Makaleler

Halk Kültüründe Musiki ile tedavi-2

2014.07.21 00:00
| | |
10159

Sevgili Okurlarımız ;

Geçen sayımızdaki musiki ile tedavi başlıklı sohbetimizde, Türk Ulusu dahil tüm dünya uluslarının musikilerindeki ortak karakter olan (Yaşama Sevinci ve Hayata Bağlılık)özellikleri ile çelişkili olan yeryüzündeki tek örneğin (Arabesk Türü) olduğuna değinmiş ve bu konuya önümüzdeki sayıda kaldığı yerden devam edileceğinden söz etmiştik. Bu kez eylül sayısında değindiğimiz konuya ekim sayısında kaldığı yerden devam ediyorum ;

Türk Halk Müziği’ne özlü bakış

Ağrı’dan Trakya’ya, Karadeniz’den Ege ve Akdeniz’e kadar Türk Halkı’nın kimliğini oluşturan musiki yapısının temelinde yaşama sevinci ve hayata bağlılık özelliğinin yanıbaşında, mertlik, yiğitlik, onurluluk ve mücadelecilik karakteri de yer almaktadır.

Örneğin, Ağrı Yöresinin (Koçaklama) adı verilen oyunu oynanırken mert olmanın ve ruh yüceliğinin gururu yaşanmaktadır. Dışarıda kar fırtınasının atıştırmasına rağmen davul ve zurna ile Bitlis Yöresi’nin (Garzani) adı verilen dik halayı çalmaya ve arkadaşlarınız halay düzenine girmeye başladığında, kırk derecede ateşle yatıyor olsanız dahi dayanamazsınız ve derhal yatağınızdan davranıp dışarı çıkar ve halaya katılırsınız. Bu nedenle Garzani oyunu ve müziği için ölüyü dahi diriltir sözüne katılmamak mümkün değil. Karadeniz’in (Horon)’u karşısında kendimizi zapt etmek ne mümkün. Ege bölgesinde Efelerin (Zeybek) oyunundaki mertlik ve gurur duyguları bir ulusun şahlanmış ihtişamının en çarpıcı örnekleri halindedir. Ülkemizin daha nice köşelerindeki muhteşem örnekleri saymakla bitmez.

Arabesk müzik türünün ulusal kimliğe saldırı yönü

Tam karşıtı arabesk müzik türünün özyapısında ise, ağlamalı, inlemeli, yeis ve kasvet vericilik, karamsarlık, çaresizlik, ruhsal çöküntü, acı ve teslimiyetçilik karakteri yer almaktadır.         

Çok açıkça görülmektedir ki arabesk müzik türü notalar halinde geniş kitlelerin beyin hücrelerine sistemli bir şekilde şırınga edilerek, Türk Halkı’nın benliğine, karamsarlık, çaresizlik, ruhsal çöküntü ve teslimiyetçilik özellikleri aşılanmak ve bu suretle Türk kimliğinin araplaştırılması gibi çabalara tanık olunmaktadır. 

Arabesk müzik türünün insan ruh sağlığına saldırı yönü

Arabesk türü özelliği itibariyle ulusların kimlik yapılarına saldırı aracı olduğu kadar aynı zamanda insan ruh sağlığı üzerinde de tahripkar etki yaratan özelliğe sahiptir.

Bazı arabesk türü yanlıları temsil etmekte oldukları müzik türünü topluma masum gösterebilmek için, Türk Halk Musikisi içeriğinde de (ACI) olduğunu ileri sürerek ortak nokta bulma çabası içinde oldukları gözlenmektedir.

Evet Türk Halk Musikisi içeriğinde de (Acı) vardır. Ancak ölüm ayrılık gibi en acılı hallerde dahi çekilen uzun havaların ve yakılan ağıtların özünde yine de yaşama sevinci ve hayata bağlılıkyer almaktadır. Örneğin, (İki keklik bir kayada ötüyor, annesine kara haber gidiyor),(Ormancı)(Çökertme) gibi yakılan türkülerin hepsinin içeriğinde (ölümün acısı) olmasına rağmen hiç birinde matem havası yoktur. Müziğin seslendirilişi esnasına dikkat edildiğinde Türklüğün dik duruşu, asaleti ve mertliğin yüz ifadelerine yansıyan tebessümleri görülecektir.  

Türk Halk Müziği’nin tam tersine arabesk müzik türünde ise karamsarlık, çaresizlik, teslimiyetçilik duygularının aşılandığına, bunun etkisi altında kalan gencecik insanların ruhsal çöküntü içine girdiklerine ve masum gençlerin kendi göğüslerini jiletle doğrama derecesine vardıracak kadar bunalım içine sürüklendiklerine tanık olunmaktadır. 27.08.1997 Çarşamba tarihli Akşam Gazetesi ve 08.07.1998 Pazartesi tarihli Gözcü gazetesindeki jiletle doğranmaktan göğüsleri kan içinde kalmış gençlere ait fotoğraflı haberler, topluma karşı işlenen Suçüstü Belgeleri’dir.

Bazı arabesk türü yanlıları tarafından Türk musikisinde de acı var şeklindeki yapılan savunma karşısında gerçekleri ifade eden temel sebep çok açıktır. Buna göre ;       

Türk musikisinin öz yapısına bakıldığında ölüm ayrılık gibi en acılı hallerde dahi umut ışığına doğru kapılar hiçbir zaman kapalı değildir. Tam karşıtı arabesk müzik türünün temel yapısındaki acılı hallerde ise umut ışığına doğru kapılar hiçbir zaman açık değildir. Bu sebeple insan ruh sağlığı üzerinde çaresizlik ve ruhsal çöküntü kaçınılmaz olmaktadır.

Sonuç olarak ;

Türk Musiki değerleri en başta olmak üzere tüm dünya ülkelerinin musiki yapılarının ortak karakterinde var olan tedavi edici özelliklerine karşın arabesk müzik türü ise, insan ruh sağlığı üzerindeki tahripkar etki yaratan yeryüzünün tek istisnasıdır.     

Arabesk müzik türünün gerek ulusal kimliğe ve gerekse insan ruh sağlığına yönelik saldırılarına karşı ülkemizin geleceği olan gençlerimizin ve toplumun korunması hepimize düşen görev ve sorumluluk olmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Ferda Kazancıbaşı, Dost Beykoz, Musiki, Halk Kültürü, Arabesk Müziği

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"