Makaleler

Erdoğan’ın değil, Türkiye’nin düşmanları

2014.07.27 00:00
| | |
12494

Evet, doğru anlayalım, bunlar Tayyip Erdoğan’ın değil, onun şahsında Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin düşmanlarıdır.

Daha doğrusu, Türkiye’nin kalkınmasını, Milleti’nin huzurunu, güçlenmesini, istikrarını, yapılan hizmetlere, gayrisafi gelirin çoğalmasını, İMF’ye olan borcun silinmesini, kalkınma hızını, çekemeyen alt yüklenicilerdir. Yani bazı iç ve dış mihrakların piyonları ve kuklalarıdır.

Eğer sadece düşmanlık Tayyip Erdoğan’a olsaydı, o zaman geçmişte Menderes’e neden düşman oldular? Özal’a neden düşman oldular?

İyi bakın, bugün Tayyip Erdoğan’a düşman olanlar, dün Özal’a öncesinde de Menderes’e düşman olmuşlar. Bugün Başbakan’a iftira atanlar, küfredenler, dünde Özal’a, Menderes’e iftira atıyorlardı, yani zihniyet hep aynı zihniyet.

Çünkü onların düşmanlığı Tayyip Erdoğan’a, Özal’a veya Menderes’e değil, bilakis;Türkiye’ye, Türk Milleti’nedir.

Epeyi zamandır bu konuyu araştırıyorum ve diyebilirim ki, sadece; yazıklar olsun bu vatansever ve ülkesi için kalkınma yönünde bir şeylerin çabasında olan insanlara bunları yaşatan hainlere, güruhlara.

Menderes’ten başlayalım; neden ona düşman olmuşlar? Çünkü Menderes bu ülkede kalkınma hamleleri yaptı. Köylüleri kara sabandan kurtardı, çiftçiyi traktör’le tanıştırdı.

Dahası fabrikalar, barajlar, yollar yaptı. Böylesi hizmetlere, kalkınma hamlesine tahammül edemeyenler Menderes’i iftiraya boğdular ve adamı bebekköpek entrikalarıyla astılar.

Çünkü bu zümrenin, densizlerin düşmanlığı; bu millete yapılan hizmetlereydi.

Rahmetli Özal’ın dönemini iyi hatırlıyorum o, da, Menderes gibi bu ülke için çok çalıştı.Türkiye’ye ilk uyduyu kazandırdı, iletişim devrimini, Karakaya Barajı’nı, otobanları yaptı.

Zaten bu kendilerini lafta çağdaş zanneden zihniyet, bu ülke için taş taş üstüne koyanlara, yol ve baraj yapanlara, asla tahammül edemiyor. Edemedikleri gibi yok etmeye çalışıyorlar.Menderes ve Özal örneğindeki gibi.

Gelelim; ‘‘Başbakan, Tayyip Erdoğan gerçeğine.

Ne dedi usta; Ben bu yola baş koyduğumda zaten beyaz kefeni üstüme giydim, bu ülke için hizmet yolunda ne gerekiyorsa yapılacak ve yapacağım diyerek, milleti için hizmete başladı.

Peki, nelere imza attı.

Gayrisafi hâsılayı dört kat daha arttırdı. Hiçte küçümsenmeyecek barajlar, çift şeritli (duble) yollar yaptırdı ve hal hazırda da, bazılarının inşaatı devam ediyor. Hızlı tren projesi bütün hızıyla sürüyor. Boğaz’a tüp geçit yapıldı. Üçüncü köprünün temeli atıldı.  İzmit körfez yolu inşaatı yapımı süratli bir şekilde devam ediyor.

Tabiî ‘ki, sağlık sektörünü iyi bilen birisi olarak, çok ve çok önemsediğim, Şehir hastaneleri projeleri kapsamında; İstanbul Haliç kongre merkezinde Başbakanımız,  Sağlık Bakanımız ve diğer katılımcı Bakanlarımız tarafından verilen sempozyuma Beykoz devlet Hastanesi Yöneticisi Sayın; Op. Dr. Yaşar Çelik nezdinde katılımda bulunduk.

Gerçekten sağlık alanında çok önemsenecek bir proje. Beni en çok heyecanlandıran bu anlamda, her yapılan şehir hastanesinin ön bahçesinde helikopter alanı ve helikopteri. Hakikaten muhteşem bir proje.

Bu bağlamda’da Şehir hastaneleri projelerinin ilk temeli de Başbakan ve katılımcı Bakanlartarafından Ankara Bilkent’te atıldı.

Evet, ilerici, çağdaş geçinen zavallılar, bu saydıklarım bu ülkede mevcut iktidar tarafından sizlerin deyişiyle gericiler, yobazlar tarafından gerçekleştirilmiş projelerdir.

En son şaheser’ de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız’ da Marmaray’ın insanların hizmetine girmesidir. Başbakanın deklare ettiği gibi Allah’ tan bu zümre Marmaray yerin altında olduğu için göremediler yoksa bu zihniyet yapılanı fark etseydi her seferinde yaptıkları gibi Anayasa Mahkemesi’ne koşarlardı. Marmaray Anayasa’ya aykırı diye.

Tabi ki bu tür eserler yükseldikçe, yapıldıkça, birileri çekemiyor, deliriyorlar. Türkiyekalkındıkça bu güruh zihniyet çıldırıyor. Tayyip’i durdurmak lazım, nidaları atıyorlar.

İftiralar, yalanlar, gürültüler, küfürler, entrikalar olmuyor. Yürüyüşler, taşlar, molotoflar, yakmalar, yıkmalar en son Gezi Parkı eylemleri, oda yemiyor.

Sonuç: olmuyor oğlu olmuyor. Sonrası; Tehditler, tenkitler, şantajlar, sabotajlar yine de durmuyor, durduramıyorlar. Tayyip Erdoğan’a bugüne kadar edindiğim bilgilere göre yirmiden fazla sabotaj teşebbüsü olmuş. Lakin gerek Milli İstihbarat (MİT)’in iyi çalışması, burada Sayın; Hakan Fidan’ın hakkını vermek lazım.

Gerek, polisimizin dikkati, gerek Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin ve gerekse dekendisinin çok dikkatli oluşu, özellikle de Yaradan’ın yardımıyla bu kalleş girişimleri atlattı.

Türkiye’nin kalkınmasını mutlaka durdurmak isteyenlerin azmi ve gayretleri durmadı, bitmedi, ellerinde ne kadar haydut, ne kadar bölücü, anarşist varsa sokaklara sürdüler. Bildikleri bütün yalanları, iftiraları entrikaları manşetlere döktüler.

Ama olmuyor, olmayacakta. Bu millet artık düşmanını tanımladı, kanmıyor, inanmıyor, yapılan entrikalara, Bizans oyunlarına gelmiyor.

Ey masonlar, baronlar, baroniçeler, haydut ordusu, iç ve dış mihraklar, bu milleti ve ülkemiz için yapılan yatırımları, durduramayacaksınız.

 

Anahtar Kelimeler: Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye

Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"