Makaleler

Halkını bütünleştiren devlet

2014.07.22 00:00
| | |
7405

Gerçek Devlet; Etnik ayırım gözetmeksizin halkını bütünü ile kucaklayan ve bütünleştiren devlettir.

Geçmişten itibaren Türk Tarihi’nin devlet anlayışına bakıldığında, dil, din, mezhep ve etnik ayırım gözetmeksizin halkı bütünü ile kucaklayıcı ve bütünleştirici örnekler ile dolu olduğu görülecektir. 

ONÜÇÜNCÜ YÜZYIL OSMANLI DÖNEMİ’NDEN ÖRNEK 

Ömer Barkan imzalı Vakıflar Dergisi 113 ve takip eden sayfalarındaki kaynak bilgilere bakıldığında; Osman Gazi ve Orhan Gazi’den itibaren Osmanlı Fetih Orduları Anadolu içlerinde yayılırlarken buna paralel olarak Türk Dervişleri de eşkıya yatağına karşı önlem olarak izbe yerler, dar menfezler, nirengi noktaları gibi kuytu köşelerde bağ bahçe değirmen açarak en nadide meyve ve sebzeleri yetiştirip hiçbir karşılık gözetmeksizin halkı bedava olarak yedirip içirip konaklatıp ve bir yerden diğer yere giderlerken muhtemel eşkıya saldırısına karşı can mal ve namusunu korumakta idiler Bunun karşılığında ise Padişah kendilerini öşürden muaf tutmakta idi. Bütün bu hizmetler yapılırken Müslüman Ahali ile Hıristiyan Ahali arasında ayırım gözetilmez ve eşit olarak yararlandırılırdı. Ayrıca her hangi bir yatırın vaktiyle bir Hıristiyan Aziz olduğunu ve sonradan İslamiyeti kabul ettiğine dair söylentiler yaydırılır, o yatır Müslüman Ahali ile Hıristiyan Ahalinin müşterek ziyaretgahı haline getirilir ve bu sayede Anadolu’da Müslüman ahali ile Hıristiyan ahali arasında kaynaşma ve bütünlük sağlanırdı. Neticede On üçüncü Yüz yıl Osmanlı dönemine bakıldığında devletin dil, din, meshep ve etnik ayırım gözetmeksizin halkı birbirleri ile kaynaştırmasının ve bütünleştirmesinin örneklerinden biri görülmektedir. 

FATİH SULTAN MEHMED’DEN ÖRNEK 

Türk Ansiklopedisi cilt 16 ve Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı imzalı Osmanlı Tarihi  Cilt (1) Sayfa: 490 kaynaklı bilgilere göre; 1453 yılı mayıs ayının cuma günü Sultan Mehmet İstanbul’a girmiş ve Ayasofya’da atının üzerinde durmakta.. Rum halkı korkudan tir tir titriyor ve en başta patrik olmak üzere yerlere kapanmış ağlaşmaktalar. Sultan Mehmed’in Patriğe hitaben ; (Ayağa kalk. Ben Sultan Mehmed. Sana ve bütün halka söylüyorum ki) diyerek, (Herkesin ibadetinde, evinde, işinde ve normal yaşamında özgür olduğunu) bildiriyor ve ayrıca bu emre itaat etmeyen kumandan olur ise başını vurduracağını emrediyordu. Bu suretle Fatih Sultan Mehmet din, dil, etnik ayırım ve meshep farklılıkları gözetmeksizin halkı bütünü ile kucaklayan ve bütünleştiren devlet anlayışının bütün dünyaya örneğini vermiştir. 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI’NDAN ÖRNEK 

18.10.1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasa’sının başlangıç bölümünde belirtilen (Atatürk Milliyetçiliği) tanımlamasında; Vatan topraklarının bir ucundan diğer ucuna kadar aynı bayrak altında, din, dil, ırk ayırımı gözetmeksizin acı ve tatlı günleri paylaşan, kültür ortaklığı ve kader birliği halinde yaşayan herkes Türk’tür. Anayasada belirtilen ve halkın özünde yer etmiş olan (Türk) ve (Milliyetçilik) tanımlaması, Vatan toprakları üzerinde farklılıklar halinde yaşayan herkesi kucaklayıcı ve bütünleştirici olmanın örneğini vermektedir.

 AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NDEN ÖRNEK    

Amerika Birleşik Devletleri, Siyah Derili, Sarı Derili, Kızıl Derili, İspanyol, Portekiz ve çeşitli etnik kesimleri Amerikan vatandaşı olarak tek ulus, tek dil ve tek bayrak altında bütünleştirmiştir. Çeşitlilik halindeki tüm etnik kesimler ise ana dillerini ikinci plana bırakıp resmi ve ortak dil olarak Amerikan aksanlı İngiliz dilini benimsemişlerdir. Sonuç olarak; Amerikan Devleti halk kesimleri üzerinde (Amerikalı Olmak Kavramını) özendirmekte başarılı olmuştur. Bunun devamı olarak tüm etnik kesimler ise Amerikan bütünlüğünün bir parçası olmaktan ve kendilerini (Amerikalı) olarak tanımlamaktan övünç duyar konuma gelmişlerdir. Sonuçta Amerika kendi iç dünyasında bütünleştirici olmaktadır. 

SÖMÜRGENLER DIŞ ÜLKELERE KARŞI AYRIŞTIRICIDIR 

Sömürgen devletler kendi ülke halkları üzerinde bütünleştirici olurlarken, hariçteki ülkelere karşı ise ayrıştırıcı olmaktadırlar. Göz diktikleri mazlum ülkelerin yer altı ve yer üstü kaynaklarını ele geçirebilmek için kendilerine engel gördükleri halk bütünlüğünü (Böl – Yönet) yöntemi ile ayrıştırıcı olmaları sömürgenlerin temel karakteridir. Birisi çıkıp da Amerikan halkı üzerinde din, dil ve etnik farklılıkları ön plana çıkartıp siyah, kızıl ve sarı derililerin etnik yapılarını kışkırtarak Amerikan halkının bütünlüğünü parçalama girişimlerinde bulunsa, adama hoş geldin derler mi?        

BAŞBAKAN ERDOĞAN’IN DEMOKRATİKLEŞME PAKETİNE GELİNCE        

İlkokullarda ki Öğrenci Andı, Türk Ulusu’nun mevcut kuşaklardan gelecek kuşaklara doğru kimliğinin aktarılması,  yaşatılması ve kalıcı kılınmasını mümkün kılan kökleşmiş gelenektir. Demokratikleşme paketinde ise Öğrenci Andı’nın kaldırılması, Türk Ulusu’nun kimliğinin devamı ve kalıcı kılınmasının önünü tıkayıcı olacaktır. Ayrıca özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünün açılması, tarihin tekerrürü olarak misyoner okullarını ülkede fesat yuvaları ve çıban başları halinde yeniden hortlatır. Dil birliğini zedeler, ulus bütünlüğü içindeki etnik kavramı ön plana çıkartır. Ulusun bütünlüğü kavramını arka plana iter. Bu durum fırsat kollayan dış ülkeler adına (Böl – Yönet) ortamının zeminini hazırlar. Etnik yapı üzerinde pompalanan kışkırtıcı, tahrik edici ve ayrıştırıcı etkilemeler güçlenir ve giderek bölünmeye doğru sürükleyici olur. Yürürlükte bulunan Anayasa’nın (3) maddesinde belirtilen (Türkiye Devleti, Ülkesi ve Milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir)  hükmü karşısında Demokratikleşme paketinde yer alan maddeler, fırsat kollayan dış güçlerin ekmeğine yağ sürücü olacaktır.  

Sonuç olarak

HİÇ KİMSE VATANININ VE MİLLETİNİN BÖLÜNMESİNE ASLA İZİN VERMEZ 

Tüm bu sebeplerle Millet Vekili Yemi’nin bir kere daha hatırlatılmasında isabet olacaktır. 

MİLLETVEKİLİ YEMİNİ

Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, hukukun üstünlüğüne, demokratik ve laik Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakatten ayrılmayacağıma, büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.  

Anahtar Kelimeler: Ferda Kazancıbaşı, Dost beykoz, Türk, Tarih, Osmanlı

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"