Son Dakika
Recep ÖNCEL
  • 22/09/2022 Son günceleme: 22/09/2022 10:07
  • 2.065

Bizim inançlarımıza kültür ve ahlak anlayışımıza aykırı bir anlayışın ürünü olan ve son zamanlarda çok gündeme gelen LGBT kelimesi, anlam olarak; lezbiyen, gey, biseksüel, transseksüel gibi eş cinsel öğeleri içermektedir.

Eşcinsellik, sadece günümüzün meselesi değildir. Tarih boyunca bu tür sapkınlıklar olmuştur.

Geçmişte Lut kavmi ahlaksızlıkta zirve noktaya vardı. Allah’ın helal kıldığı normal ve meşru olan kadın erkeğin aile içinde beraber olmasına alternatif olarak, eşcinsel beraberlik yaptılar. Sonunda helak oldular.

Maalesef günümüzde küresel güçlerin yeni planlarından birisi olarak eşcinsellik gündeme getirilmekte ve ahlaksızlık teşvik edilmektedir.

Normal evliliklerde karı koca birlikteliğinin esas amacı; ‘neslin devamını’ sağlamaktır.

Dünya nüfusunda hızlı bir artış olmakta, küresel güçler bundan rahatsız olmaktadır. Nüfus artışını önlemek için; savaşlar, ekonomik krizler çıkarmakta, salgın hastalıklar için mikroplar üretmektedirler.

Son olarak tüm Dünya’da LGBT’yi teşvik ederek, ‘erkek erkeğe ya da kadın kadına’ birliktelik için çalışmaktadırlar.

Bazı Avrupa ülkelerinde eşcinsel evlilikler yapılıyor ve neslin çoğalması önlenmeye, ahlaksızlık artırılmaya gayret ediliyor.

Kısaca; fıtrata aykırı olarak nesiller ifsat edilmek isteniyor!

LGBT örgütleri parasal açıdan destekleniyor, milyonlarca dolar finanse ediliyor.

Basın yayın medya organları vasıtasıyla, yapılan ahlaksızlık meşru imiş gibi gösteriliyor.

Hatta adına sanatçı denen menfaatçi guruplar ya da satın aldıkları medya mensuplarına , ‘bu işin çok doğal olduğunu’ söyleterek, toplumu yanıltıyorlar.

Çok şükür,  inançlı ve namuslu bilim adamları, doktorlar, psikologlar, eğitimciler, akademisyenler ise iddia edildiğinin aksine, ‘LGBT’nin yaradılıştan doğal bir şey olmadığını ifade ederek, toplumu doğru bilgilendiriyorlar.

Karşı taraf ise insanımızın sapkın davranışlara karşı çıkmasını hemen yaftalıyorlar.  ‘Nefret söylemi yapıyorsunuz’ diyerek insanımızın haklı mücadelelerinin önünü kesmeye çalışıyorlar.

Tekrar ediyoruz; hayır, bu bir nefret söylemi değildir!

Bu Türk Milletinin kendisini korumaya çalışması ve savunma refleksidir!

Unutmayalım,  küresel güçler dünya üzerinde Müslüman toplumları tamamen yok etmek istiyorlar.

Ve en son kale olarak ‘Aileyi’ ortadan kaldırmayı arzu ediyorlar.

Dikkatinizi çekeriz.

Aile bizim kutsalımızdır.

Aile bizim kırmızıçizgimizdir!

Aile için her türlü mücadeleyi veririz.

İnanın bu bir beka meselesidir!

Şimdi Türk Milleti bu sıkıntıyı gördü ve mücadele ediyor.

Bu mücadele çerçevesinde, 18 Eylül 2022 tarihinde İstanbul Saraçhane parkında 150 sivil toplum kuruluşunun organize ettiği ‘Aile Buluşması’  yapıldı.

Analar, babalar, evlatlar, kısaca; ‘Aile’ hep birlikte bu sapkın anlayışa tepkilerini ortaya koydular.

Türk toplumunun inanç ve geleneklerine aykırı olan LGBT sapkınlığına karşı müthiş bir buluşma oldu.

Türk insanı ailelerin geleceği için buluştu.

Türk insanı, çocuklarının yarınlarını kurtarmak için buluştu.

Hava yağmurlu olmasına rağmen on binlerce insan bir araya geldi.

Yürüyüş esnasında hiç bir taşkınlık olmadı.

Vatandaşlarımız, ellerinde Türk Bayrakları ile yürüyüş yaptı.

Kendilerini sanatçı sayıp milletin manevi değerlerine karşı olanlara alternatif olarak, bu organizasyonda birçok milli düşünen sanatçı,  gazeteci, kanaat önderi bulundu.

Konuşmalar oldu.

‘Ailenin toplumun temel harcı olduğu’ bir kez daha ortaya konuldu.

Unutmayalım ki; eşcinsellik hayvanlarda bile yoktur.

Çok tehlikelidir!

 İnternette,   haberlere bakarken gördüm; bir baba, kendi öz evladını dudaktan öpüyordu.

Bu nasıl bir vahşettir.

Bu nasıl bir çılgınlıktır.

Televizyonlarda çizgi filmlerde bile eş cinsellik özendirilmektedir.

Bu rezaletlere sessiz kalmak çok mesuliyetli bir iştir.

Allah korusun, bu ve benzeri sapıklıkların başarılı olmaları, toplumun felakete gitmesidir.

İnsanlığın bitmesidir!

Yapılan toplantı başarılı olmuştur.

Küresel güçlere ve sapık yaklaşımlara mesaj verilmiştir.

Bundan sonrası için;  sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, gazeteciler, milli düşünen aileyi önemseyen ve Türkiye’yi seven herkes daha ciddi bir şekilde çalışmalıdır.

Türk Devleti de yasal önlemleri ve gereken tedbirleri almalıdır.

 

 

 

 

Yazarın Yazıları