Yaşam

İftah yine gönülleri fethetti

İftah yine gönülleri fethetti
2014.08.19 00:00
| | |
4656

Düzenlediği etkili organizasyonlarla Beykozlu hanımların gönüllerinde taht kuran İftah İlim ve Kültür Derneği “Kul ve Rasul olarak Efendimiz Hz. Muhammed (SAV)” konulu programla yine gönülleri fethetti.

Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi’nde düzenlenen programa İftah İlim ve Kültür Derneği Başkanı Büşra Taşçıoğulları konuşmacı olarak katıldı. Son derece yoğun bir katılımla gerçekleşen programda Belediye Başkanı Yücel Çelikibilek’in eşi Ayşe Çelikbilek de yerini alırken Aşr-ı Şerif ve İlahilerle gözyaşları adeta sel oldu. 

Büşra Taşçıoğulları konuşmasında şu cümlelere yer verdi; “Recep Ayındayız,  Recep ayı herkesin bildiği gibi Allah’ın ayı… Allah’ın ayında Allah’ın en sevdiğini anmak için buradayız.  Ama öncesinde hep beraber bir karar verip, bir şey yapmalıyız. Üstadımız Mahmud Sami Ramazanoğlu Hazretleri  diyor ki: “Marifet kırmamak değil kırılmamak” Biz hep zannettik ki kırılmamaktan maksat hiç kimseyi kırmamak, kendinde kırılmamaktı. Bir gönül hoşnutluğuydu. Ama şimdi anladık ki, O mübarek üstadın anlatmak istediği şey Gönül Kasesini kırmamaktı. Herkesin bir gönül kasesi var. Kalbimizin ötesinde, tam iki göğsümüzün ortasında, hakikatlerin içine derc edildiği, doldurulduğu bir gönül kasemiz var. Kase kırıldı mı içerisinde hiçbir mana, hiçbir eser, hiçbir hakikat kalmaz. Eğer birine kırgınsanız emin olun gönül kaseniz çatlaktır. Çatlak kaselere hangi şerbeti doldurursak dolduralım sadece akıp gidecektir, heba olacaktır. Şimdi birkaç saniye herkes düşünsün. Kime kırgın, neye kızgınsanız, gönül kasenizi kendiniz onaramayacağınıza göre sadece affedin ve deyin ki;

“Ya rabbi şu mübarek Recep ayında, senin ayında, senin en sevdiğini dinlemek için geldiğim bu mekanda, ben göğsümün ortasındaki kırık kasemi sana emanet ediyorum, sen onu onar ki; içine akıtılacak sırlar akıt gitmesin,  içine akıtılacak hakikatler orada kalsın ve oradan bütün zerrelerime sirayet etsin.” 

Anlatılmak istenen Hilye-i Şerif… 

Bugün inşallah Efendiler Efendisini başka bir şekilde seyredeceğiz. Harun Reşid bir gün, hanesinden çıkmış, kapısının önünde bir dilenciyle karşılaşıyor… Dilencinin elinde bir kağıt var ve kağıdı Harun Reşide uzatıyor. Harun Reşid kağıdı alınca bakıyor ki Hilye-i Şerif yazılı. Efendiler Efendisinin tasviri yazılı… Dilenci Harun Reşide diyor ki; “buna sahip çık, bunun kıymetini bil”  Harun Reşid alıyor göğsüne bastırıyor , dilenciye o an elinde ne kadar altın varsa hepsini veriyor. Ve anlıyor bugün bu işte bana bir işaret var. Efendiler Efendisi’nin Hilyesini hiç görmemiş miydi Harun Reşid? Görmüştü ve biliyordu. Ama o gün bir dilenci ona hilyeyi getirmişti ve aslında haliyle Harun Reşid’e “sende benim gibi dilenci olursan, belki Rasulullah kapını çalabilir”  demişti. O gün akşama kadar hilyeye bakarak ağlamıştı Harun Reşid. Gece yarısı olup ta takati kesilip uykuya yenik düştüğünde bir de baktı ki “Efendiler Efendisi geliyor”  diye sesleniyorlar. Bütün zerreleri kulak, bütün zerreleri göz kesilmişti. Ve Efendiler Efendisinin Nur-u Cemali gözükmeye başladı. O öyle bir nurdu ki, bütün nurlar nurunu O’ndan almıştı. 

Allah Rasulü dedi; “ Ey Harun sen sabahtan beri dilenci gibi yalvardın, Allah da dilenciliğini makbul kılıp seni benimle şereflendirdi” 

Bugün Hilye-i Şerif’i öyle bir pencereden seyredeceğiz ve inşallah diyeceğiz ki “biz aslında Efendiler Efendisini hep görüyormuşuz, biliyormuşuz …” 

Der ki üstadlar : “Saçılsa besmelenin sırları ve düşse besmelenin îkâbı yer yüzüne, açılsa bütün hakikatler buna ne yürek dayanır, ne de yer yüzünde bir zerre taneler…”  İşte bu tanelerden yani kendinden geçenlerden olmadan Rasulullah’ın hakikatini bulmak mümkün değil…”

Şimdi Rasulullah’ı görmek istiyor musunuz…? Rasulullah’ı tanımak istiyor musunuz…?” 

Haber Merkezi 

Anahtar Kelimeler: Ayşe Çelikbilek, Büşra Taşçıoğulları, İftah, Beykoz

reklam
0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"