Röportajlar

Eski Bakan İmren Aykut Beykoz’da Anaplılarla buluştu

Eski Bakan İmren Aykut Beykoz’da Anaplılarla buluştu
14.03.2015 18:26
| | |
24746

Foto galeri Video galeri

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunu, 17 yıllık sendikacı, Bakanlık yapmış bir Hanımefendi olan İmren Aykut, Dost Beykoz'a konuştu:

Anavatan Partisi'nin Beykozlu mensupları, Paşabahçe Pasha Garden'da yemekli bir toplantıyla bir araya geldi. Rafet Şişman, Sedat Kuvel, Adem Öztürk gibi önemli isimlerin katılım sağladığı yemeğin Onur Konuğu ise İmren Aykut oldu. Ayağının tozuyla geldiği Beykoz'da Dost Beykoz'un sorularını yanıtlayan İmren Aykut, Anavatan Partisi'ni unutmadığını kaydederek, "Biz çok iyi bir partiydik. Biz Rahmetli Turgut Özal'ın deyimiyle, 'Türkiye'ye çağ atlattık!'... Bu terim son derece doğru... Türkiye kabuğunu Rahmetli Özal ile kırdı... Dünyaya açılmasını; yepyeni imkânları, teknolojinin bakış açısının Türkiye'ye gelmesi... Hep o Rahmetlinin geniş ve muazzam vizyonuyla oldu" şeklinde konuştu.

Pasha Garden'da bir araya gelen Beykozlu Anavatan Partililer, hem yemek yediler hem de eski günleri andılar. Çok sayıda eski ANAP’lının katıldığı yemekli toplantıya, Çalışma ve Sosyal Güvenlik eski Bakanı İmren Aykut da 'Onur Konuğu' olarak katıldı. 1990'lı yıllarda aynı zamanda Devlet Bakanlığı, Çevre Bakanlığı görevlerini de yürütmüş olan İmran Hanım, dönemin en tanınan 'kadın' siyasetçilerinden birisiydi. TBMM'ye 17, 18, 19 ve 20. dönemlerde İstanbul ve son olarak Adana Milletvekili olarak giren İmren Aykut, Türkiye Kâğıt Sanayi İşverenleri Sendikası'nda da uzun yıllar Genel Sekreter görevinde bulunmuştu.

Dost Beykoz gazetesini okuyan ve oldukça başarılı bulan, kısa zaman içerisinde de Beykoz'a yerleşmeyi ciddi ciddi düşündüğünü ifade eden İmran Aykut, sorulara oldukça samimi yanıtlar verdi.

İşte Dost Beykoz farkıyla İmren Aykut'un söyledikleri...

Beykoz'a geldiniz mi daha önce İmren Hanım?

"Çok geldim... Siyasi hayatım döneminde, her seçim zamanı burada Beykoz Halkıyla, Paşabahçe Halkıyla beraber oldum. Ben bu tepelerde çok çamur çiğnedim... O zamanlar hep çamurdu buralar..."

Nedir düşünceleriniz Beykoz Halkıyla ilgili, Beykoz'un tabiatıyla ilgili?

"Beykoz benim için çok önemli... Bir kere tabiatına hayranım. Ben bütün kalbimle diliyorum ki, daha fazla bozulmasın. İstanbul'un doğasını korumuş yegâne yeri olarak kalsın. Beykoz'u çok seviyorum. Arkadaşlara diyorum ki, 'Acaba gelsem mi? Beykozlu mu olsam?' diyorum..."

Siz daha önce Çevre Bakanlığı ila Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yaptıysanız da sendikalarda da çalışmalarda bulunmuştunuz. Şu anki dönemi 1980'lerle 1990'larla kıyaslayabilir misiniz?

"Efendim, çok farklı... Ben meslek olarak aslında sendikacıyım. Çok uzun yıllar sendikada çalıştım. O meşhur Paşabahçe grevlerinde falan ben hep buradaydım. Beykoz Kundura Fabrikası'na da gelmiştim. Sanayi ağırlıklı olan bu yerlerle o dönemde çok ilgiliydim. Benim 17 yıllık sendikacılık hayatım var. Siyasetten önce sendikacıyım. Türkiye'de iş kanunları, sendikalar kanunları, grev-lokavt kanunlarında önemli emekler vermiş birisiyim. Oradaki pek çok maddeleri bizzat kaleme almış birisiyim. Ben Türkiye'deki sendikacılık tarihinin içinden gelmiş bir kişiyim..."

Şu anki sendikacılığı başarılı buluyor musunuz İmran Hanım?

"Valla şu an artık sendikacılık diye bir şey kalmadı. Dikkat ederseniz, işçi hareketi son derece durgun… Bizim dönemimizdeki gerçek sendikacılıktı! İşçiler için işçi hakları için büyük bir mücadele yapılıyordu. O mücadelelerin ardından zaten grev kanunu lokavt kanunu gelmiştir. İşçilerin işyerlerindeki şartları o mücadelenin sonucunda düzelmiştir. Bugün işçiler kazandıkları her şeyi o dönemde kazanmışlardır. Bunu herkesin kabul etmesi lazım... Çünkü ben Türk Sendikacılık Tarihi'ni canlı olarak yaşamış bir kişiyim ve her aşamasında emeği olan bir kişiyim.

Tabi, şartlar çok değişti... Ekonomik şartlar değişti... Özellikle bu küreselleşme etkili olmaya başladı. Bu gelişmeler, sendikacılığı çok olumsuz etkiledi. Ama fevkalade olumsuz etkiledi. Sendikaların artık sesi falan çıkmıyor yani işçi hakları için bir şey yapabilir durumda değiller. Şimdi artık farklı bir sendikal model gelişiyor. Bizim bildiğimiz ve o dönemin şartları, dinamikleri artık yok. Onların belki de bazı yeni yollara girmeleri gerekiyor. Bugün artık bir dijital dünyanın içindeyiz. İşyerleri son derece teknolojik imkânlara kavuştu. Sendikaların önünde iki yol var: Ya bu dijital ortama göre işçileri eğitecekler ve yeni bir dönem başlatacaklar ya da bugün olduğu gibi her şeyini, tüm dinamizmini kaybetmiş olarak kalacaklar."

Anavatan Partisi'ni özlüyor musun?

"Son derece özlüyorum... Son derece ama... Biz çok iyi bir partiydik. Biz Rahmetli Turgut Özal'ın deyimiyle, 'Türkiye'ye çağ atlattık!'... Bu terim son derece doğru... Türkiye kabuğunu Rahmetli Özal ile kırdı... Dünyaya açılmasını; yepyeni imkânları, teknolojinin bakış açısının Türkiye'ye gelmesi... Hep o Rahmetlinin geniş ve muazzam vizyonuyla oldu."

Anımsadığınız bir anı var mı Turgut Özal ile ilgili? Hep yanındaydınız belki ama sürekli gittiğiniz yerlerde anlattığınız bir anınız?

"Her dakika hatırlıyorum; çünkü biz Özal'ı unutamıyoruz... Benim onu hatırlamadığım, 'Nur içinde yatsın' demediğim hiçbir gün yoktur... Her şeyde o var... Telefonu elinize alıyorsunuz, onun sayesinde... Gidip ATM'den para çekiyorsunuz; onun sayesinde... Cebinizde kredi kartıyla dünyanın öbür ucuna gidiyorsunuz, 5 kuruş yanınızda taşımadan; yine onun sayesinde... Sanayideki bütün atılımlar, teknolojiye geçiş; hep onun sayesinde...

Günde 8 saat siyah-beyaz ve tek kanal vardı. Şimdi evinizin içinde 500 kanal... Bir televizyondan uyduya bağlanıyorsunuz; ben televizyonumu bağladım: 500 kanal var... Belki daha fazla... Dünyanın her yerini seyrediyorum... Geçen gün çevirirken bir baktım; HindistanEndonezya mı bir yer çıktı mesela... Yani bu o kadar muhteşem bir şey ki... Biz dünyayla bütünleştik. Dünyayı, sizin odanıza getirdi Özal...

Eskiden araba kara borsaları vardı... Telefon mesela... Siz hatırlamazsınız; İstanbul'da biz 15 sene 20 sene sonrasına sıra alabilirdik. Bir çocuk doğduğunda hemen telefona müracaat edilirdi. Çünkü 15-20 sene sonra gelebiliyordu. Şimdi telefon ediyorsun, ertesi gün gelip bağlıyorlar. Bunlar hep Rahmetli Özal'ın sayesinde olan şeyler..."

Son olarak İmran Hanım... Siyaseti artık bıraktınız... Sivil Toplum Kuruluşlarına gidiyor musunuz? Tecrübelerinizi paylaşıyor musunuz?

"Efendim, davetler olursa daima gidiyorum. Konuşuyorum, anlatıyorum... Onlara bir takım kıyaslamalar yaparak gerçekleri göstermeye çalışıyorum. Nereden nereye geldik; bunları hatırlamakta fayda var. Her şeyi unutarak bir adım ileri gidemezsiniz. Geçmişten bakarak geleceğe gidebilirsiniz. Bir ülkenin geçmiş kültürü var, geçmiş ekonomisi var, geçmiş sosyal yapısı var... Bunlar mutlaka bilinecek ki, onların üstüne bina edilecek. Ben de bunları isteyen herkesle tabi ki paylaşıyorum. Kendim de zaten STK'larda aktif bir şekilde çalışıyorum. Biz toplumdan kopamayız. Ben insanları çok sevdiğim için her zaman onlarla birlikte olmaya gayret ederim. Eğer bir faydam olacaksa esirgemem, yardımcı olmaya çalışırım."

dost Beykoz / Özel Röportaj

Anahtar Kelimeler: Beykoz Güncel Haber, Anavatan Partisi, Beykozlu Anaplılar, Pasha Garden, İmren Aykut, Bakan, Rafet Şişman, Sedat Kuvel, Adem Öztürk, Ziyaret, Video, Röportaj, Turgut Özal

1 Yorum
Abdullah Kul29.03.2015 20:57:29

Allah Rahmet eylesin, Turgut Özal Anapla bu Ülkeye çok ama çok değerler kazandırdı bu Millete Dünyayı açtı ve tanıttı, Bilgisayar, yollar, barajlar, GAP projesi, Tarım ve Hayvancılık, her köye yol, haberleşme telekominikasyon hizmetleri onun zamanında geldi ve Anadolunun her yerine yayıldı. O, bize Demokrasiyi tattırdı ve o çok merhametli adaletli hakkaniyetli bir adam gibi adamdı.Allah başımıza onun gibisini nasip etsin.

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"