Havadan, sudan

  • 02.10.2020 11:19
  • Okunma: 2599 kez

Üniversitede okurken Botanik hocamız dersinde bir bitkiden bahsetti. Arkadaşlar dedi, bu bitkinin adı “hava cıva otu” dur. Botanik adı “Alkanna” dır. Der demez sınıfta bir uğultu oldu. Bu ne biçim bitki? Bir işe yaramaz mı yani? Gibi soruların cevabını kendi aramızda fısıldaşarak bulmaya çalışmıştık. Çünkü halk arasında “hava cıva” değersiz, anlamsız, boş şey demek.  Cevabı bulamayınca tabi ki gözler hocaya döndü.

Hoca anlamıştı durumu. Dedi ki; arkadaşlar onun adının öyle olduğuna bakmayın siz. Köklerinden kırmızı renkli boya elde edilir ve dokumacılıkta kullanılır, yapraklarının bazı hastalıklarda tedavi edici özelliği vardır şeklinde çok sayıda faydasından bahsetti.

O zamandan aklımda kaldı bu kelime ve o zaman anlamıştım yaratılmışların içinde anlamsız ve boş bir şey olmadığını.

Dişe dokunmayan, ipe sapa gelmez, boş şeyler konuştuğumuzda; birisi sorsa, yahu ne konuştunuz aranızda öyle? “Ne olacak canım işte, havadan sudan şeyler” diye cevap veririz.

Acaba hava değersiz bir şey mi ki? Böyle deriz.

Bu soruyu en iyi cevaplayacak olanlar herhalde Covid 19’dan muzdarip olanlardır. Sanıyorum en iyi onlar bilir havanın kıymetini. Nefes almada çok zorlanan bir Covid-zedeye desek ki elimizde bir litre oksijen kaldı. Bunu sana vereceğiz ama karşılığında bütün malını mülkünü alacağız. Çekinmeden diyecek ki; feda olsun, yeter ki bir nefes alayım.

Kanuni Sultan Süleyman’ın meşhur sözü bunu çok iyi anlatır:

“Halk içinde yok muteber bir nesne devlet gibi,

Olmaya cihanda devlet bir nefes sıhhat gibi”

İnsan bir nefeste yaklaşık yarım litre havayı ciğerlerine alır. Bunun %22 si oksijendir. Bir insanın bir dakikada 15 nefes aldığını dikkate alırsak, bir insan günde 1700 litre oksijen kullanır. Dünyada bugün 8 milyardan fazla insan yaşadığına göre günde yaklaşık 15 trilyon litre oksijen tüketilir. Buna hayvanların, bitkilerin ve mikroorganizmaların kullandığı oksijeni ilave ettiğimizde bir günde tüketilen oksijen miktarı astronomik rakamlara ulaşır ve havadaki oksijen kısa zamanda tükenirdi.

Hâlbuki milyonlarca yıldır canlılar sürekli oksijen kullandıkları halde havadaki oksijen tükenmiyor. Bu nasıl oluyor?

Hiç kimse yarın oksijen tükenir de nefes alamazsam halim nice olur diye endişe etmiyor. Bu yüzden uykusu kaçmıyor.

Hava ve su gibi nimetler bir İhsan- ı İlahi olarak her tarafta yayılmış olduğundan ve sürekli bunlarla içli dışlı yaşadığımızdan ülfet ve alışkanlık sebebiyle kıymetlerinin farkında olmuyoruz.

Rabbimizin ihsan ettiği nimetler içinde en kıymetlisi havadır. Yani havadaki oksijendir.

Neden mi?

Ekmeksiz ve gıdasız aylarca yaşayabiliriz. Susuz bir hafta kadar yaşayabiliriz. Ama oksijensiz birkaç dakika ancak dayanabiliriz.  Eğer ekmeği para karşılığı aldığımız gibi havayı da parayla satın almak zorunda olsaydık ne kadar para ödemek gerekirdi?

İktisat ilminin temel prensiplerinden olan “arz-talep dengesi” ne göre piyasada bir ürün bollaştığında fiyatı ve değeri düşer, azaldığındaysa artar. Ancak bu hava meselesi bu prensibe sığmıyor; Her tarafta bol miktarda bulunduğu halde değerinden bir şey kaybetmiyor. Bir de Yüce Allah bedava vermiş ve kolayca ulaşalım diye her tarafa yaymış.

Bunlar üzerinde düşünülmesi gereken şeyler değil mi? Bir nefesçiği için bütün malı mülkü feda ettiğimiz havayı bir ömür boyu bedavaya soluyup duruyoruz.

Acaba mukabilinde bizden ne isteniyor diye hiç düşünmeyecek miyiz?

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları