Son Dakika
Büşra ŞEN ÇOBAN
  • 13/08/2022 Son günceleme: 13/08/2022 12:47
  • 1.615

Oldukça yorucu, alın teri ile yapılan, yoğun emek sarf edilen bir iş alanından bahsedeyim sizlere. Ama ne bu iş, iş olarak görülüyor ne de çalışanlar işçi olarak görülüyor.

Çalışan statüsünde olduklarına dair hiçbir yasal hakları yok. Hatta bu işçilerin adları dahi yok. İşverenler kibirle “ Kadın geldi, Kadın aldım” deyişlerinde bulunsa da o kadınların da bu işin de bir adı vardır. Ad değerdir.  İsimsizlik; değersizleştirmek, nesneleştirmektir. Bir mesleği icra eden insanların değersiz görülmesi nasıl meşru görülmektedir?

Ev işi iştir. Ev işi çalışanları isçidir. Ancak ev işlerinde çalışanların hiçbir sosyal hakları yoktur. Ev temizliği oldukça yorucu ve bir hayli teferruatlı iştir. Bir günde yapılması gereken ve yapılabilecek maksimum iş kapasitesi bellidir. Ancak ev işi işçilerinin yapacağı işin yoğunluğunu işveren belirlemektedir. Çünkü yasal bir belirlenmişlik yoktur. Bu yüzden hep daha fazla iş bekleyen ev sahibinin isteklerini dindirmek oldukça zordur. Camları, mutfak dolaplarını, koltukları, duvarları sildirmek işvereni tatmin etmez “yerleri de şöyle silseydi, şu işi de yetiştirebilseydi” diye söylenir durur. Düşünsenize akşama kadar çalıştınız, başkasının üç günde yapacağı işi bir günde yaptınız biri diyor ki “ yerleri de elle silseydin, aldığın parayı hak etmiyorsun"

Sözlü, fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan ev temizliği işçileri neden bu kadar hor görülmüş acaba. Sayıları oldukça fazla olan bu emekçi kitlenin çabaları neden yok sayılmış. İnsanların en mahrem alanlarını temizleyen ( banyo temizliği, yatak odası temizliği), ev sahibinin yapamayacağı işi yapan ve evde yaşayan herkesin üzerinde hakkı olan bu işçilerin yadsınmasını cinsiyetçi bir oluş ile ilişkilendiriyorum. Acaba bu işçiler kadın olmasaydı yine yasal haklardan mahrum mu kalacaklardı. Düşünsenize ev temizliği işçilerinin çoğunluğu erkek olsa sigortasız, iş tanımsız, adsız çalışır mıydı? Elbette çalışmazdı. Tabi ki çalışmamalı da. Fiziksel olarak kadınlardan daha güçlü bir yaratılışı olan erkeklere değil daha naif yaratılan kadınların üzerine monte edilmiş bu ağır işleri alın teri ile yapan kadınları selamlıyorum.

 Cam temizliği yaparken düşüp zarar gören ya da vefat eden, yasal hakkı olmadığı için iş kazası olarak dahi görülmeyen bu durumların önlenmesini diliyorum.  Eve temizliğe gelen işçiye “ Kadın geldi, Kadın gitti" gibi söylemlerin en çok da diğer kadınlar tarafından yapılması ne kadar ironik.

Haydi değişim için bir adım atalım ve evlerimize yardımcı olmaya gelen ev işçilerine güzel isimleriyle hitap edelim. Onlarla aynı sofraya oturalım ve haklarını vermeye çalışalım.

Önceki Carpe Diem
Sonraki Carpe Diem