkithaneler, namaz vakitlerini belirleyen ‘zaman odaları'. Burada da geçmiş devirlerin bileklerindeki nabzı kontrol eden yapı söz konusu. Ancak akıllı telefonların kol gezdiği caddelerde, onlara ihtiyaç duyulmuyor artık, zaten kapısı da kapalı. Bu arada ezan öncesi Kanunî'nin veziri Gazi İskender Paşa ve oğlunun medfun olduğu türbeyi, onun da kapısına kilit vurulmuş olsa da, ziyaret etmeyi unutmayın. Hem Samiha Ayverdi diyor ki, “İskender Paşa Türbesi, köy halkının gurur ve saygı köşesi idi. İstanbul'da mektebe yahut imtihana girecek gençlerin bu türbeyi ziyaret ederek ondan destur almaları köyün ananesi olduğu gibi, her sabah işlerine gitmek için vapura binenlerin ya da inenlerin türbe önünde üç İhlas bir Fatiha okumaları keza mahallî bir gelenekti.”

“Martıların kanatlarından seyretmek İstanbul'u”

Özdemir Asaf'ın mısralarına tutunarak Mihrabat Korusu'na çıkın sevgili kari! Aralarda kalmış ahşap evleri, artık su akmayan tarihî çeşmeleri fotoğraflayın. Sonra ‘manzaralı mezarlık'a uğrayın. Çünkü Türk rock müziğinin öncülerinden Barış Manço burada yatıyor. Kabrini vefa adına ziyaret ediverin. Sonrasında ise Boğaz'ın penceresinin kenarına oturun. Üstünüzden ikinci köprünün müdavimleri kamyonlar geçse de siz çok takılmayın ve asıl manzarayı serin gözlerinizin önüne. Hani Zeki Müren, “İstanbul'un sırrına erilir Kanlıca'da…” diyor şarkıda, mevsimi de denk getirmişseniz, müziği behemehâl hissedeceksiniz. Özel işletmelerin olduğu koruda, fiyatlar da aşağıya göre farklı haliyle. Onun için çay, yemek size kalmış.

Kanlıca yoğurdunu nasıl yersiniz?

Sahildeki İsmailağa Çay Bahçesi'nin dışında, civar dükkânlarda da satılıyor bu asırlık lezzet. Ağız tadına göre pudra şekerli, ballı, reçelli seçenekleri var. İlk üreticileri, 93 Harbi dolayısıyla Bulgaristan'dan Kanlıca'ya göç eden Poyraz İbrahim Ağa. 1893'ten beri eski İstanbulluların aradığı bir tat olan yoğurt, 1988'den beri de tescilli. Buraya kadar gelmişken meşhur yoğurttan yememek olmaz.

Hep O Şarkı'yı dinleme zamanı

Yakup Kadri'nin kaleme aldığı son roman ‘Hep O Şarkı'da konu Münire Hanım ile Cemil Bey'in aşkıdır. Ama asıl sahneler, birbirlerine kavuşamamalarında yatar. Kanlıca da romantik bir dekordur sayfalar arasında duran. İskelede hemen yanında kümelenmiş masalardan birine oturuverin. Üstünüzden geçen arabalara değil, kuşlara selam verin. Manzaranın çay halini yaşayın. Bu arada semtin yüzünü dışarıdan görmek isteyenler olabilir. O halde, her daim hazır bulunan Kanlıca-Emirgan motoruna atlayın. Ve gün akşamsız olarak uzayıp gitsin…

Zaman.com.tr

Anahtar Kelimeler: Beykoz, İstanbul, Kanlıca, Boğaziçi

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"