İHH Beykoz’da şehitleri Kuran-ı Kerim tilaveti ile andı
İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Beykoz Temsilciliği tarafından, şehitleri anmak amacıyla düzenlenen “Şehadet Gecesi” Soğuksu Mahallesi Yücel Çelikbilek Gençlik Merkezi’nde yapıldı.
Günler öncesinden hazırlıklarına başlanan programa Deva Partisi Beykoz İlçe Başkanı Şenol Korkmaz mahalle muhtarları, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Program, İstiklal Marşı’nın ardından şehitler için Kurra Hafız Abdüllatif Efe tarafından okunan Kuran-ı Kerim tilaveti ile başladı. Konuklar duaya hep birlikte “amin” dedi.
Gecede ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşler Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. Halis Aydemir, “şehadet kavramı, şehitliğin toplumsal ve manevi boyutlarına” ilişkin bir konferans verdi.
İHH Beykoz Temsilciliğinin organize ettiği “Şehadet Gecesi” programına, sanatçı Murat Bozkurt ve ekibi, ezgi ve ilahilerle renk kattı.

İHH Beykoz Temsilcisi Serdar Karakuş ise konuşmasında, gecenin, şehitleri anmanın ötesinde, kendilerine bırakılan emaneti yeniden omuzlama gecesi olduğunu söyledi.

Şehadet sadece cephede yaşanmaz
“Şehadet, bizim inancımızda bir son değildir. Şehadet; hakkın batıla galip geldiği son sözdür.
Canın, hakikat uğruna, bilinçli bir teslimiyetle Rabbine sunulmasıdır.” ifadelerini kullanan Karakuş, “Şehadet sadece cephede yaşanmaz. Şehadet; zulme karşı susmamaktır, mazluma sırt dönmemektir, emaneti menfaate feda etmemektir. Ve bazen şehadet, bir kurşunla değil, bir enkazın altında sabırla, imanla ve tevekkülle yaşanır.” şeklinde konuştu.
6 Şubat depremi çok ağır bir imtihandır
Güneydoğu Anadolu’da yaşanan 6 Şubat depremlerini hatırlatan Karakuş 6 Şubat depremlerinin çok ağır bir imtihan olduğunu söyledi. Serdar Karakuş, “o gece; şehirler yıkıldı, ocaklar söndü, binlerce can toprağa emanet edildi. Ama o gecede aynı zamanda şunu gördük, bu millet, acıda birleşmeyi bilir.
Bu millet, kardeşini enkaz altında bırakmaz. Depremde kaybettiğimiz kardeşlerimiz, sadece bir afetin değil, sabırla, metanetle ve teslimiyetle verilen bir imtihanın şahitleridir.” dedi.

6 Şubat’ın kendileri için sadece bir tarih değil, ayna zamanda bir vicdan muhasebesi olduğunu ifade eden Karakuş şöyle devam etti:
İHH İnsani Yardım Vakfı’nın durduğu yer, işte tam bu noktada anlam kazanır. İHH; şehadeti bir hatıra olarak değil, hayatın içine taşınması gereken bir sorumluluk olarak görür. 6 Şubat depreminin ilk saatlerinden itibaren, enkaz başlarında, soğukta, karanlıkta, çaresizlikte İHH gönüllülerinin duası, emeği ve alın teri vardı.

Sadece yardım kolisi değil, sadece çadır değil, umut taşıdılar. Tıpkı Gazze’de, Suriye’de, Yemen’de, Afrika’da olduğu gibi… Çünkü mazlumun dili, coğrafyası olmaz. Bir yetimin başını okşamak, bir annenin gözyaşını silmek, bir enkazdan bir can daha çıkarmak, şehadet bilincinin hayata yansıyan hâlidir.

İHH Arama Kurtarma Ekibinin de çalışmalarını anlattığı gecenin sonunda Beykoz Temsilcisi Serdar Karakuş, Prof. Dr. Halis Aydemir’e bir teşekkür plaketi verdi.
Program sonunda İHH Beykoz Yönetimi toplu fotoğraf çekimi için objektiflerin karşısına geçti.
