Röportajlar

Hizmet amaç, siyaset araçtır

Hizmet amaç, siyaset araçtır
2014.07.17 00:00
| | |
8348

Beykoz’un siyasi aktörleri arasında ismi her zaman gündemde olsa da, o hep temkinli olmayı tercih etti.

İdeallerinden vazgeçmedi. Günü birlik politikalara itibar etmedi. Adının konuşulması yerine hizmetlerinin konuşulmasını tercih etti. 2014 Yerel Seçimleri’ne o hep bir yerlere yakıştırılmış olsa da, çizgisinden vazgeçmedi. Uzun süre sessizliğini koruyan Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Hanefi Dilmaç sonunda konuştu:

Beykoz’un siyasi aktörleri arasında ismi her zaman gündemde olsa da, o hep temkinli olmayı tercih etti. İdeallerinden vazgeçmedi. Günü birlik politikalara itibar etmedi. Adının konuşulması yerine hizmetlerinin konuşulmasını tercih etti. 2014 Yerel Seçimleri’ne o hep bir yerlere yakıştırılmış olsa da, çizgisinden vazgeçmedi. Uzun süre sessizliğini koruyan Beykoz Belediye Başkan Yardımcısı Hanefi Dilmaç sonunda konuştu:

Dost Beykoz Yazı İşleri Müdürü Sinan Kavrak’ın sorularına cevap veren M. Hanefi Dilmaç, “Bizim için aslolan ideallerimizdir… Hizmet amaç, siyaset araçtır” dedi.

Hanefi Dilmaç, birlikte mesai yaptığı arkadaşlarının görevlerini bırakarak aday adayı olmalarından, kendi siyasi geleceğine varana dek birçok konuya açıklık getirerek tartışmalara nokta koyarken, Ana Muhalefeti de sert sözlerle eleştirdi. 

Ve… Dilmaç konuştu: “Hizmet amaç, siyaset araçtır”

Genel konjonktüre baktığımızda Yerel Seçimler AK Parti için ne ifade ediyor?

Partimiz kurulduğundan beri karşılaştığımız her seçim çok önemliydi. Hamdolsun hepsinden alnımızın akıyla çıktık. Bu seçimler partimiz açısından en az diğer seçimler kadar ve hatta daha da önemlidir demek pek de mübalağa olmaz. Çünkü Sayın Genel Başkanımızın önderliğinde başlayan ve millet iradesini esas alan siyasi dönüşümün tamamlanması bence bu seçim sonucuyla çok ilgilidir.

2002’den bu yana her seçimde artan oy oranımız milletimize karşı sorumluluğumuzu daha da arttırdığından bu seçimde de yüksek oy oranına ulaşmak en büyük hedefimizdir.  

 “2014 vesayetçilerle bu halkın mücadelesinin en kritik virajıdır!”

Bu seçimler vesayet rejiminin ve dikta özentilerinin umutlarının tamamen bitmesi ve ülkemizin tamamen normalleşmesinin eşiği olması açısından da çok çok önemlidir. Bu vatandaşın sırtına yıllarca darbelerle, ekonomik krizlerle ve basiretsiz politikalarla yük bindirenlerin son çırpınışı olması açısından da çok önemli bir kırılma noktasıdır.

Beykoz’da bu süreç nasıl olacak? 2014 seçimlerinin Beykoz’daki yansımalarını merak ediyoruz.

2009 seçimlerinden bir süre sonra sizlerle yaptığımız bir değerlendirmede; “2014’te AK Parti Beykoz Belediye Başkanlığı’nı çok daha kolay kazanacak” şeklinde bir ifadem olmuştu. Ben onu söylerken, belki kamuoyu bunu çok iyi algılayamadı ama şunu düşünmüştüm;Beykoz’un önemli ve öncelikli sorunlarının ancak bu kadro ile aşılacağını biliyordum. Bu süreci AK Parti olabilecek en iyi şekilde çözdü. Şu an geldiğimiz noktada 2-B sorunu, İBB arazilerinin vatandaşlara devri, ecr-i misil gibi çok önemli problemlerin ortadan tamamen kalktığını görüyoruz. İşte bu sorunların çözüleceğini öngördüğüm için 2014’te seçimi daha rahat kazanırız demiştim ve inşallah öyle olacak.

“İnsanlarımıza kendimizi yeterince ifade edemedik”

En büyük sorunumuz 2-B olarak görünüyordu. Dile kolay 19 milyon metrekare 2-B arazisivardı Beykoz’da. Diğer bir mesele ecri misillerdi. Bununla ilgili de bir kanun çıktı ve yeni düzenlemeyle sağlanan mahsuplaşma imkânı ile bu sıkıntıyı da aştık. Diğer önemli sorun ise planlardı. Şimdi 2-B süreci tamamlandıktan sonra imar planlarıyla bu sorunu da aşmış olacağız. Ama bir özeleştiri yapmak gerekirse, yaptığımız devrim niteliğindeki çözümlere rağmen insanlarımıza kendimizi yeterince ifade edemediğimizi de düşünmüyor değilim.

“Sayın Başbakanımız Beykoz için önemli bir irade ortaya koymuştur”

Sayın Belediye Başkanımızın yukarıdaki sorunların çözümüne ilişkin ortaya koyduğu performans takdir edilmelidir. Bununla birlikte ilçe teşkilatımız, diğer belediyeler ve bölge milletvekillerimizin konuya ilişkin gösterdiği çabalar sonucunda Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan sorunun çözümüne ilişkin bir irade ortaya koydu ve geldiğimiz aşamada 2-B sorunu artık tarihe karıştı. 

Biz tapuları dağıtıyoruz, CHP halen arazide vatandaşlara “sizi buradan sürecekler. 2-B sürgün yasasıdır” diyor!

Geldiğimiz noktada yılların İBB arazileri sorununu hem de inanılmayacak bir yöntemle, Tarihi Kışla Binası’na karşılık bütün İBB arazilerini Belediyemize kazandırmakla çözdük. 2300aileye tapularını veriyoruz. Eskinin 2-B’si şimdinin Özel Proje Alanları’nın Belediyemize devri de bitmek üzere. En kısa sürede vatandaşlarımıza tapularını vermeye başlayacağız. Yaniyüzlerce, binlerce aileye tapu veriyoruz, Belediyemizde kuyruklar oluşuyor, ama bir de bakıyoruz ki Ana Muhalefet CHP halen daha çıkmış mahallelerde vatandaşlarımıza “sizi Beykoz’dan sürecekler” diyerek ısrarla provoke etmeye çalışıyor.

“Verilen tapuları mı iptal edecekler?”

Halen daha Beykozlu hemşerilerimize “2-B sürgün yasasıyla Beykozluları Beykoz’dan sürecekler. Biz buna engel olacağız” diyorlar. Bir kere 2-B yasası değil, Özel Proje Alanı. Sonra vatandaşlarımız tapularını alıyor. Tapusunu alan bir insanı kim nereye sürebilir. Burası dağ başı mı? Anlamak mümkün değil. Ama bu arkadaşlarımız geçmişte yaptıkları gibi verilen tapuları iptal edecekse o konuda bir şey diyemem!

Düşündüğüm şeylerin birçoğu tamamlandı. Bir dönem sonra biz daha çok oy alırız söyleminin içinde şu da vardı; sayın başkanın daha önceki dönemlerde ortaya koyduğu performans, siyasetteki gücü, benim de içinde olduğum kadronun Beykoz’un birçok problemini ve üretilmesi gereken hizmetleri en üst seviyede icra edebileceği düşüncesi. Bana göre de çok büyük hizmetler icra edildi. Tamamlanan projeler ve hazırlanan projeleri ortaya koyduğumuzda bu sözlerim yerini bulacaktır.

Başarılı olunduğunu söylüyorsunuz ama 12 aday adayı var ve bunların ikisi bu kadronun içinden. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

12 aday adayının olmasının altında bir başarısızlık aramak çok yanlış ve eksik bir bakış açısı olur. Bu arkadaşlarımızın aday adayı olması son derece demokratik hakları. Bu arkadaşlarımızın geçmişte de zaman zaman değişik yerlere adaylık başvuruları olduğunu biliyoruz. Yani kimseyi de incitmek istemem ama bu arkadaşlarımız içerisinde şu ayrıntıya dikkat etmek lazım; aktif siyasetin içerisinde olan kaç arkadaşımız var, seçimden seçime gelen kaç arkadaşımız var, bu partinin, bu teşkilatın yükünü alacak kaç arkadaşımız var. Sayın Genel Başkanımızın eteğine yapışmış gidiyoruz. Kaç arkadaşımız Sayın Genel Başkanımızın sırtındaki bu yükü kaldıracak, onun yükünü hafifletecek durumda. Buna bakmak lazım. Sonuçta seçimden seçime gelip bu teşkilatların teveccühüne mazhar olmak o kadar da kolay değil ve olmamalı.

2009 seçimlerinde aday adayıydınız. Sizin aday olacağınıza dair ciddi bir beklenti vardı ancak aday gösterilmediniz. Şu anda ise 12 aday adayı arasında yoksunuz. Bunu nasıl açıklayacaksınız?

Evet doğru. 2009 da aday adayı olmamama rağmen partim bana belediye başkan adaylığı yerine başkan yardımcılığı görevi tevdi etti. O dönem teşkilat temayül yoklamalarında da olsun kamuoyu yoklamalarında olsun teşkilatçılığımın ve halkın içinde olmamın sonuçlarını fazlasıyla aldım. Yoklamalarda ismim diğer aday adaylarının çok önünde çıkmıştı. Buradan o günlerde bana destek olanlara tekrar teşekkür ediyorum. O dönem bana gösterilen teveccühe rağmen kısmetimizde olmadığı için aday olamadık. Siyasi büyüğümüz olan çok tecrübeli bir ağabeyimiz aday olarak gösterildi. Biz de onun yanında 5 yıl boyunca çalışma ve Beykoz’ahizmet etme fırsatı bulduk. 

Sonuç itibarıyla her şey kısmet.2009’da aday adayı olmamasına rağmen parti büyüklerimiz Yücel başkanımızı aday olarak gösterdiler. Aday adayı olmak aday olmak açısından tek başına belirleyici olmadığını o dönem görmüş olduk. Partimizde böyle bir teamül de var.

Partim, 2002 yılında Çavuşbaşı Belde Başkanlığı’nı, 2004 yılında Çavuşbaşı Belediye Başkanlığı’nı, 2009 yılında Beykoz Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerini vererek beni onurlandırdı. Ben de teşkilatçı yapım gereği bu güne kadar bu bilinçle elimden geleni yaptım. Bundan sonra da parti büyüklerimizin ve Beykoz halkının bize biçtiği her görevin başımın üstünde yeri vardır. Benim felsefem, dün olduğu gibi, bu gün de şüphesiz yarın da teşkilatımızın bir parçası olmaya devam etmektir.

Neden aday adayı olmadınız?

Arkadaşlardan bazıları aday adaylıklarını açıkladıkları zaman, ‘çok baskı vardı o yüzden aday adayı oldum’ diyorlar. Benim üzerimdeki baskının kaçta kaçı onlara yapılmış acaba? Bana gerçekten aday adayı olmam konusunda ciddi baskı vardı. Hem siyasetteki paydaşlarımdan hem de vatandaşlarımızdan. Ama ona rağmen ben siyasete başka bir pencereden baktığım için bunu uygun bulmadım. Tabi hedeflerim arasında Belediye Başkanlığı da var ama bu önce partimin sonra da Beykozluların kararıyla olacaktır. Bu süreç nasıl tamamlanırsa tamamlansın siyasetten kopmayı asla düşünmüyorum. Verilecek görev ne olursa olsun elbette onu Rabbimin yardımıyla en iyi şekilde yapmaya devam edeceğim.

Bir de, yolculuk yapıyorsunuz. Birlikte yola çıktığınız insanlar var ve bu halkın sizden beklentileri var ve size güveniyor. 250 bin nüfusu yönetiyor, onlara hizmet götürüyorsunuz. Biz bu işi basite alamayız, günü birlik bir tavırla bu süreci idare edemeyiz. Kaldı ki; göreve geldiğinde Yücel Başkan önemli bir karar vererek çok sorunlu bir bölgede belediye başkanlığı yapmış olan benimle önemli bir yolda yürümeye karar vermiştir. Bu karar elbette Yücel Başkanın özgüvenini, teşkilata emek vermiş ve teşkilatı tarafından önemsenen birine, dolayısıyla teşkilatçılığa ne kadar önem verdiğini gösterir.

Aday adayı olanları, özellikle iki mesai arkadaşınızın tavrını nasıl yorumluyorsunuz?

Aday adaylarımızın hepsinin şüphesiz kendilerine göre artıları vardır. Teşkilatçı yapım gereği hangisi adayımız olursa olsun geçmişte olduğu gibi bu gün de, 30 Mart 2014 akşamına kadar elimden gelen her türlü çabayı ortaya koyacağım konusunda kimsenin şüphesi olmamalı. Zaten partimiz adayımızı belirlerken pek çok kriteri göz önünde bulunduracak ve teşkilatımızın içine sinecek bir aday konusunda karar alacağına inanıyorum.

Arkadaşlarımın bu kararını olumlu bulmuyorum. Bunu kendilerine de bu şekilde ifade ettim.Ben beraber yürüdüğüm ve bana güvenen bir insanı asla yarı yolda bırakmam.

 “İlla bir yerlere geleceğim diye siyaset yapmam”

Ben siyaseti illa bir yerlere geleceğim diye yapmıyorum. İdeallerim için yapıyorum. TBMM’ye başörtüsüyle giren kardeşlerimizi görmek benim belediye başkanı olmamdan çok daha öte bir kazanımdır. İnşallah Belediye meclislerinde de başörtülü kardeşlerimiz olacak ve mutluluğumuz bir kat daha artacaktır. Önemli olan inandığınız dava ve ideallerinizdir. Sonuç itibariyle büyük çoğunluğu muhafazakâr olan bir yapımız var ve bumuhafazakâr yapımızı tahrip etmek isteyen dayatmaları geçmişte çok yaşadık.Hamdolsun asla taviz vermedik. İşte bu idealleri asla makam-mevki için terk etmem.

Mesela 2004’te belediye başkanı seçildiğimde yaşadığım sevinç inanın bana çocuğumun“baba ben imam hatibe gitmek istiyorum” dediğinde duyduğum sevincin yanında hiçbir şey değildir. Çocuğum bana bunu söylediğinde inanın bana belediye başkanı olduğumda bu kadar sevinmemiştim. Sonuçta kız çocuğum ve geleceğiyle ilgili kaygılarım vardı. Allah razı olsun ondan bu konuda beni çok mutlu etti. Bu ve benzer kazanımlardan duyduğum mutluluk, siyasi kazanımlarımızın her zaman çok üzerinde bir değer ifade etmiştir.

“Belediye Başkanı olmak benim için teferruattır”

Benim için içerisinde bulunduğum, davasına ve ideallerine inandığım ve bu idealleri her ortamda temsil etmekten ve bunlar için mücadele etmekten onur duyduğum partimin devamlılığı önemlidir. Bu ideallerin içerisinde nerede veya hangi pozisyonda olursam olayım asla dışında kalmayı düşünmem. Benim siyasi anlayışım budur. Maazallah AK Parti iktidardan düşecekse ben belediye başkanı olmayayım, olmam. Eğer ben belediye başkanı olduğumda partim zarar görecekse Allah bunu bana nasip etmesin.

Gençlik yıllarımdan itibaren başlayan bu mücadelenin içerisinde Belediye Başkanı olmak benim için teferruattır. Aslolan ideallerin ve partimizin devamlılığıdır.

 Sayın Başkan bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?

On iki aday adayı arasında hepsi birbirinden değerli insanlar. Hepsi de aday olarak kendisini görüyor; ki bu doğaldır. Hepsinin de çok güzel projeleri var ve eminim bu projelerle Beykoz’a çok önemli katkıları olur. Ancak samimi olarak, gönülden şunu söylemeliyim ki Sayın Başkanımız Yücel Çelikbilek’in koyacağı katkı diğer aday adaylarımızın koyacağı katkıdan çok daha fazla olacaktır.

 “Vizyonu olmayan, projesi olmayan başaramaz!”

Hedefi olmayanın, projesi olmayanın başarılı olma şansı yok. Mesela Riva Kanal Projesinedir? Hiç duydunuz mu? Bu ve bunun gibi birçok devasa proje düşünüldü, proje haline getirildi ve inşallah hayata geçiriliyor.

Çok değil bundan 6-7 yıl önce fabrikalar kapandığı için insanlar “turizm yatırımları yapılmalı, mesire alanları açılmalı” diye fikir üretiyordu. Nedeni çok açıktı; fabrikalar kapanmış Beykoz ticari hayatına 10 bin işçinin kattığı katma değer bir anda sıfırlanmıştı. Bu da beraberinde çok önemli sorunları getirmişti.  İlk defa açılan Lojistik Meslek Yüksekokulu Beykoz’da hatırlayın inanılmaz bir başarı olarak adlandırıldı. Yahu şu anda Türk-Alman Üniversitesi eğitim veriyor, Medipol Üniversitesi keza öyle, Marmara Üniversitesi’ne gelen ilave kampuslar, spor ve güzel sanatlar lisesi gibi eğitime yönelik gelişmelerle Beykoz’a nüfus olarak 15 bine yakın bir insan hareketi, öğrenci hareketi geliyor. Bu hareket elbette fabrikaların kapanmasıyla açılan tahribatı ciddi oranda giderecektir. Öğrenci kenti özelliği taşıyan bölgelerin sosyal ve ekonomik manada ciddi gelişmeler gösterdiğini biliyoruz.

“Mülkiyet sorunu bitmiştir! 25 binin üzerinde tapu verilecek”

Mülkiyet sorununu çözdük. Bu işe tamamen bitti gözüyle bakabiliriz. Sonuçta Beykoz’un tamamı Özel Proje Alanı olarak Beykoz Belediyesi’ne devredilme kararı alındı. Matbu çalışma yapılıyor ve bu arazilerin devri hemen ardından gerçekleşecek. 25 binin üzerinde tapu verilecek. Bunları kağıt olarak bile tek tek verseniz uzun bir süre istiyor.

İBB arazilerinin devir işlemleri zaten yapılıyor. Vakıf-Hazine arazileri de inşallah en kısa sürede aynı yöntemlerle vatandaşlarımıza devredilecek.  Şöyle düşünün; bundan 10-15 yıl önce birisi çıkıp ta size ‘ilerde bir gün Beykoz Belediyesinde tapu kuyrukları olacak. İnsanlar tapularını almak için kuyruğa girecek’ deseydi güler geçerdiniz değil mi? Bu gün Beykoz’da tam olarak bu yaşanıyor. Vatandaşlar tapularını alıyor ve bir taraftan da tapulandırma çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor.

2-B tapularıyla ilgili de yeni bir ekip kurduk ve devir işlemleri bittikten sonra bu ekiple çalışmalarımızı daha da hızlandırarak vatandaşlarımıza tapularını vereceğiz inşallah.

Tüm bu çalışmalarda şüphesiz en büyük emek sahibi Belediye Başkanımız Yücel Çelikbilekve onun şahsına güvenen hükümetimizdeki siyasi iradenindir.

Sayın Başkan şu an 31 olan meclis üyesi sayısında yeni düzenlemeyle nasıl bir değişiklik olması bekleniyor?

Çok önemli bir soru sordunuz. Bakın şu anda 12 aday adayı arkadaşımız var. Hepsi Belediye Başkanı olmak için belli bir çabanın içerisinde. Nereye belediye başkanı oluyorsunuz veya meclis üyesi oluyorsunuz? Madem bu işin içerisindesiniz bununla ilgili bir çalışma yapacaksınız. Çok iyi biliyoruz ki Beykoz’da yaşayan, ikamet eden, çalışan, çoluk çocuğunu okutan binlerce insanımız kütüklerini çeşitli ve bence son derece yanlış sebeplerle Beykoz dışına, memleketlerine aldılar. Bu insanların kütüklerini Beykoz’a geri getirmeleri için Yücel Çelikbilekte Hanefi Dilmaç ta bir çalışma yaptı ve yapıyor. Bakın Beykoz’da reel olarak 260 bin insan yaşıyor ama biz 250 bin nüfusa ulaşabilmek için çabalıyoruz. Beykoz’da olup kütüğü dışarıda olan yaklaşık 13 bin insanımız var.

“Beykoz’un imkânları çoğalacak”

Bütün partileri topladığınızda en az 350-400 aday adayı olacak. Her biri beş tanıdığına kütüğünü Beykoz’a geri getirtse önümüzdeki dönem Beykoz 31 değil 37 meclis üyesiyle temsil edilecek. Eğitimden, sağlığa, güvenlikten, belediye hizmetlerine Beykoz’un imkânları çoğalacak, aldığı hizmetler artacak. Eğer aday adayı olanlarda amaç Beykoz’a hizmet etmekse toplumun önünde bulunan kişiler olarak ilçemize hizmete çoktan her belediye başkan ya da meclis üyesi aday adayı arkadaşımız buradan başlayabilirdi.  

Bu dönemde hemşericiliğin ön plana çıkarılmaya çalışılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben bunu son derece tehlikeli ve sakıncalı buluyorum. Bu bumerang gibidir. Dikkat edilmezse döner gelir sizi vurur. Bütün başarısızlıklar o bölgenin insanlarına mal edilir. Aday adayı olan bu kardeşlerimiz bölgecilik kimliği üzerinden insanlara vaatlerde bulunuyorlar. Aday gösterilmediğin zaman bunu o insanlara, o kitleye nasıl anlatacaksınız. Bu konunun yanlış olduğunu ben o arkadaşlarıma birebirde anlatıyorum. Onun bunun adamı olarak siyasette bir yere gelemezsiniz. Eğer bir hemşericilik yapılacaksa bunun tek adresi vardır; Beykozluluk!

Ben siyasetimi o ya da bu yörenin bir parçası olmak üzerinden şekillendirmem. Kimsenin adamı olmam. Şahıslara asla boyun eğmem. İlkelerim var. Partimin de tüzüğü ve ilkeleri var. Eğer partimin tüzüğü beni temsil etmemeye başlamışsa, ben o partinin içerisinde yer almam. Bizim partimiz sadece Kastamonu, Ordu, Ardahan, Trabzon, Giresun ya da Rizelinin partisi olmaktan öte tüm Türkiye’nin partisidir. Hemşericiliği ön planda tutarak partinin içerisinde yer almaya çalışmak doğru değildir ve bunun siyasetçiye hiçbir faydası olmaz.

Yücel Çelikbilek tekrar aday oldu diyelim, sonuçlar nasıl olur?

Başkanımızın tekrar adaylığı durumunda seçimi kazanmakla ilgili şahsi olarak bir kaygım yok. Zira 2009’da adayımız olduğunda Beykoz’da bir ilki başararak, bir partinin iki dönem üst üste seçim kazanmasına önemli katkı sağlamıştır. Beş yıl önce, 2014 seçimleri ile ilgili söylediğimi tekrarlamakta yarar var. 2014 sonuçları 2009 sonuçlarından partimiz lehine çok daha iyi olacaktır.

Sizce Beykoz’un muhalefet sorunu var mı?

5 yıldır Beykoz’da CHP’ye rağmen vatandaşlarımıza hizmet götürmeye çalışıyoruz.Beykoz’un yararına hangi adımı attıysak engellemek için mahkeme kapılarında yatan CHP Meclis Üyesi Arkadaşlarımız var. Türk Alman Üniversitesi’nin Beykoz’a gelmemesi için de yargıya gittiler, Kavacık’taki Medipol Üniversitesi’ni engellemek için de yargıya gittiler. Belediyemizde yaptığımız tadilatı bile şikayet ettiler. Vatandaşlara verilen tapuları bile iptal ettiler şimdi de gelmiş “2-B sürgün yasasıdır” edebiyatı yapıyorlar. Bunu anlamakta hakikaten güçlük çekiyorum. Beykoz’un yaşadığı bütün sorunların kaynağında bu anlayışın imzası varken, üstelik ellerinde en küçük bir proje dahi yokken,  bizim zaten çözmüş olduğumuz devasa sorunları çözülmemiş gibi gösterip “biz çözeriz” diyorlar ve bunu bu milletin yutmasını bekliyorlar.    

 “Siyaset bu değil, bu olmamalı!”

CHP’liler bazı arkadaşlarını nedense benimsemiyorlar. Siyasi hiyerarşik yapıları nasıldır bilmem ama mesela bizde bütün mensuplarımız kardeşimizdir. Onlar kendi içlerinde arkadaşlarını ötekileştiriyorlar. Mesela bizim ilan panolarımız var. Bu panoları kendi aday adaylarının reklam çalışmalarını yapıştırıp tahrip ediyorlar, başkasının hakkına tecavüz ediyorlar ve çevre kirliliğine yol açıyorlar. Bu sıkıntıyı onların yetkili kurullarına ilettiğimizde aldığımız cevaplar çok komik. “Biz bilmiyoruz. Zaten o kişi bizim adayımız değil.  Biz bunu kontrol edemiyoruz.” Parti hiyerarşisi oluşmamış. Birisi onlara “dur, yapma, bu yanlış, yapmaman lazım” demiyor, diyemiyor. Dese de karşılık bulmuyor.  Böyle bir siyasi parti, böyle bir anlayış olmaz. Mesela Belediye olarak tapu dağıtacağız bunu panolarla ilan ediyoruz. Tutuyorlar o panoların üzerine “yalancı AK Parti” yazıyorlar. Çocukların kullanacağı bir slogan bu. Belediye Başkanımız gerçekten Beykoz’un kazanımı olan bir hizmeti anlatıyor, bunlar da bunu sabote etmeye çalışarak kendilerini iki paralık ediyorlar. Bunu oraya yazmak bir siyasi parti temsilcisine yakışmaz. Gerçekten yalan söylendiğini düşünüyorsan aksini ispat edersin ve bunu kanıtlarsın. Bunun yolu ve yöntemi budur. Böyle çapsız ve amaçsız çıkışlar çağımızda çok geri kalmış ülkelerde bile yok artık. Maalesef bu arkadaşlar çok geride kalmışlar. Kendilerini geliştirmeleri lazım. Duvarlara yazılar yazılan dönemler çok geride kaldı artık.

2004 seçimlerinde CHP ile başlayan bilgi kirliliği giderek artıyor bunu neye bağlıyorsunuz? 

Bu dönemde bu çirkinliği daha da yukarı taşıyacaklarını düşünüyorum. CHP’nin Beykoz’da bir tabanı var. 2004 seçimlerine kadar bir dönem sol bir dönem sağ olarak belediye seçimleri her iki taraf arasında değişti. Ancak 2004 seçimleriyle birlikte başlayan AK Parti Belediyeciliğivatandaşlarımızın ciddi teveccühüyle karşılaştı ve iki dönemdir bu teveccüh devam ediyor. On yıl süren bu iktidar arzusunun bu dönem CHP’nin seviyesini daha da düşürecektir.Ana muhalefetin “çamur at izi kalsın, o yaptıysa kötüdür” mantığının temelinde bu yatıyor. Yani siyasette yaşanan çirkinliklerin temelinde CHP’nin “yine mi kaybedeceğiz?”korkusu var.

“CHP’nin Beykoz için projesi de yok, proje üretecek vizyonu da!”

Hâlbuki muhalefet böyle olmamalı. Kendi projelerini geliştirip halkın karşısına çıkmaları gerekir. CHP’de maalesef bunu göremiyoruz. Yani; plan yok, proje yok, vizyon yok. AK Parti’nin yaptığı çalışmalara alternatif projeler üretemiyorlar. Ne yapıyorlar; vatandaşı korkutarak AK Parti’nin doğrularını gölgelemeye çalışıyorlar. Yıllardır duyarız “10 bin bina yıkacaklar. Sizi buradan sürecekler. Tepeüstü Devlet Hastanesi’ni peşkeş çekecekler” diye.Soruyorum size 10 yıldır Beykoz’da hizmet üretiyoruz. Kaç kişinin binasını yıkmışız. Vatandaşlarımız tapularını birer birer alıyorlar, kaç kişiyi Beykoz’dan sürmüşüz. Ama ben muhalefette olmalarına rağmen Beykoz’a çok çok büyük zarar verdikleri onlarca şey sıralayabilirim size. Evet, aynen öyle. CHP AK Parti Belediyeciliği Beykoz’da olmasın, kaybetsin diye Beykoz’un kaybetmesi için özellikle bu dönem elinden geleni yapmıştır ve yapmaya da devam ediyor. Vizyonu, projesi ve fikri olmayınca yapacak başka bir şeyleri de kalmıyor maalesef. Bu yüzden bu dönem seviyeyi daha da aşağıya çekeceklerini düşünüyorum.

Sayın Başkan biraz da Mustafa Sarıgül’ü konuşalım mı?

“CHP kendini inkâr etmiştir!”

CHP’den ihraç sürecini hatırlayalım. Her şeye rağmen Mustafa Sarıgül’ün aday gösterilmesi, kurtarıcı olarak onu ihraç eden aynı kurul tarafından geri alınması CHP’nin kendini inkâr etmesidir. Partiden yolsuzlukları öne sürülerek ihraç edilen bir adamın kurtarıcı olarak tekrar geri alınması CHP’nin kendini geliştirememesinin en somut göstergesidir. Bana göre Sarıgül çok bir şey ortaya koyamıyor. İstanbul gibi büyük bir metropolden Belediye Başkan adayı gösterilebiliyor. Sarıgül İstanbul’u çok iyi tanımadığı için böyle bir yola çıkmıştır. Sarıgül’ün alacağı oy da ortadadır, CHP’nin oy oranı da ortadadır. Sarıgül’ün bu çıkışının ardında CHP’yi ele geçirmek var.  Sarıgül İstanbul’u alamayacağını çok iyi biliyor ama CHP’yi alacak. Zaten amaç da bu. Zaman bunu gösterecek.

Sarıgül’ün Beykoz’da da İstanbul genelinde de çok fazla etkili olacağını düşünmüyorum. Kamuoyu anketleri de bunu çok açık gösteriyor. Şu an aday bazında 12 puan fark var ki bu makas AK Parti lehine daha da çok açılır.

Başkanım Beykoz’da bir trafik sorunu var.

Beykoz’da belli noktalarda trafik sıkıntısı var. Ancak İstanbul’da trafik sıkıntısı üst seviyede olan ilçelerden değiliz. Özellikle Kavacık ve Merkez Mahallesi’nde bu sıkıntıyı yaşıyoruz. Kavacık’ın problemi kavşak düzenlemesiyle ilgili kamulaştırmalar bitti ve inşallah 3 ay içerisinde o bölgenin trafiği tamamen düzelecek. Kavşak çalışmasıyla akan trafik hiçbir şekilde birbirini kesmeyecek ve kavşakta da kesişme olmayacak. Merkez Mahallesi’ndeki en önemli problem ise eski bir yerleşim olmasından kaynaklanan yolların darlığı ve hatalı parklar. Meydandaki parklanmaya önlem alacağız ancak bu konuda sürücülerimizin de hassas olması gerekiyor. Beykoz Merkez ve Ortaçeşme bölgesine giden vatandaşlarımız tünel yolunu kullanmaktan imtina ediyor. Aslında o yol kullanılsa en azından sahil trafiğinin yükü de bir nebze hafifleyecektir.

Beykozlulara ne söylemek istersiniz?

Ben Beykoz halkından şunu istiyorum; biz on yıldır burada iktidarız. Birçok temel problemin çözüldüğüne inanıyorum.  Beykoz’un o çok büyük, içinden çıkılmaz problemlerini çözdük ve çözmeye de devam ediyoruz. Bu hizmetlerin devamı ve tamamlanması için Beykoz’un AK Parti Belediyeciliğine gereksinimi vardır. Hamdolsun vatandaşlarımızın “Beykoz’un problemi şuydu siz bununla ilgilenmediniz” diyebileceği hiçbir şey yok. Çok büyük ve önemli çalışmalar oldu. Bu çalışmaları Büyükşehir Belediyesi ve hükümetimizin destekleriyle başardık.

“CHP’nin Beykoz’da aklınıza gelen bir eseri var mı?”

Bazıları çıkmış diyor ki bizim için; “ne yaptılar?” Desinler ki “şu problem vardı ve ilgilenmediniz.” Veya “şunu da istiyoruz” desinler. Özellikle altyapıyla ilgili Beykoz’da geçen on yılda devrim olmuştur. Açılan yollar, yapılan hizmet binaları, kültür merkezleri, meydan düzenlemeleri. İnanın sayılamayacak kadar çok hizmet yapıldı Beykoz’da.

“Anlattıkları bir tane projeleri yok!”

CHP çıksın desin ki “bizim dönemimizde biz de şunu yaptık” diyebileceği bir şey söylesinler. Şu eseri, şu yolu, şu hizmet binasını biz yaptık desinler. Var mı aklınıza gelen bir eserleri. Çıksın desinler ki şu kaldırım düzenlemesini biz yaptık. Diyemezler. Yok ki! Daha da acısı 15 aday adayıyla arazide çalışma yapıyorlar ve anlattıkları bir tane projeleri yok. Yaptıkları tek şey AK Parti kadrolarını çalışmalarını, projelerini kötülemek. Siyaset de, hizmet de böyle olmaz! Beykoz’a bu güne kadar çakılan her çivi bu kadrolar eliyle çakılmıştır.

Son sözünüz sayın başkan,

“Biz Beykoz’un hizmetkârıyız”

Beykozlu hemşerilerimizin rahat olmalarını, huzurlu olmalarını istiyorum. Hamdolsun geçen 10 yılda Beykoz’a çok önemli hizmetlerimiz oldu. Sayın Genel Başkanımızın da dediği gibi biz Beykoz’un hizmetkârıyız. 50 yıllık köklü sorunları çözdük ve çözmeye devam ediyoruz. Tapu sorunu, 2-B sorunu Beykoz’da sona ermiştir. Ecr-i Misil belası bitmiştir. İnşallah önümüzdeki dönem Beykoz’u Beykozlu vatandaşlarımızla birlikte modern bir kent haline getireceğiz. Çocuklarımızın, torunlarımızın mutlu ve sağlıklı bir şekilde yaşayacakları modern bir Beykoz inşa edeceğiz. Doğalgazdan altyapıya, içme suyundan kanalizasyona, temizlikten asfalta, hizmet binalarından sosyal belediyeciliğe kadar geçmişte başardıklarımız gelecekte inşa edeceğimiz modern Beykoz’un en önemli göstergesidir. Allah’ın izniyle bu kadrolar iş başında olduğu sürece Beykoz hep emin ellerde olacaktır.  

DOST BEYKOZ / SİNAN KAVRAK

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber Sitesi, AK Parti, Başkan Yardımcısı, Beykoz Belediyesi, Hanefi Dilmaç, Ropörtaj, Sinan Kavrak, Dost Beykoz

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"