Makaleler

Güvenmek, kime?

27.08.2016 18:46
| | |
3251

Belki dağların ardında kaldı. Kaf Dağının ardında, anka kuşu misali. Arayıp bulana, doya doya yaşayana, güvenene helal olsun.

Demem o ki; benim için hayatın en gizli sırrı olan güvenebilmek artık yok. Herkese her şeye güven(e)meden yolculuk çok zor. Dönem dönem ya da daha açık ifadeyle kişisel/kitlesel tüm hainlik ve zalimliklerde yanıma kalandır bu benim. Ödediğim en acı bedel.  

Ruhum nereye saklanacağını bilemez fırtınada. Öyle ya "mümin aynı delikten iki kez yılana sokturmaz kendini" peki ya ölünceye dek sürecek içtimai hayatta nasıl bakılır güvensiz gözlerle birbirinin yüzüne? Bakılsa da sahtece olmaz mı bu bakışlar? Bu paranoyaya Lokman Hekim ilaç bulmuş mudur acep? Canına yandığım gece! Bak artık neler sayıklar oldum. Nasıl bir zillet gecesi ki; ruhlara onulmaz yaralar açtı. Devlet bi iznillah devletliğini yapar ve hain/zalim ne varsa foseptik çukuruna yığar da, bu can yaralarımıza merhemi kim bula?

Ben duygularıyla hayata tutunan bir müminim. Mantığım, öne sürülen tezler, itiraflar, açıklamalar, yapılan/yapılıyor gibi görünen tasfiyeler vs...her şey..…Alamıyor iç yangınımı. Ne hakla mukaddesatımıza bu denli dokunabilirler ya hu? Söyleyin hasbi Müslümanların yaptığı iman kurtarma mücadelesine halel gelmeyecek mi şimdi? Hepiniz aynısınız, namazlıdan niyazlıdan korkmak lazım demeyecekler mi şimdi? Neden bu merhaleden yangınımı kaleme alıyorum biliyor musunuz?

Ben çünkü devletimin en güzeliyle halkına, her karış toprağına, her türlü mukaddeslerine layığınca sahip çıkacağına eminim. Soyumuz belli, ceddimiz belli neticede. Osmanlı can damarımızda bizim. Bundandır ki; konu bile etmiyorum Türkiye’min ufkunu. Fakaaaat; emri bil maruf-nehyi anil münker ne olacak? Zaten yapılmaya çalışılan tam da bu değil miydi? İman bir bütündür, parçalanamaz bölünemez bir cüzdür. Yani imani esasların şu kadarına tamam, bu kısmı almayayım kafama yatmadı gibi bir aralığı yoktur. Net. Ancak onca zulmün ardından bize koskoca fertler arası güvensizlik, inançsızlık, hadi oradan sizi de gördükler kalmadı mı? Şimdi dünya çirkinliklerinin örtülerinde birbirimizin kalplerine İslam nuru ve güzellikleriyle nasıl tesir edeceğiz, nasıl birbirimizin cennet anahtarı olacağız?

Dinimizin tebliğine yaptıkları darbe, Allah’ım biliyor ya en yandığım, en bittiğim. Taklidi imanlılar yüzünden tahkiki iman sahipleri hor mu görülecek yine? Tam da namaz konusunda gönlüyle he diyecekken bir can kardeşim, maalesef şu an öteledi fikirlerini. Ben böyle iyiyim, boş ver namazı, benim ideolojim bana yeter, kalbim temiz, bak namazlılar ne yaptı hem, ben onlardan daha çok devletçiyim der oldu. Yani başa sardık makarayı. Kimin yüzünden? Rabbimin tüm kahrını üzerlerine dilediğim o din düşmanları yüzünden.

Mümin görünümlü bilmem ne dinliler yüzünden. Yüreğimizi dağlayan Ebu Leheb soylu kanı bozuklar yüzünden. Affetme Rabbim senin dinine böyle leke sürme gayretindekileri. Bir değil bin devleti ele geçirseler bilmezler mi: "La galibe illallah" ayetince senden gayrı galip yok, ne yapsalar zarardalar. Hoş onlara adi bir işgali de nasip etmedin ya Rabbim, sonsuz şükürler ola.

İşte değerli dostlar, ben hüznümü size böyle bildiriyorum. Rabbimeyse her an! Elbet müminim ve umudum sonsuz. Allah nurunu tamamlayacak. Ancak yine de canım yanıyor düştüğümüz tongadan mütevellit. Bu ara Anadolu’dayım. Gözlemliyorum ve üzülüyorum. Bakışlar bir manalı, bir ürkek, hatta biraz da ezmek ister gibi. Öyle ya görüntü benzeşmesi var. Zaten yeni alışılıyordu. Şimdi nefreti başa sarmak ve ötekileştirmek için bahane de çıktı.

Neyse ki Allah var gam yok.

Rabbime unutturması için yalvarıyorum bu acıların yürek ezen kısmını. Ama bize reva görüleni asla.

Asla unutmayalım ki bu başlar bu bedende olduğu sürece dini-diyaneti, devleti ile aldığı nefesi ayrılmaz bir bütün gören kullar olalım ve bu din düşmanlarına inat kendi nefsimize de kardeşlerimize de tebliğimizi sürdürelim en harbisinden.

Baki Hüda'ya emanet olunuz efendim.

Anahtar Kelimeler:

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"