Emin Yavuz Beykoz'da konuşulamayanları konuştu

  • Güncelleme: 22.09.2020 15:39
  • Okunma: 6107 kez
  • Yorum: 0
Beykoz Belediyesi eski Meclis üyesi Emin Yavuz, Kader Gür'e çok önemli açıklamalar yaptı. Yavuz aktif siyasi hayatını noktaladığını söyledi.
Emin Yavuz Beykoz'da konuşulamayanları konuştu

Siyaset, sosyal ve iş yaşantısıyla ilgili değerlendirmeler yapan Yavuz, AK Partiye yönelik eleştiriler cümlelerine, "beni kimse AK Partiden koparamaz" ifadelerini de ekledi.

Aslen Rizeli ama Beykoz’da doğup büyüdü. Çocukluğundan beri sosyal çalışmalara önem verdi. Aile yapısına ve birlikte yol yürüdüğü insanlarla hayatı özdeşleştirdi. Gerek iş hayatında gerekse aile yaşantısında dengeleri önemseyerek bir yaşam tarzı benimsedi.

Emin Yavuz… Süreç kendisini sadece Anavatan Partili bir seçmenken, Recep Tayyip Erdoğan’ın 1997 yılında yaşadığı mağduriyet nedeniyle aktif siyasete sürükledi. 14 Ağustos 2001’de kurulan ve Genel Merkez yapısından sonra Beykoz’da da teşkilatlanan AK Parti’nin kurucuları arasında yer alarak zor bir süreçte önemli bir misyon üstlendi.

On dokuz yıl önce teşkilatlanan AK Parti’nin günümüzde hala kendisinden söz ettiren kurucularından biri olan Emin Yavuz, sadece siyasette değil, sosyal çalışmaların içinde yer almasıyla da Beykoz’a katkı sağladı.

Dost Beykoz’a geçmişten geleceğe yönelik hedeflerini anlatan Emin Yavuz, kurucusu olduğu AK Parti’nin geldiği aşamayı ve sebeplerini de sıraladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni, AK Parti’nin kaybettiği değerlerini ve Murat Aydın’ın Beykoz Belediye Başkan Adayı gösterilmesine ilişkin önemli tespitler yapan Emin Yavuz, "günahıyla, sevabıyla AK Parti bizim çocuğumuz" dedi.

Eski AK Parti İlçe Başkan Yardımcısı, Beykoz Belediyesi eski Meclis üyesi, Yeşilay Cemiyeti Beykoz Şubesi eski Başkanı ve Beykozlu Doğu Karadenizliler Derneği Başkanı Emin Yavuz, Kader Gür’ün sorularına verdiği cevaplarla Beykoz’un geleceği için herkesi düşünmeye davet etti.

Aslında siyaset çok benimsediğim ve sevdiğim bir iş değildi. Üniversite yıllarımda bile arkadaşlarım beni sol görüşlü bir insan zannederdi…  Ailece Turgut Özal’ı desteklerdik. Ama hiçbir zaman aktif siyaseti düşünmedim.

Ben aktif siyasete, Dr. Selami Öksüz’ün teklifi üzerine AK Partide başladım… Ondan öncesinde ise sosyal manada birçok çalışmam oldu. İş insanı iken işyerime gelen müşterilerimin teklifi üzere Kavacık Ortaokulu Aile Birliği Başkanlığına seçildiğimde 19 yaşındaydım.  Sosyal yaşama başlangıç aşamam budur. Hiç unutmuyorum. O dönemde Beykoz’a çok güzel bir kütüphane kazandırmıştık.

Üniversite eğitimimin ardından, kendi işimi gücümü kurduktan sonra sosyal çalışmalara daha bir önem verdim. Coşkun Tosun’un başkanlığı döneminde Doğu Karadenizliler Derneği’nin yönetiminde yer aldım. Beraber uzun yıllar çalıştık. Sosyal çalışmalar zaten sizi bir yerlere taşıyor.

AK Parti’nin kurulduğu dönemi anlatabilir misiniz?    

14 Ağustos 2001 AK Parti’nin kuruluşu. Bende aktif siyasete o zaman başladım. Biz dededen gelme iş insanıyız. O dönemlerde siyasetin neler getirip, neler götüreceğini bilmiyordum açıkçası. Beykoz’da, başta Doktor Selami Öksüz olmak üzere sevdiğimiz ağabeylerimiz, ‘bir parti kuruluyor, bu partinin yöneticisi olmak ister misin?’ diye teklifte bulundu. Bende ilk etapta çok sıcak bakmadım. Yakın dostlarımla, başta ailem olmak üzere istişare ettim. Yeni evliydim. Ticaret hayatımdan dolayı da temkinli yaklaştım. Siyasetle ticaret bir arada gitmiyor.

AK Partinin kuruluşunda dostluk ve dayanışma ruhu vardı

Eşim çok olumsuz bakmadı. Ortağımda, ‘girebilirsin’ dedi. O günkü şartlarda da Türkiye siyasetinde büyük bir boşluk vardı. Belediyeler ve ülke çok kötüydü. 28 Şubat sürecinden kaynaklı kutuplaşmış bir anlayış vardı. Recep Tayyip Erdoğan’ı da İstanbul Büyükşehir Belediyesinden bildiğimiz için onu bir kurtarıcı gözüyle gördük. Ben her işimi enine boyuna düşünürüm. Siyaset girip girmemeyi de çok düşündüm. O dönemde Dr. Selami Öksüz devre dışı kalınca Dr. Ahmet Batu sorumluluğu üstlendi. Ahmet Batu siyaseten tanıdığım en değerli insanlardan biridir. Ve benim aile dostum oldu. Benimle her şeyini paylaştı. AK Parti’nin kuruluşunda olağanüstü bir dostluk ve dayanışma ruhu vardı.

Beş bucuk ay Beykoz’da ilçe binası aradık. Sonunda benim Hasan Yavuz’daki binanın ilçe binası olmasına karar verdik. O sürede ilçe teşkilatı kurulmuş ama biz yerimiz olmadığı için toplantılarımızı Üsküdar’da yapıyorduk. Ortağımla konuştuktan sonra, duvara toslayacak denilen partinin ilçe binasını kurduk.

İlçe teşkilatını ciddi ekonomik sıkıntılarla kurduk

Hiç siyasete girmeyen ve ciddi manada ekonomik sıkıntılarla partiyi kurduk. Dr. Ahmet Batu sağ olsun. Beykoz’a en çok katkı sunan insandır. Ahmet Batu ilçe yönetiminde kimseden para istemezdi. Büyük anlamda kendisi karşılardı. İş adamlarından da destek aldık. 3 Kasım 2002 Seçimleri yaklaşırken, bir gece yaptık. O dönemde bizi kapılarından kovan iş insanları daha sonra AK Partili oldu. Aras Kargonun sahibi Celal Aras bizim binasına bayrak asmamıza izin vermemişti.

AK Parti’nin ilk SKM Başkanı

3 Kasım 2002 Seçimlerinde SKM Başkanı beni yaptılar… Paramız olmadığı için SKM binası tutamadık. Sağ olsun Ali Bıçakçı isimli bir arkadaşım bedelsiz bir şekilde binasını bize verdi. Mahalle temsilcileri, teşkilatlar olağanüstü çalıştı. Herkes yaptığı çalışmanın giderini kendi cebinden karşılıyordu.

AK Parti’nin girdiği ilk yerel ve genel seçimlerde çalışan insanlara bu partinin vefa borcu var. Binlerce insan onların sayesinde buralara geldi. Çünkü o insanlar hiçbir beklentisi olmadan çalıştı. Hasta anasını, babasını çocuğunu bırakarak insanlar seçimlerde çalışmaya geliyordu. Kim için geliyordu? Tayyip Erdoğan için geliyordu. İnsanlar Tayyip Erdoğan için ölüyordu. Ama yöneticilerimiz o fedakârlığın hakkını veremedi.

O günle, bugünkü AK Parti arasında fark var mıdır?

Doğruları söylemediğin sürece, yanlış yapanlar doğru yaptıklarını zannediyorlar. AK Parti eriyor. Geldiğimiz noktada birçok belediyeyi kaybettik. Neden Kaybettik? Hatırlarsan parti kurulur, kurulmaz senin evine geldik. Çocukların o zaman küçüktü. Yenge bize karalahana yapmıştı. Bu bile bizim hayatımızda çok önemlidir. Budur AK Parti ruhu. Bu ruh kayboldu. O dönemde samimiyet vardı, güven vardı. Bugün siyasete girenlerin ilk işi menfaat temin etmek oluyor. AK Parti tüzüğünde yer alan şeffaflık ve vatandaşta güven oluşturan tüm unsurlar ortadan kaldırıldı. İki milyon kira verilen bir ilçe binasından 35 milyon gideri olan bir ilçe binasına taşınıyorsun. Bunu kime güvenerek yapıyorsun, belediye başkanına.

Biz kimin nasıl gelip gittiğini biliyoruz

Yerel yönetimleri kazandıktan sonra adalet ruhunu kaybederek, büyük hatalar yatık. İşi ehline vermedik. Yönetimde adaleti gözetmedik. Bütün seçimler için bunu söyleyebiliriz. Gelenlerin ekonomik anlamda nasıl geldiğini, gidenlerin nasıl gittiğini biliyoruz. Siyasete girdiğim günle, bugün arasında mal varlığımda yüzde elli azalma var. Siyasette olduğum süre içinde ticaret yapmadım. Ama o makamlara gelenlerin, nasıl gittiklerini bizim gibi vatandaşta görüyor. AK Parti’nin bugünkü durumunun müsebbiplerinin başında haksız kazanç peşinde olanlar gelir. AK Parti bizim partimiz…

AK Parti’nin ivme kaybetmesinde gönül ilişkilerinin payı var mıdır sizce?

Tabii ki olmuştur. Ama bunlar mümkün olduğunca aileye zarar vereceği için dışarıya pek yansıtılmadı. Ama parti içinde gereği yapıldı. Ne kadar dışarıya yansıtmasan da duyulanlar oldu. Aileyi ilgilendiren şeyi bizim toplumumuz çok konuşmaz, ama hırsızlığı affetmez. Belediyelerin ihaleleri hep tartışma konusu olmuştur. AK Partili belediyeler parayı iyi yönetemedi. Çok israf yapıldı. AK Parti'nin düşüşüne neden olan eksiklikleri söylememiz lazım...

Ceketimi koysam kazanır dönemi bitti mi?

Olay şu anda çok farklı boyutlara geldi. Türkiye'de siyaseti iç dinamikler yönlendirmiyor.  Siyaset artık dışarıda şekilleniyor. Fransa, 'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı seçtirmeyin' diyorsa, bu çok önemlidir. Uluslararası boyutta dostumuz yok. Ama içeride ceketimi koysam kazanır dönemi bitmiştir. İstanbul, Ankara ve diğer büyükşehirlerin kaybedilmesi bunun en açık göstergesidir. Büyükşehir Belediye Başkanlarının istifa ettirilmiş olmasına ilişkin kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama yapılmaması da bu kayıplarda etkendir.

Son yaşanan İBB seçimlerinden alınan sonucun ve nedenlerinin masaya yatırılması gerektiğini düşünüyorum. Seçimin iptal edilmesinden sonra farkın açılması da bir göstergedir. AK Parti kendi değerlerine ters düştü. Mağdur edilen AK Parti mağduriyet oluşturunca sonuç böyle oldu. AK Parti görevden aldıkça kaybetti.

FETÖ ve AK Parti?

Ben meclis üyesi iken yurt dışında okullarına gittim. Türkmenistan, Özbekistan, Macaristan, Kırgızistan. Çok iyi niyetli değerlendirmeler yaptık. Gittiğimiz okullarda Türkçe konuşulması, Türkçe eğitim verilmesi hoşumuza gitti. Dünya biyoloji şampiyonu Türkmenistan'daki okuldan seçilmişti. Bu bize gurur vermişti. Bizim o ziyaretlerimizde Genel Başkan Yardımcısı, bazı belediye başkanları ve meclis üyeleri de vardı. Bayağı kalabalık gitmiştik. Devlete öyle bir sızdılar ki, önce askeriye, eğitim. Uyanamadılar mı, yoksa o günün şartlarında siyasi olarak öylemi gerekiyordu. Sonuçta siyasi güç insanla oluyordu. Onlarda o zaman büyük güçtü. Ben bir kaç ev toplantılarına katıldım. Orada şunu gördüm. Toplantılarda hiç soru sordurmazlardı. Onlar anlatacak, sen dinleyeceksin. Bu durum hep benim kafama takıldı ve beni hep kuşkulandırdı.  Onun için ben hiç onlara yakın durmadım.

Dolayısıyla bu işin patlaması, yapılan operasyonlarda yaşanan haksızlıklar AK Partiye zarar verdi. Bu konuda sapla saman çok karıştı. Suçlu suçsuz çok insan içeri alındı. FETÖ'nün tezgahladığı Balyoz operasyonları da AK Partiye çok kaybettirdi. AK Parti bu tuzağa düşmemeliydi. Haksız yere cezaevinde yatmak insanlara ağır darbe vurdu.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sizce gereklimiydi?

2018 yılında Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi uygulamaya geçti. Türkiye buna hazır değildi? Hatalar yapıldı. Bizim içimizde de bu sistemi eleştiren çok oldu. Ama Tayyip Beyin önünde kimse düşüncelerini dile getiremedi. Bugün azda olsa bu sistemin bize oy kaybettirdiğini düşünüyorum. Çünkü parlamentonun hiç bir vasfı kalmadı. Milletvekilleri etkisizleştirildi. Eskiden parlamenterin bir değeri vardı. Şu anda hiç bir değeri yok. Denetim zayıfladı. Tayyip Erdoğan karizmatik lider. Hiç kimse bunu tartışamaz. Ama karizmatik liderlerde hata yaparlar.

Cumhurbaşkanlığı kabinesinin siyaset dışından olmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Bakanlar, konusunda uzman insanlar. Fakat siyaseten güç kaybediyoruz. Siyaseten mücadele eden insanların önünü kesmiş oluyorsunuz. Emek vermeden, partiye hiç uğramadan insanlar makam sahibi oluyor. Bu teşkilatların motivasyonunu düşürüyor. Milletvekilleri bakanlarla görüşemediğinden yakınıyor.

Tayyip Erdoğan bürokratlardan çok şikayet etmiştir. Ama bu sistemde tamamen bir bürokratik oligarşidir. Bakan tek talimatı Cumhurbaşkanından alıyor. Siyasi hiç bir sorumluluğu yok. Cumhurbaşkanı Kabinesinin teşkilatlarla hiç bir bağı kalmadı.

AK Partinin bölge dışından yerel aday göstermesi doğru bir politikamıydı?

Bu durum İstanbul'un bir kaç ilçesinde yapıldı. Bildiğim kadarıyla bir tek Beykoz'da başarı sağlandı. Diğer ilçelerde kazanamadık. Benim Murat Aydın'ın şahsıyla bir sorunum yok. Başarılı da olabilir. Beykoz'da Murat Aydın dışarıdan gelen biri olmasına rağmen seçildi. Burada Murat Aydın'ın becerisi de var. Ben bunu Murat Aydın Doğu Karadenizliler Derneği'ni ziyaret ettiği zaman gözlemledim.

Ama buna rağmen bu politika doğru değil. Bunun nedenlerini tartışmamız lazım. Başka bir ilçede 20 yıl belediye başkanlığı yapmış bir insanı Beykoz'a getirmek kadar yanlış bir şey yok. Bunun ne kadar yanlış olduğu da, iptal edilen İBB seçimlerinin sonuçlarında gördük. Beykoz'dan Büyükşehir'e ilk seçimde verilen oylarla, ikinci seçimde verilen oylara baktığın zaman sonucu görüyorsun. AK Parti Beykoz'da sekiz yüz eksiye düştü.

Murat Aydın'ı takdir ediyorum

İBB seçimlerinin iptal edilmesi de yanlış olmuştur. Aynı durumu biz yaşasaydık, seçim iptal olmazdı diye düşünüyorum.  Beykoz'da belediye başkan aday adayları içinde Beykoz'u yönetecek kimse yok muydu? Beykoz'da bu insan bulunabilirken, ilçe yönetimi bunu bulmalıydı. Murat Aydın Beykoz'da kendisini kabul ettirdi. İyi bir siyasetçi kendisi. Takdir ediyorum onu. Murat Aydın sahaya çok hazırlıklı indi. Beykoz'da vatandaş çivi çakamazken, yapılan inşaatlara bakarsanız durumu görebilirsiniz...

Neden Beykoz'a Murat Aydın gönderildi? Bu konuda ilçenin zaafı çok büyük. Başından beri Hanefi Dilmaç'ı destekleyen bir insanım ama oda hata yaptı. İlçeyi bir isim üzerinde örgütlemedi. Bunu Şile yaptı. Başarılı oldu.

Murat Aydın'ın kazanmasında teşkilatın katkısı yok mu?

Herkesin bu başarıda katkısı var. Murat Aydın sorular sorulmadan cevaplarını verdi. Murat Aydın Beykoz'da halkın taleplerine göre çalışmalar yapacağını söyledi.

Murat Aydın'ın Beykoz'da görev süresi 1 bucuk yılı geçti. Sahada eleştiriler var. Özellikle parti içinden, meclis üyelerinden. Genellikle insanlar belediyeye gidemediklerinden yakınıyor. Murat Aydın'ın kimseyi ciddiye almadığı söyleniyor. Bırak muhalefeti, kendi meclis üyeleri bile görüşmek için kapıda bekliyor. Bizim partimizde böyle bir anlayış yok. Belediye Başkanı ile meclis üyesi direk görüşebiliyor, sorununu anlatabiliyordu. Bu Murat Aydın'da yok. Murat Aydın kendisi iş yapmıyor, ekibine pas ediyor. Yücel Çelikbilek çok zorda olmadığı sürece meclisi boş bırakmazdı.

Murat Aydın'ı başarılı buluyor musunuz?

Murat Aydın'ın başarılı bulduğum yönleri var. Belediyede bir düzen tertip göze çarpıyor. Bu çok önemlidir. Belediyeye girdiğiniz zaman bir ciddiyet var. İlgi var. Bir iş varsa hemen yönlendirme yapılıyor. Tabi burada bir şey var. Yönetimin Beykoz dışından getirilmiş olması bana göre çok doğru bir şey değil. Bu çek eleştiri alıyor. Kafa adamları getir ama herkesi dışarıdan getirmek hakkaniyetli değildi. Belediyeyi Murat Aydın yönetmiyor. Yardımcısı yönetiyor. Siyaset kısa vadeli bir iş değil. Uzun vadeli düşünmek lazım. Şurada bir bucuk yıl bitti. Tayyip Erdoğan 'Hedef 2023' dediği zaman herkes gülmüştü. Bakın bugün 2023'e yürüyoruz. Üç yıl sonra sahaya inebilecekler mi? Direnerek iki başkan yardımcısı yapıldı. Diretilmeseydi onlarda buradan olmazdı. Birini Tayyip Erdoğan yaptı zaten. Ona rağmen çok aktif değiller. Ama Murat Aydın'ı halka ilişkiler konusunda başarılı buluyorum. Hasan Yavuz Camiinde ve markette bir kaç kez gördüm kendisini.

Beykoz'da anılacak tek belediye başkanı Yücel Çelikbilek'tir

Ama teşkilatı benimseme noktasında kendisini zayıf görüyorum. Bugün seçim olsa Murat Aydın zor kazanır. Beykoz'da her zaman anılacak tek belediye başkanı Yücel Çelikbilek'tir. Bir yerin en önemli sorunu mülkiyettir. Yüzde seksen beş mülkiyet sorunu olan Beykoz'da bu sorunu Yücel Çelikbilek yüzde 14'lere kadar indirmiştir. Bu büyük bir başarıdır.

Beykoz'un 2B parası ne oldu?

Süreç içinde harcandı. Bir kısmı da maliye hazinesine ödendi. 650 milyon civarında bir nakit paramız vardı. Elli milyon TL'ye Kavacıkta kendi yaptığımız binayı aldık. Bugün satsak 30 milyon etmez. Buda bir hataydı. Necmettin Erbakan Kültür Merkezi'nin yıkılacak olması da yanlıştır. 10 yılda iki kere tadilat gördü. Madem bu yerde tadilat olacak neden deprem etüdü yapılmadı. Ben binanın depreme dayanıksız olduğunu düşünmüyorum. Ona gelene kadar ne binalar var. Ben orada başka bir hesabın olduğunu düşünüyorum.

Emin Yavuz bundan sonra ne yapmayı düşünüyor?

Ben bundan sonra biraz siyasetin dışında kalacağım. Birileri beni bir yerlere yazıyorlar. Sormadan etmeden şık değil bunlar.  Benim bir amacım varsa bunu açık açık söylerim. Bunları yazıp çizenleri de gazeteci olarak görmüyorum. Benim ilçe başkanlığı için kulis yaptığımı söylüyorlar. Bunu söyleyenleri muhatap almıyorum. Benim böyle bir niyetim kesinlikle olmadı. Açıkçası yoruldum. Ben yıllarca ticaret yaptım. Beykoz'da en fazla inşaat yapan firmanın sahibiyim. Gelecek on yıl Beykoz'un yılı olacak bunu iddia ediyorum. İstanbul'da her taraf doldu. Yeniden ticarete hazırlanıyorum.

Kent Konseyi çalışmalarınızdan söz etmek ister misiniz?

Kent Konseyinde uzun yıllar görev yaptım. Son kongre çok AK Partiye yakışan bir kongre olmadı. Kent Konseyinin tüzüğü var. Her kesimden insan olmak zorunda. Tebligat yoluyla kurumlara davet yapılır. Genel Kurulda aday olmak isteyenler başvuru yaparlar ve seçim yapılır. Bu güne kadar böyle oldu ve kimse buna müdahil olmadı. Beykoz'un bu konuda başarıları yadsınamaz. Kent konseyinin bir bütçesi yok. Belediye Başkanı verirse varsınız?

Yeni dönemde Murat Aydın geldi. Başkan tercihini Sadullah Kabahasanoğlu'ndan yana kullandı. Sağ olsun kendisi bana iki kere geldi, fikir aldı. Çok sevdiğim bir kardeşimdir.  Kent konseyi icra kurulu üyeleri öneri sonucunda belirlendi. O zaman demokrasi nerede kaldı? Öyle senin demenle olmaz. Orada her düşünceden insan olmalı. Çok güvensiz bir kongre oldu. Bir gecede yüze yakın delege yaptılar. Bununda şartları var. Murat Aydın bu konuda beni aradı. Fatih'in söylemleri de kendini bitirdi. Aslında Fatih'i orada yediler. Emri vaki başkan yardımcısı yapılınca, ona da 'sen mi öyle yaparsın' dediler.

Yeşilay Başkanlığını neden bıraktınız?

Necla Hanım Beyaz Ay Genel Başkanı olunca içimizden birisinin Başkan olması gerekiyordu. Bende yönetimdeydim. Aslında ben başkan olmak istemiyordum. Yeşilay'da herkes başkan olamaz. Kriterler var. Verilen listeden benim ismim çıktı.

Yeşilay'ın yeri Elmalı'daydı. Ben öyle bir yerde devam ettirmem dedim. Murat Bey masrafları karşılamayınca BEYMEZ'in kapanması gündeme geldi. Bende bunun üzerine Murat Aydın'a gittim. 'BEYMEZ'in yerine biz taşınalım' dedim. Murat Aydın 'biz Yeşilay'ın kirasını öderiz' dedi. Bunun için aylarca uğraştım. En sonunda gittim anahtarı bıraktım. Bunun üzerine Yeşilay'ın kirasını ödeme konusu Belediye Meclisi'nde gündeme geldi. Alınan Meclis kararı gereği Beykoz Belediyesi Yeşilay'ın kirasını ödüyor. Murat Aydın'ın bu konuda hakkını yiyemeyiz.

Yeşilay çok farklı. Emri vaki çalıştırıyorlar. O tutumları hiç hoşuma gitmedi. Borçları hallettim, ondan sonra bıraktım. Birzat Mermer bize bu konuda çok yardımcı oldu. Dr. Talha Uçar isimli bir kardeşimizi önerdik. Bizim için önemli olan kurumların işleyişidir.

Beykoz Doğu Karadenizliler Derneği batıyor mu?

Niye batsın. Bugün Beykoz'da en güçlü derneklerden bir tanesidir? Ekonomik anlamda hiç bir sıkıntımız yok. Beykoz'da Doğu Karadenizliler Derneği en büyük güçtür. Derneğimiz birileri tarafından hazmedilemiyor. Doğu Karadenizliler Derneği'nin beş milyonluk mal varlığı var. O arsayı yapmış olduğumuz bir gecede topladığımız 50 bin TL'lik katkıyla aldık. Yücel Çelikbilek ve İsmet Acar ciddi destek sağladı.  Borçtan dolayı görev süremi iki yıl uzattık. Arsayı kiraya verdik. Gelen parayla borcu ödedik. Bugün Beykoz'da hiç kimsede olmayan bir yere sahibiz. Tabii ki bölünmenin etkisi var. Güç kaybettik.

Dernekler Birliği baktığı zaman en güçlü dernek olarak bizi görür. Bizim derneğimiz başkan kim olursa olsun, hiç bir zaman siyasi partinin güdümüne girmedi. Ayrım yapmadık. Bizi güç yapan budur. Bizde her kesimden insan var. Herkesle dost geçindik.

Son söz?

Ben hayat felsefemde kolay kolay insanları kırmam. Beni en çok üzen emek verdiğim, yola çıktığım insanların vefasız ve nankör olmasıdır. Bu bizim partimizde maalesef kültür oldu. Vefasızlık ve nankörlük çok kötü bir şeydir. Çok değer verdiğimiz insanların bile dedikodularına maruz kalıyoruz.  Kaybetmemizin nedeni vefasızlık ve nankörlüktür! Beni kimse AK Partiden ayıramaz, ama hiç bir hesabım yok. Aktif siyaset benim için bitmiştir.

Benimle ilgili kimse olumsuz bir şey söyleyemez, çünkü yanlışın içinde olmadım.

Kader Gür / Özel söyleşi

Anahtar Kelimeler: Emin Yavuz, Beykoz, Kader Gür, Söyleşi

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz