İbn-i Haldun’dan öğütler

  • 05.11.2021 16:28
  • Okunma: 1229 kez

 

  1. Dayanışmanın yok olması
  2. Üretimin zayıflaması
  3. Tüketim çılgınlığı
  4. Vergilerin artması
  5. Liyakatin dikkate alınmaması
  6. Adaletsizliğin yaygınlaşması
  7. Umutların kırılması
  8. Göçün hızlanması
  9. İblisane bir gurur ve kibir
  10. Gösteriş, riyakarlık ve yalakalık.

İbn-i Haldun’a göre bir toplumun çöküş alametleri günümüz yaşamında da geçerli olduğu                aşikar olarak ortadadır.

Dayanışmanın yok olması;  Hz Muhammed (S.A) ne güzel söylemiş, komşusu açken tok yatan bizden değildir. Yardımlaşmanın olmaması,  toplumun fakirleşmesinin sonucunda ortaya çıkar. Toplumun fakirleşmesi, genellikle ülkeyi yönetenlerin Üretimi desteklememeleri,     ürettikleri malları kamyon veya Treyler gibi az tonajlı vasıtalarla taşıma yapıp, demiryolları ile toplu taşıma yapamamaları, bu da nakliye masraflarının çok yüksek olup maliyete yansımasına yol açar. Aynı zamanda, kişilerin de şehir içi ve şehirlerarası zorunlu seyahatleri, otobüs ve özel arabaları tercih etmek zorunda kalmaları, insanların yaşam standartlarını alt seviyede tutar. Üç tarafı denizle çevrilmiş bir ülkede yurt içi deniz taşımacılığının minimum seviyelerde seyretmesi ülkenin ve yöneticilerin ayıbıdır. Cumhuriyetin ilk on yılında demiryolları yapımına verilen önem diğer yıllarda maalesef ki durma noktası sınırlarında kalmıştır. Tren le yolculuk konusunda son dönemde yetersiz olsa da, İstanbul - Ankara ve Ankara - Konya arasında hızlı tren seferleri başlatılmıştır. Bütün ülkeyi düşünürsek devede kulak bile değil. Gelişmiş ülkelerde demir yolları büyük sanayii kuruluşların yükleme noktalarına kadar ulaşmıştır.

 

Üretimin zayıflaması; Tarım da dünyada 7 ülkeden biriyken ışık hızıyla tarım fakiri ülkeler seviyesi konumuna indik. İthal etmediğimiz herhangi bir ürün var mı? Yerli tohumumuzu ıslah etmeyip ithal tohumun desteklenmesi sonucu tohumda dışa bağımlı bir ülke haline geldik. 57 inci hükümetin Tarım ve Köy işleri bakanı MHP li Hüsnü Yusuf Gökalp Hayvancılıkta ve tohumda Anadolu ırkını ıslah edelim diye var gücüyle uğraşmasına rağmen önüne bir sürü engeller çıkmıştır. Hatta bazı köşe yazarları sevgili tarım bakanını cahillikle suçlamışlardır. Bu köşe yazarları bu gün anlıyoruz ki ya kalemlerini satmışlardı ya da cahilin önde gidenlerindendi. Balıkçılıkta bilinçsiz avlanma sularımızda balık çeşitlerini aklın alamayacağı seviyelere indirmiştir. HES lerin yapılması ise derelerimizde balık neslini tüketme noktasına getirmiştir. Ormanlarımızın hali içler acısı. Avrupa da ormanın içini bile temizliyorlar. Ormanlar sanki şehir parkları gibi. Yer açmak için yakıp duruyoruz. YAZIK, HEM DE NE YAZIK.

Tüketim çılgınlığı; En başarılı yapılan iş!!! AVM leri, süper marketleri açarak, bütün mahalle bakkallarını yok olacak seviyeye indirdik. Beyaz eşya mağazaları da yok olma noktasında. Yani bir sürü insan bir anda işsizler ordusuna katıldı. Alışveriş çılgınlığını körükleyerek, kredi kartları sayesinde bütün milleti borçlu duruma getirdik. Haciz yaşamın bir parçası haline geldi.
 

Vergilerin artması; Milletin arasında vergiler espri konusu haline geldi. Esprilerden biri de aldığımız nefesten bile vergi alacaklar. Gün geçmiyor ki yeni bir zam duymayalım. Halkın çoğunun göremediği dolaylı vergiler milletin belini bükmüş durumda.
 

Liyakatın dikkate alınmaması; Liyakat yerine sadakate bakarak işe alınması işletmelerin yozlaşmasına sebep olur. Etrafımızda görürüz, liyakatla işe alınanlar bilgi eksikliği olmasına rağmen yönetici konumunda çalışmakta, o konuda bilgi sahibi olanlar kenarda oturtulmakta olduğunu görmekteyiz. Maalesef liyakatsız kişi bütün işi durma noktasına getirir. Bilgisiz başköşede yer bulursa başköşe eşik ve eşik başköşe sayılır. Eğer bir alime eşikte yer isabet ederse o eşik başköşeden daha iyi ve yüksek olur. Kutadgu Bilig.
 

İnsanların  mahkemelere güvenmemesi;  Rüşvetin artması,  haklı olunan bir davada haksız duruma düşmek. Ortalıkta üç kâğıtçılığın kol gezmesi. Bazı telekomünikasyon şirketlerinin bir takım şeytanlıklarla abonelerini uyutup faturalarına haksız meblağ eklemeleri. Dağıtım şirketleri bazılarının kaçak şekilde kullanım yapanlardan tahsil edemeyip bunun da ücretini dürüst vatandaşın sırtına yüklemeleri ve buna da yöneticilerin ses çıkarmamaları.

Umutların kırılması; Göçün hızlanması. Beyin ve kalifiye iş gücünün başka ülkelere kaçması  buna verilecek örnektir. Bir de gençlerin gelecekten umutlu olmaması yani karamsar olmaları.

İblisane gurur ve kibir; Gösteriş, riyakârlık ve yalakalık. Genel de cahil insanlar hak etmedikleri  bir konuma geldiklerinde zuhur eder.

Not: yorumlar yazara aittir.

      

 

 

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları