Makaleler

Halk Kültüründe Eğitimin yeri

2014.07.21 00:00
| | |
12167

Sevgili Okurlarımız; Ağrı’dan Trakya’ya, Karadeniz’den Ege ve Akdeniz’e kadar Türkiye halkının ortak kimliğini oluşturan kültürel değerleri arasında eğitim’in ayrı bir yeri vardır.

          Anadolu ve Rumeli kırsal kesim halkı, kimliklerini oluşturan kültürlerini genç kuşaklara aktarmakta eğitim aracından yararlanmaktadırlar. Bu sayede varlıklarını sürdürebilmek ve kalıcı kılabilmekte başarılı olmuşlardır. Anadolu Selçuklu Devleti’nden itibaren Osmanlı Devleti ve Cumhuriyet Dönemi’ni kapsayan süreçte kırsal kesim halkının eğitim’e bakış özelliği örnek teşkil edecek uygulamalarla doludur.

        Hafızalarda tazelenmesinde yarar gördüğüm iki örneği sizlerle paylaşmak istiyorum ;

Kırsal kesim halkında Sıra Geceleri

        Kütahya dolaylarında evlilik çağına gelmiş genç kızlar arasında Herfene, Kızılcahamam dolaylarında arifane anlamına gelen ve erkekler arasında gerçekleştirilen Ferfene adı verilen sohbet geceleri ile Çankırı dolaylarında karşılaştığımız Yaran Sohbet gecelerinin tümünde eğiticilik amacı ortak özellik halindedir ;

      Çetin ve acımasız kış günlerinin gelip çattığında tarım hayatı son bulurken, kırsal kesim halkı kışlığını hazırlamış ve evlerine çekilmiştir. Koyunların kuzulama mevsiminin ve arpa ekim zamanının denk düşeceği ilkbahar dönemine kavuşana kadar, kış şartlarını göğüslemekle karşı karşıyadırlar. Bu süreçte ayakta kalabilmek için hem toplumsal yapılarını örgütlemek ve hem de örgütlenmeyi kültür ile beslemek suretiyle eğitim tedbirlerine başvurmaktadırlar. Özellikle şerbet ve yemek ikramlı musiki sohbetlerine, oyunlarına ve eğlencelerine eğitici içerikkatmaya özen göstermişlerdir. Eğlenceleri hiçbir zaman içi boş gevezelikler halinde değildir. Bilakis genç kuşaklara sunulan eğlencelerin içeriğinde gerek tarıma ve gerekse esnaflığa dayalı bilgi ve becerilerin yanı başında büyük, küçük, konu komşu saygısı ve toplumsal yapı içindeki hiyerarşik ilişkilere ait her biri hayat dersi olan yol, yordam ve adap bilgileri de yer almaktadır. Özetleyecek olursak ;  “Güldürürken, eğlendirirken eğitmektedirler”

        Eğitim sayesinde genç kuşaklara kültür aktarmalarında bulunmak suretiyle kuşaklardan kuşaklara varlıklarını kalıcı kılabilmekte başarılı olmuşlardır.  (* 1), (* 2), (* 3)        

Halk Edebiyatı başlığı altındaki

geleneksel kukla karagöz meddah ve ortaoyunu

       Şehir kesimlerinde karşılaşılan seyirlik değerlerdendir. Gerek kukla, gerek karagöz, gerek meddah ve gerekse ortaoyunu olsun hepsinin amacındaki ortak nokta, güldürürken, eğlendirirken ve hoşça vakit geçirtirken mutlaka topluma bir şeyler vermektir. İçeriğinde kısadan hisse dediğimiz topluma olumlu ve yapıcı dersler çıkar. Görünüşte eğlendiricidir. İçerikte ise eğiticilik yer almaktadır.  (* 4)   

Günümüz şartlarına gelince ;

      Çocuklar her ne kadar ilk eğitimini ailesinden ve okulundan alıyor ise de, son derecede gelişmiş gazete, televizyon, internet gibi kitle iletişim araçlarının yayınlarına karşı açık hedef durumundadırlar. Bilhassa televizyonların çeşitli kanallarında topluma olumlu ve yapıcı hiç bir şey vermeyen, eğlence anlayışlarındaki içi boş gevezeliklerden öteye gitmeyen ve hatta şiddet içeren ruh sağlığını bozucu nitelikteki dizi ve benzer programlara tanık olunmaktadır.

       Gençliğin önemli bir kesimi kaderine terk edilmişliğin bunalımı içinde suça eğilimli konuma gelmiştir. Mevcut yayınlar karşısında 3984 sayılı RTÜK yasasının da yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir.

        Günümüz şartlarında okullarda ki Örgün Eğitim’e paralel olarak, sivil toplum kuruluşları ve halk eğitim merkezleri’nin Yaygın Eğitim olarak tanımlanan katkılarına her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğu görülmektedir.

Sonuç olarak ;

        Mevcut eğitim arzı alanlarının genişletilerek tezgah başlarında ve çeşitli iş yerlerinde çalışmakta olan öğrenim dışında kalmış gençleri de kucaklamaları kaçınılmaz ihtiyaçtır.

        Gençliğin, yeteneklerinin gelişmesi sayesinde, kendisine güveni artmış, toplum içindeki varlığını ispatlama endişesi en aza inmiş, huzur içinde, ruh sağlığı yerinde, olumlu ve yapıcı bireyler olarak toplum saflarındaki yerlerini almış olmaları ve buna bağlı olarak suç işleme oranının aşağıya çekilmiş olunması eğitim sayesinde mümkün olacaktır.

        Kırsal kesim halkından kaynaklanan Geleneksel Halk Kültüründeki Eğitim Anlayışı, günümüzdeki çarpık uygulamalar karşısında olumluluk ve yapıcılık bakımından ibret verici örneklerdir.

Kaynaklar :

(*1)   Eflatun Cem Güney  – Milli Eğitim Bakanlığı yayınlarından 1971 baskılı Halk Edebiyatı başlıklı yayın (Herfene)

(* 2)  Ali Rıza Balaban - 1983 baskılı, Gelenek Görenek Töre başlıklı yayın (Ferfene)

(* 3)  Prf. Dr. Mahmut Tuncer  – Kültür ve Turizm Bakanlığı yayınlarından 1989 baskılı (Yaran Sohbetleri)

(* 4)  Metin And – Köylü ve Halk Tiyatrosu Gelenekleri – İnkılap Yayınları – Sayfa : 42 /43

Anahtar Kelimeler: Ferda Kazancıbaşı, Dost Beykoz, Anadolu, Halk, Eğitim

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"