Eleştiri-Yorum

  • 28.07.2022 13:36
  • Okunma: 1675 kez

Şeref KAÇMAZ


Değerli dostlar, geçtiğimiz günlerde Belediye Başkan yardımcısı Fatih Sağlam ile başlayan ve Sayın Başkan Murat Aydın’a uzanan terör ile ilişkilendirme haberlerini yakından takip ettik.

Özellikle Murat başkanımızı Refah döneminden başlayan uzun yıllardır tanıyor, biliyor ve  takip ediyoruz, Fatih başkanımızı da çok genç yaşlardan itibaren tanıyoruz ve takip ediyoruz, dolayısıyla buna benzer suçlamalara inanmadığımızı belirtmek isterim. Bunlar ancak uzun vadeli siyasi hesaplarla, kara propaganda malzemesi olarak ortaya atılan iftiralar olabilir. Yiğidi öldür, hakkını yeme. (O dönemlerde Milli Görüş hariç neredeyse iktidar-muhalefet bütün yapıların, bu teröristlerle finans, basın-yayın, eğitim, ticaret vs gerekçelerle yanyana yürüdüğünü hepimiz biliyoruz)  Kim bilir kimin kuyruğuna basıldı, kimin tavuğuna kış denildi ya da daha ulusal bir hesaplaşmanın yerel ayağımı? Bilemiyoruz. Birdenbire kesilmesi de enteresan…

Siyasi hesaplarla ve seçim kazanma düşünce ile böyle yollara başvuran akıl sahiplerine şunu söylemek isterim, yaptığınız çalışma siyasi ahlak ve etik kurallara uymayan çirkin şeyler. Bunlara hiç gerek yok, zira bir kova sütün içine bir damla idrar damlaması gibi günahıyla eksiği ile yapılan güzel çalışmaları gölgede bırakacak kentsel dönüşüm garabetini Beykozlulara yaşatan bir yönetim ve kadro var. Üniversitelerde siyasi intihar nasıl olur? Sorusuna cevap olarak ders konusu yapılabilecek olayları biz bugün yaşıyoruz. Haklı olduğunuz yerde haksız duruma düşmüş olmak da mazeret kabul edilmeyecektir. Yapılan uygulamalar yapılacak uygulamalara ışık tutar. Neredeyse yarısı Kentsel dönüşüme konu olan Beykoz’da yaşanan bu olayları takip eden diğer mahalle sakini hemşerilerimiz, yarın sıra kendi mahallesine geldiğinde istemediği bir projeye mecbur ve mahkum edilip kendi evi de mi yıkılacak? ve sokağa mı atılacak? sorusunu sormaya başladı.

Yıllarca ülkenin en büyük Kentsel dönüşüm projelerini Zeytinburnu ilçesinde hayata geçiren, bir çok insanı mutlu ederken bir kısım insanı da mağdur eden tecrübeli bir kadro, önümüzdeki yıllarda tabiri caiz ise büyük bir şantiyeye dönüşecek Beykoz’da yaşanacak süreçlerin  maximum sorunla geçilsin diye tecrübelerini sahaya yansıtsınlar diye göreve getirilmedi mi? İlçelerde yapılan hatalarla, Vatandaşın yüreğini yakan yangınların merkezden gelen RTE rüzgarı ile söndürüldüğü dönemler geride kaldı. Sayın Murat başkanımıza sesleniyorum, her türlü mevzuat, hukuki süreç sizden yana olabilir ve haklı da olabilirsiniz, ama lütfen vatandaşa zulüm etmeyin, siz zaten bunun için de gelmiş olabilirsiniz, oluşacak siyasi faturayı ödemeye de hazır olabilirsiniz, emeklilik planları yaparken sizi bir dönem daha çalışmaya zorlamış olabilirler, ama lütfen vatandaşa zulüm etmeyin. Yok öyle bir şey kardeşim dediğinizi duyar gibiyim. Yoksa öyle bir şey, ilk iş olarak vatandaşı dinleyin ve dertlerine çözüm bulun lütfen.

Bugün Abdülhamit Han gemimiz sefere çıkıyor, hayırlı uğurlu olsun. Tebrik ederim.

Tabandan yükselen itirazlara rağmen CHP ve HDP ile yol yürümeye kararlı olan Saadet Partisi yönetim kadrosunun her meselede savunduğu CHP, polise tokat atan terör destekçisinin dokunulmazlığının kaldırılmasına HAYIR oyu verdi. Şaşırdık mı? Elbette hayır. CHP bu kararla, vekil zırhı giymiş terör sevicisi kişinin, Polislerimizi tokatlama devam etmesine onay vermiş mi dir? Bizim şaşkınlığımız Milli Görüşün tek temsilcisi Saadet Partisinin kuruluş kodlarını, inancını, amacını, hedeflerini, ilkelerini, temel esaslarını yok sayarak, Erbakan hocamızın teröre bakışını, duruşunu, mesafesini bilmiyormuşuz gibi hocamızı da bu gafletlerine alet ederek nasıl bunlarla iş birliğine devam ediyor? Ve ittifak içinde oluyorlar? Gerçekten buna şaşırmamak mümkün değil.  İnşallah elli yılı aşkın zamandır, aziz Milletimizin karşısında anlı ak, başı dik yürüyen teşkilatımızın başını, mevki makam sevdası ile vekillik bakanlık karşılığı öne eğdirecek bir karar almazlar.

Adaletin güçlü, güçlünün de adil olduğu bir Dünya’nın en kısa zamanda kurulması duası ile Allah’a (CC) emanet olunuz.

Şeref Kaçmaz

[email protected]

 

     

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları