A. Raif ÖZTÜRK
  • 20/02/2024 Son günceleme: 20/02/2024 14:38
  • 2.797

SORU: Dünyanın en doğru sözlüsü olan Hz. Muhammed SAV, “Kıyamet çok yakındır” buyurduğu halde, 1445 sene geçmesini nasıl anlamalıyız?

Bu konu, bazı muzır çevrelerce istismar edildiği için, ele alıp ciddi değerlendirmek ve doğrusunu bulmak zorundayız. Ta ki hiç kimse istismar edemesin.

CEVAP: Sene (yani, yıl) kavramı, değerlendirilen konulara göre ayrı anlamlar taşır.

Meselâ; Dünya’nın 1 senesi= 365 gün. Venüs’ün 1 senesi 243 gün. Mars’ın 1 senesi= 321 gün. Merkür’ün 1 senesi, 88 gün. Jüpiter’in 1 senesi= 4333 gün VS. olduğu bilimsel gerçeklerdir…

Bu itibarla; Dünya ile Ahiretin gün ve sene kavramları ve hesapları da böyle farklılıklar arz etmektedir. İşte ilgili ayetler:

Secde S., 5. Â.: “Gökten yere kadar, olan bütün işleri Allah düzenler. Sonra, işler sizin hesabınıza göre BİN yıl kadar tutan BİR gün içinde O'na yükselir.”
Hac S., 47. Â.: Rabbinin katında BİR gün, sizin saydıklarınızdan BİN yıl gibidir.”

AYRICA; FSMV. Üniversitesinden Öğretim Görevlisi Dursun Ali Tökel, bu konuyu Meâric Süresi, 4. Ayete göre hesaplamış. Fakat bu ayette bir ahiret gününün 50 BİN sene olduğu görülüyor. Müfessirlerin açıklamalarına göre bu mesafe, ayrı bir ahiret birimi olduğu, yani “Melek Yılı” tabiriyle ve çokluktan kinaye, macâzî bir ifade olduğu bilinmektedir.

Bu Öğretim Görevlisi dostumuzun titizlikle yaptığı hesaba göre, Efendimizden bu yana geçen süre; özel Meâric, 4. ayete göre 40 DAKİKA, diğer âyetlere göre ise 1,4 gün ediyor.

Yani Hz. Muhammed SAV zamanından bu yana geçen süre 40 dakika da olsa, bir buçuk gün de olsa, yine de ÇOK KISA değil mi?

Bu gerçek belgelere göre; geçen 1445 SENE, sadece BİR BUÇUK GÜN gibi kısacık bir zaman dilimi ettiği için, Hz. Muhammed’in SAV, “Kıyamet çok yakındır” buyurduğu Hadis-i Şerife tekrar bakalım.

Âhiret senesine göre kıyamet sadece 1,5 gün kadar yakın olduğuna göre, elbette Kıyamet çok yakınmış, değil mi? Yani istismara hiç gerek yokmuş…

İşte yukarıdaki bilim adamı, bu 50 BİN seneye göre yaptığı hesapta, Asr’ı Saadetten bu yana geçen süreyi 40 DAKİKA, maksimum 100 senelik bir insan ömrünün de 3 dakika, kalan yarı ömrün ise 1,5 DAKİKA olduğunu tespit etmiş ve insanlığa şöyle seslenmiş:

-“..Önümüzde, mutlaka sevk edileceğimiz EBEDÎ Ahiret hayatımızı kazanmak için, sadece 1-2 dakikamız var. Dünya boş, aldatıcı ve geçici, kendimizi kandırmayalım. Şu yalan dünya için aldanmayalım. Şu bir-iki dakika içinde EBEDÎ hayatımızı kazandık veya kazanamadık. Kazanamazsak, bizim için akıbet tam bir felakettir. Şu geri kalan ömrümüzü çok iyi değerlendirelim.” ..diye tavsiyelerde bulunmaktadır…

Saygıdeğer dostlarım.

Bizim konumuz, “Kıyamet çok yakındır” konusunu nasıl anlamalıyız?” sorusuna cevap aramaktı. Fakat konu açıldıkça, her birimiz için şahsî hayatımıza ve akıbetimize dönüştü.

Peki, bu ilk iki ayetlerdeki hesaba göre 100 senelik bir insan ömrü, acaba gerçekte ne kadar?

CEVAP: Aynı bilim adamının yukarıdaki 50 BİN senelik özel ayete göre yaptığı hesapta; 100 senelik uzun bir insan ömrünün 3 dakika, kalan yarı ömrün ise 1,5 DAKİKA olduğunu tespit ettiğini gördük. Bizde bu 50 kat farkı ekleyerek, diğer ayetlere göre insan ömrünü hesapladığımızda, sadece 2,5 saat olduğunu hesaplıyoruz. Kalan yarı ömrümüz ise sadece 1 saat, 15 dakika ediyor.

Bu daha avantajlı hesaba göre kalan ömrümüze baksak bile; inansak da inanmasak da sevk edileceğimiz SONSUZ Ahiret hayatımızı kazanmak için, 40 Dakika yerine sadece 1 saat 15 dakikamız kalmış.

Dün geçti, bugün FÂNÎ, acaba Yarın var mı?

Gençliğine Güvenme! Ölen hep ihtiyar mı?

Bu gerçekler karşısında bizler de başımızı ellerimizin arasına alarak ve yukarıdaki bilim adamı gibi düşünmemiz ve haykırmamız gerekmiyor mu?

Yani, “ Dünya hayatı boş, kısa ve geçici, kendimizi kandırmayalım. Şu yalan dünya için aldanmayalım. EBEDÎ Ahiret hayatımızı kazanmak için, sadece 1-2 saatimiz var. Şu bir buçuk saat içinde EBEDÎ hayatımızı kazandık veya kazanamadık. Kazanamazsak, bizim için akıbet tam bir felakettir. Şu geri kalan ömrümüzü çok iyi değerlendirelim.” Diye düşünerek, tövbe ve istiğfarlar edelim.

Şu mübarek günlerin avantajlarından da azami istifade edelim inşallah…

NOT: İçinde bulunduğumuz üç aylar ve mübarek geceler, bizler için ayrıca çok önemli avantajlar sağlayacaktır. Ne mutlu bunları idrak ederek değerlendirenlere…

CUMA ve Müteakip BERÂAT GECENİZİ de EN İÇTEN DİLEKLERİMLE TEBRİK ve TES’ÎD EDER, TÜM İNSANLIK ÂLEMİNE ve ÖZELLİKLE MAZLUM FİLİSTİN, GAZZE, MESCİD-İ ÂKSA ve KÜDÜS HALKINA NECÂT ve MUZAFFERİYETLERE VESİLE OLMASINI, YÜCE RABBİMİZDEN NİYAZ EDİYORUM.

Yazarın Yazıları