İremya

  • 03.05.2020 01:20
  • Okunma: 1469 kez

Şimdilik hayali ama teorik olarak bugünkü dünyadan çok ileri bir ülke olan İremya Cumhuriyeti’nde; ne siyasi parti, ne seçim barajı, ne de her türlü entrikaların öz kaynağı örtülü ödenekler vardır.

Çünkü bu ülkenin yöneticileri,  Yüksek Siyaset Akademilerinde yetişmiş her türlü ruhsal ve nitelik sınavlarını başarıyla tamamlamış liyakatli insanlardan seçilir.

Yani iki yılda bir ve aynı anda yapılan yerel ve genel seçimlere sadece bu akademilerden mezun olanlar katılabilir. Seçime katılacak kesin adaylar ise ön seçimle belirlenir.

Her adaya kendilerini halka tanıtmaları için yüzde yüz eşit koşullarda yarışma olanakları verilir.

Adaylar, bir ay süren kampanyaları boyunca gerçekleştirmeyi vaat ettikleri projelerini, yine eşit sayıda basılan program kitapçıkları, gazete, dergi, radyo ve televizyonlar aracılığıyla kitlelere sunarlar.

Hiçbir aday çevre, kulak ve duygu kirliliğine yol açan pankart, broşür ve dinsel argümanlarla halkın aklını ve duygularını çelemez; bunlardan herhangi birini yaparsa seçimlere giremez.

Seçimlerin adil sonuçlanması ve herhangi bir şayiaya yol açmaması için birbirlerinden habersiz üç ayrı bilgisayar kurumu aynı anda sonuçları açıklar.

Oy kullanma işlemi tamamlandığında, üç kurumdan üçünün de sonuçları bire bir örtüşmezse sonuçlar ve nedenleri incelemeye alınır bir hile tespit edilmesi halinde sayımlar yinelenir ve yine önceden hiçbir adayın bilemeyeceği üç ayrı bilgisayar kurumu görevlendirilir.

Oy kullanma hakkı ise yaş sınırı olmaksızın okuma yazma belgesi olan tüm yurttaşlara eşit düzeyde verilir.

Bu ülkede hamasi kahramanlara değil yaşadığı çağda insan olma onuruyla tarihsel sorumluluğunu yerine getirebilecek dayanaklı ve dayanıklı bilgilere değer verilir.

Siyaset gerçek özüne ve ruhuna uygun olarak; bilinen tüm kariyerlerin en üstünde insanı yücelten en ulvi mevki olarak algılanır…

Tıpkı hukuk veya tıp biliminde insana gösterilen özen gibi, siyaset bilimine de en yüksek düzeyde özen gösterilir. Bu öylesine nitelikli bir süreçtir ki, kişisel duygu ve kişisel ihtiraslara asla şans tanınmaz.

Hukuk ve TIP Meclislerinde olduğu gibi İremya Meclisinden çıkan her yasa da toplum bilimde liyakatli insanlarca damıtılarak ve onaylanarak tüm yurttaşların hizmetine sunulur.

Ve bu nedenle en az yanlış veya eksik yasa ile yönetilen, barış ve hoş görünün dünyadaki en yüksek temsilcisi İremyadır…

Ayrıca bu hayali ülkede emeğiyle geçinen hiç kimse, hiç kimseden daha az veya daha fazla ücret almaz.

Bu ülkede hiç kimse, hiç kimseden maddi olarak ne daha zengin, ne de daha fakir olmaz.

İnsanlar arsındaki farklılıklar; sadece ve sadece sonradan edindikleri niteliklerle kariyerlerindeki ölçülerdir.

Çünkü bu ülkede herkes bilir ki; ister Madenci, ister Bahçıvan, ister Kaynakçı, ister Başbakan olsunlar ve ülke genelindeki tüm fırınları satın alacak kadar atalarından kalan mirasları da olsa her sabah kahvaltısında yine ancak diğer insanlar kadar ekmek yiyebilirler.

Bütün otellerin patronları de olsalar, her gece sadece bir tek yatakta yatabilirler.

Tüm tekstil fabrikaları onlara çalışsa da, ayaklarına yine bir çift çorap, içlerine bir tek fanila ve bir tek don giyebilirler.

Zaten İremya’da da,  herkes ülkesi kadar eşit zengin ve herkes ülkesi kadar eşit fakirdir. Emekleriyle edindikleri zarar, ya da karlar, mutluluk veya mutsuzluklar ise tüm milletindir…

Herkes sorumlu, herkes doyumludur… Ne resmi devlete, ne de özel sektöre ait hiçbir işletme yoktur. Artı değer veya hizmet amaçlı tüm işletmelerin yegâne kar, zarar sahibi tüm millettir. Kadın veya erkek her birey; eğitimini tamamladığı liyakate erişince hem kendisi, hem ailesi, hem ülkesi ve hem de tüm insanlığa faydalı olacak işlerde görev almaya hazırdır.

Devlet Millet, Millet Devlet’tir İremya’da ve kurulduğundan beri ne anarşi, ne de terör yaşanmıştır burada…

Çünkü her birey yine bilir ki, doğal olan her şey gibi insanlar da geçicidir ve hiçbir birey sonsuza dek hiçbir şeyin mutlak sahibi değildir… Ama Devleti oluşturan tüm Millet ebedidir. Ve bu sistemin adı hiçbir izim değildir…

Bireyler sadece gerçekleştirdikleri maddi ve manevi tüm artı değerler kadar ders kitaplarına girerler. Ve alın, teri, göz nuru emek ve yaratıcılıklarıyla ebedileşirler. Dünyanın en büyük emek miras arşivi bu ülkededir…

Fakat ne yazık ki, dili, dini, rengi ve cinsiyeti ne olursa olsun tüm insanlık tarafından gerçekleşmesi hasretle arzulanan bu ideal DEMOKRASİ, şimdilik sadece bir ütopyadır.

Ve dünyanın hiçbir yerinde uygulanmamış ve hala uygulanmamaktadır.

Belki bin yıllar geçmeden de uygulanamayacaktır. Ama hiçbir zaman uygulanmayacak demek değildir. Bir zamanlar ütopya olan bugünün somut gerçekleri gibi…

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları