Makaleler

Erdoğan ve Kurtulmuş Kardeşliği

2014.07.20 00:00
| | |
17883

1959 yılında Ordu Ünye'de dünyaya gelmişti. Dedesinin adı da Numan Kurtulmuş'tu.

Çanakkale, Erzurum ve Azerbaycan cephelerinde binbaşı rütbesiyle savaşan Dede Kurtulmuş,Sakarya Meydan Muharebesi'nde 'Gazi' olmuştu. Başka? Başka bir yönü daha vardı… Dede Numan Kurtulmuş, Latin harfle yazılmış ilk Türkçe ilmihal kitabı olan Amentü Şerhi'nin yazarıydı.

Numan Kurtulmuş, işte böyle önemli bir dedenin torunu olarak önce İstanbul İmam Hatip Lisesi'ni daha sonra da İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'ni bitirdi. ABD'de yüksek lisans eğitimi gördü ve 2004 yılında da profesör oldu.
 
'Kurtulmuş-Erbakan ilişkisi'
 
1998 yılında siyasi yaşamına Necmettin Erbakan'ın yanında başlayan Numan Kurtulmuş, Fazilet Partisi'nde İl Başkanı olarak duyurduğu adını 2001 yılında kurulan Saadet Partisi'yle güçlendirdi. Saadet Partisi'nde İl Başkanıyken, aynı zamanda partinin Genel Başkan Yardımcılığı'na getirildi. 2008 yılında ise Saadet Partisi Genel Başkanlığı'na seçildi. Ne olduysa da bundan sonra oldu. Numan Kurtulmuş, 2010 yılında Ankara'da yapılan Olağanüstü Kongre'de yeniden Başkanlığa seçilirken, Genel İdare ve Yüksek Disiplin KuruluÜyelikleri seçimlerini de kazandı. Erbakan'ın yakınlarının da yer aldığı Genel İdare ve Yüksek Disiplin Kurulu listelerinin oylamada geride kalması, Erbakan Dönemi'nin artık kapandığı yorumlarına neden oldu. 11 Temmuz'daki bu tartışmalı seçimlerden henüz 3 ay geçmesine rağmen 1 Ekim 2010'da Numan Kurtulmuş Saadet Partisi'nden istifa etti.
 
"Kişiler mi yoksa fikirler mi önemli?"
 
Tartışmalarının ortasında kalan Saadet Partisi, efsane Başkanları Necmettin Erbakan'ın 27 Şubat 2011'de hayatını kaybetmesi sonrası büyük bir üzüntü daha yaşadı. GeçmişteAbdullah GülRecep Tayyip Erdoğan ve Bülent Arınç'ın ayrılmasıyla başlayan süreç, Numan Kurtulmuş'un istifasıyla sancılı bir hâl alırken, Necmettin Erbakan'ın vefatı sonrası kısır bir döngü içerisine girdi.
 
Türkiye'de 1 Kasım 2010 tarihinde bir parti kuruldu: HAS Parti. Açılımı şuydu: Halkın Sesi Partisi. Genel Başkanlığı'na Numan Kurtulmuş getirildi.
 
‘HAS Parti Dönemi’
 
HAS Parti'nin kuruluşu 2010 yılında büyük bir ilgi gördü. Bu büyük ilgi, 2011 SeçimSonuçları'nda da kayıt altına alındı: HAS Parti, Türkiye'nin 6. büyük partisi oldu. Türkiye'de her 1000 kişiden 77'si 'HAS Parti' demişti. Ayrıldığı yılların Saadet Partisi yalnızca binde 126 kişiden geçer not almıştı. Yeni kurulan bir parti için seçim sonuçları umut verdi. HAS Parti kurmayları, kendilerine oy veren yaklaşık 330 bin kişiyi artırabilmek için Türkiye sokaklarını dolaştı.
 
Kamuoyunun da dikkatini çekmişti bu sonuçlar. Gazetelerde röportajları yayımlanan Numan Kurtulmuş medyada, AK Parti iktidarına karşı "çok önemli ve dikkat edilmesi gereken saygın bir muhalefet" olarak tanımlanıyordu. Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan da köşesine konuk ettiği Kurtulmuş için "İslami kesimden çıkan bir önder kişi" sıfatını yakıştırmıştı. Yıllarca İstanbul'da İl Başkanlığı yapmış olan Numan Kurtulmuş, gerçekten de önemli bir liderdi: Erdoğan nasıl ki 'efsane Belediye Başkanı' olarak anıldıysa, Numan Kurtulmuş da'efsane İl Başkanıydı’…
 
‘Erdoğan-Kurtulmuş yakınlığı’
 
AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, iktidarda olduğu süreç içinde hep 'zayıf muhalefetten' yakınmaktaydı. Erdoğan, bu zayıf muhalefeti CHP ve MHP ile özdeşleştirse de aslında ad vermeden Saadet Partisi'ni de işin içine çekiyordu. Bu sırada hiç kastetmediği tek bir isim vardı: Numan Kurtulmuş…
 
Numan Kurtulmuş ve ekibinin seçim başarısı bir yana eleştirileri de son derece dikkat çekiciydi. 26 Mayıs 2012 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada Kurtulmuş, '27 Mayıs 1960 darbesinin, Türkiye’de darbeler tarihini başlatan kara bir leke olduğunu' söyledi. Yine 13 Nisan 2012 günü ajanslara düşen haberde Numan Kurtulmuş, 28 Şubat soruşturması hakkındaki şu ifadelerine yer verildi: "Millete yapılan bu zulmün karşılıksız kalmamasını bekliyoruz"
 
‘AK Partililerden Kurtulmuş Yorumu’
 
Öte yandan Numan Kurtulmuş hakkında AK Parti kanadında yapılan yorumlar da etkileyici ve belirleyici nitelikteydi. Nitekim, AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, Star Gazetesi'ndeki köşesinde Kurtulmuş ile ilgili şunları dile getirdi: "Numan Bey’in katılım konusu çok önceki dönemlerde de gündeme gelmiş bir meseledir. Numan Kurtulmuş, gerek beyefendi kişiliği, gerek muhafazakâr kesimdeki güvenilirliğiyle önemli bir siyasi aktördür".
 
HAS Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, AK Parti'ye katılacağı yönündeki iddiaların sıkılıkla konuşulduğu günlerde, parti Genel Merkezi'nde şu açıklamayı yaptı: "Bu tür sözlerin çıkması, Numan Kurtulmuş ve HAS Parti isminin iktidar partisinde konuşulması, sözümüzün gücünün onlar tarafından da anlaşıldığının açık göstergesidir".
 
‘HAS Parti İktidarda olsaydı?”
 
Bu noktada durup sorulması gereken soru ise şu şekilde belirdi: "Acaba tersi bir durumda, HAS Parti iktidarı söz konusu iken Numan Kurtulmuş, AK Parti'den Recep Tayyip Erdoğan'ı partisine davet eder miydi?" Böyle bir soruya "Hayır, etmezdi!" demek pek de kolay değildi. Erbakan merkezli iki siyasetçi, benzer bir kültür içerisinde yoğrulmuş, benzer idealleri hedeflemekteydi. Yine bu tersine bakıştan yola çıkılarak, olası bir HAS Partiiktidarında da muhalefette yer alacak Erdoğan'dan benzer eleştirileri dinlemek olası bir iş gibi görünmekteydi. Erdoğan'ın iktidar rehavetine girmemesiyle Numan Kurtuluş'un muhalefetteki dik duruşu arasında bir benzerlik kurulabilirdi.
 
Genel siyasetin yansımalarından etkilenen yerel siyaset de bu gelişmelere kayıtsız kalamazdı. Kalamadı da. Beykoz HAS Parti üyesi onlarca kişi, düzenlenen bir törenle AK Parti saflarına geçti. Düzenli olarak bu köşeyi takip edenler anımsayacaklardır, Beykoz'daki bu geçişin hızlandırılması fikri ilçede ilk kez bu sayfadan önerilmiş, hatta bununla da yetinmeyip AK parti saflarına daha yeni isimlerin katılması gerektiğini söylemiştim. Beykoz’un AK Partili yöneticilerine 'sürecin dikkatle takip edilip, ivedilikle hareket edilmesi' konusunda yapılan çağrılar, karşılığını buldu.
 
‘Ağır ve haksız ithamlar’
 
Ancak burada asıl önemli nokta, bu birleşmenin Milli Görüş camiasından ağır tepkiler almasıydı… Bu tarz tepkiler Numan Kurtulmuş’un Saadet Partisi’nden ayrıldığı süreçte bile ortaya konmazken, AK Parti ile başlayan katılım sürecine ağır tepki gösterilmesi gereçekten şaşırtıcıydı. Herhalde üst düzey HAS Parti yöneticileri, AK Parti ile bütünleştikten sonra tabanında Milli Görüş’e geri döneceği düşünülmüştü… HAS Parti tabanının AK Partiye katılımıyla boşa çıkan bu beklenti Milli Görüş camiasında bir hayal kırıklığı yaşattı. Bu hayat kırıklığı öfkeye dönüşünce eski Milli Görüş camiasından, eskiden dava arkadaşları olan yeni AK Partililere tepki yağdı.
 
Oysaki HAS Parti'nin Numan Kurtulmuş Başkanlığı'ndaki duruşu her zaman dik vaziyetteydi.'İktidar sarhoşluğu' denilen çukura 10 yıldır düşmemiş bir Recep Tayyip Erdoğan'da gözlemlenen pozitif özelliklerin tümü Numan Kurtulmuş için de geçerliydi. Numan Kurtulmuş ve beraberindekiler, Türkiye'nin geleceğine yönelik atılacak adımlarda iktidara katkı verilmek üzere davet edilmişti. Bu noktanın hassasiyet ve inceliğini, kibarlığını bir yana koyarak, HAS Parti AK Parti bütünleşmesini 'çıkar sağlamak' olarak özetlemek, ne kadar adaletli bir yaklaşımdı?
 
Her ne olursa olsun, şöyle bir sonucu çıkarıp masa üstüne koymak yanlış bir iş olmayacaktı:Ne Recep Tayyip Erdoğan'ın Numan Kurtulmuş'a ne de Numan Kurtulmuş'un Recep Tayyip Erdoğan'a karşı ihtiyaç duyması ya da birbirinden korkması söz konusu değildi! Erdoğan ve Numan iki kardeşti. Geleceğin neyi getireceği bilinememekle birlikte, akılcı bir gözlemin bizi getireceği nokta işte tam da böylesi bir yerdi.

Anahtar Kelimeler: Kader Gür, Dost Beykoz, Erdoğan, Numan Kurtulmuş, Sakarya Meydan Muharebesi, ABD, İstanbul Üniversitesi

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"