Emperyalizmin emelleri aynı, taktikleri değişim gösterir

  • 20.10.2020 09:35
  • Okunma: 1349 kez

Ticaret, Üretim , ham maddelerin işlenmesi, eğitim  ülkelerin refahını belirlemektedir.  Ülkelerin bu konuda hızla zenginleşmesi kurulduğu yurtta daha önce  yaşayan toplulukların bilgi birikimleri ve eğitim durumları çok önemli rol oynar. Eğitime bu yazımda değinmeyip ekonomik konulara bir parça ilişeceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Devletinin yerine kurulmuş bir devlet olmuştur.

Osmanlının son döneminde, Kanuni Döneminde verilen kapitülasyonlar Osmanlının yıkımını hazırlamıştır.

Osmanlın Avrupa devletlerine bir takım mali imtiyazlar verip birini diğerine karşı kullanmayı düşünmüştü lakin tavizin tavizi doğurduğu göz ardı edilmişti. Osmanlı  İmparatorluğu payitahta uzak bölgelerdeki yabancı cemiyetlerin, daha rahat zenginleşmesi ve büyümesini sağlayan  kapitülasyonlardan Avrupalı tüccarlarında faydalanmasına da müsaade edildi. Osmanlının son dönemlerinde çok güvendiği kapitülasyonlar, Osmanlı devletinin yıkım sürecini hızlandırmıştır.

Sanayii devriminden sonra üretim artışı fazlalaşan Avrupa bu malları kapitülasyonlar sayesinde Osmanlı pazarında rahatça satabiliyorlardı.  Bu malların rahat satılmasına karşın Osmanlı el tezgahlarında dokunan tekstil ve  atölyelerde üretilen ürünler pahalıya mal olduğundan dolayı bu atölyeler ve tezgahlar kapanmaya başlamıştı.

1838 yılında yapılan Balta limanı antlaşmasıyla Biritanya (İngiltere) ile yapılan antlaşmanın benzerleri o dönemde ki Avrupa devletleriyle de imzalanmış  ve o dönemdeki yabancı tüccarlar Osmanlı tüccarlarından daha imtiyazlı hale gelmişlerdi. Bu da Osmanlı ekonomisinin çökmesine yol açmıştı.

Genç Cumhuriyet, kapitülasyonları kaldırıp yabancı tüccarların imtiyazlarına son vermiş. 1923 den 1938 e kadar 48 fabrika kurup, finans kurumu olarak İş bankasını faaliyete geçirmiştir.

1940'lı  yıllarda  ikinci dünya savaşı nedeniyle sanayii faaliyetleri yavaşlamıştı

1950'li yıllarda baraj, termo elektrik santralleri. Şeker fabrikaları. Çimento fabrikaları kurulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan uçak fabrikası 1954 yılında kapatılmıştır.

1960'lı yıllardan sonra sanayi ve tarım yatırımları devam etmiştir. 70 li yıllar ve sonrasında Enflasyon hortlamış ve hızlı artış göstermiştir. Buna yapılan askeri müdahalelerin ve Demirel’in sıkışınca para basması çok etkili olmuştur

90'lı yıllarda ve 2000'li yıllarda Avrupa Birliğine girmek için Gümrük Birliğini ve tek taraflı aleyhimize işletilen Avrupa Birliği dayatmalarını kabul etme hatasına düşmemiz aleyhimize oluşmuştur.

Günümüze yaklaştıkça çoğu çok  ucuza  özelleştirilen ve özelleştirildikten sonra iyileştirilerek karlı hale getirilip çalıştırılması yerine kapatılan ve karlı arazilerini ya satan yada üzerine bina edip para kazanma cihetine giden özelleştirmeler, devamlı açık veren bütçeler. Tarımda kendi kendine yeten ülke konumundan tarım ürünleri ithal eden ülke konumunda bir ülke haline gelmemiz. Kendi tohumunu üreten ülke konumundan tohum ithal ülke konumuna gelmemiz ve hayvancılığımızın bile kesimlik hayvan ithal eden ülke konumuna gelmesi,  dışa daha çok bağımlı bir duruma gelmemizin göstergesidir. Bu sebepler ve daha yazmadığımız bir çok sebep bu günkü ve önceki krizlerin meydana gelmesini hazırlamıştır.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları