Efendiler, bu nasıl bir belediyeciliktir?

  • 02.10.2020 11:11
  • Okunma: 3423 kez

Bu nasıl bir belediyeciliktir acaba, anlayan varsa beri gelsin?

Ak Partili Belediye Başkanları kamu hizmetleri yapsınlar diye seçilmiş insanlar değil de, adeta milletin efendisiymiş gibi kafalarına göre ne isterlerse onu yapıyorlar. Yeryüzündeki bütün canlıların ortak kaygısı; kendini ifade etme mutluluğunu istediklerine sunuyor, istediklerine sırtlarını dönüyorlar.

Resmi olarak belediyenin yapması gereken hizmetleri sivil seçilmiş müteahhitler, sivillerin yapacağı işleri ise belediyeler yapıyor.

Örneğin; Sivil Toplum Örgütlerinin yapması, Beykoz Belediyesinin ise kesinlikle yapmaması gereken işlerden bazıları:

Kano, Kürek, Karate, Atletizm, Hentbol, Tekvando, Voleybol, Okçuluk, Tenis, Basketbol,  Jimnastik Tiyatro diğer sanatsal etkinlikler ve Çanakkale Şehitliğine ziyaret gezileri gibi... Vs. vs…

Bu Ak Parti mucitliğinin gerçek nedeni nedir acaba?

Toplumun tüm katmanlarını siyasallaştırıp, (Belediye Başkanı) Şehreminine sadık insanlar yetiştirmek mi? Ya da, bu millete küfür etmekten imtina etmeyen, kol kola pozlar verdiğiniz müteahhitleri kalkındırmak mı?

İkinci milenyum çağında ne oluyor efendiler?

Bir eliniz yağda, ötekiler ballarda, villalar, lüks arabalar, özel uçaklar, dolarlar, eyrolar iyi güzel de; millet sadaka peşinde...

Tüm hemşerilerimiz dişiyle, tırnağıyla, alın terleriyle damla, damla kazandıklarını harcamasını, yaşamasını bilmiyor; “buyurun kanun gücüyle (ama hukuk değil)siz babanızın parası gibi harcayın, yaşayın mı” diyor acaba?

Neymiş İmar Affıymış!

Gerçek açılımı ne?

Kanunsuz, hukuksuz, İmara, Mimara, Hakka ve Hukuka aykırı yapıları yüksek paralar karşılığında suçluları af etmek. Yalan mı?

Hadi af büyüklüktendir diyelim, neyin parasını topluyorsunuz hemşerilerimizden?

Kimin hakkını kime veriyor, kimin bu kadar yüksek rızkını ne hakla topluyorsunuz?

Bu hemşerilerimiz, uçan, kuşa, taşa, havaya, suya, yola, köprüye, tünele; doğmamış çocuğunun hakkını çok yüksek oranda zaten vergi olarak vermiyor mu?

İktidara geldiğiniz günden beri savaşıyor çok yüksek düzeyde askeri harcamalar yapıyorsunuz, yüksek vergide HZ. İsa döneminde yaşayan Firavunları bile geçtiniz hala vatandaştan ne hakla ve neyin paralarını topluyorsunuz?

Allah’tan CHP, Anayasa Mahkemesine gitti de, suç yasanızın Beykoz bölümünü iptal etti.

Ak Parti Beykoz İlçe teşkilatı da hemen propagandaya geçti. CHP yasayı iptal ettirdi diye millete jurnale başladı.

Peki, bu jurnalin gerçek açılımı ne?

“Ak Parti Belediye Başkanları; haksız, hukuksuz milletten büyük paralar toplayıp, karşılığında kanunsuz, hukuksuz, mimarsız kaçak yapıları af etti. Yani resmi olarak hemşerilerimizi suç işlemeye teşvik etti “ demek değil mi?

 İşte CHP, sadece bu suçları Anayasa Mahkemesinden döndürdü, hukuksuz, ahlaksız, haksız, adaletsiz bir iş mi yaptı?

Normalde,  böyle bir halde hem genel olarak tüm dürüst vatandaşlar, hem de toplumun tüm dürüst kanaat önderleri ellerini cüzdanlarına değil, vicdanlara koyarak; “Bravo CHP, helal olsun CHP,  iyi ki varsın CHP” demesi gerekirken; sanki hukuka uygun davrandıkları için suçluymuş gibi eleştiriyorlar.

Gerçek suçlular ise “neden Anaysa Mahkemesine gittiniz, kanunsuz, hukuksuz yaptığımız işleri geri çevirdiniz” diyebiliyorlar… Bu izanla bakarsınız Haliç’in kirli sularını da şampuan diye satılabilirler…

Akıl tutulması denilen şey budur herhalde; büyük paralar karşılığında suç işlemeyi hem teşvik et, hem de Anayasa Mahkemesi gibi en üst makamın aldığı karara sitem et…

Vallahi olacak iş değil, Billahi olacak iş değil doğrusu büyük cesaret… Hele bu kanunsuz, hukuksuz işleri yapanları alkışlayanları anlamak hiç mümkün değil o da ilçemiz adına çok büyük bir rezalet…

Şimdi o paralarını topladığınız,  daha doğrusu aldattığınız hemşerilerimiz ne olacak?

Bunu Banker Kastelli yapsaydı, yüzlerce yıl hapis cezası alırdı.

İnsanların yastık altlarında biriktirdikleri, kefen paraları, alın terlerini yoksa yine başka bir kanunsuzluk veya hukuksuzlukla mı telafi edeceksiniz?

Siz yasalara ve bütün gelişmiş ve uygar ülkelerde olduğu gibi hukuka maksimum uymaya çalışan CHP’ye laf atacağınıza önce bunların bir hesabını veriniz.

Hani ne oldu, niye resmi bir açıklamanız yok hala?

Yoksa taktiğiniz yine şu mudur?

Yakınlarınızda olmayan on binlerce insanı kendinize yakınlaştırmak için önce sadakaya muhtaç hale getirmek ve siyasi emellerinize sadakat gösterecek seçmenler oluşturmak.

Sadakat’in kökü de, Sadaka’dır zaten…

Yok, böyle bir dünya bu anlayışınızı kabul etmiyoruz, efendiler...

Çünkü ne bu ülke, ne bu ilçe hiç kimsenin babasının çiftliği değil, üzerinde ikamet eden herkesindir.

Bu dünyada hiç kimsenin önceden bilmediği doğum ve ölüm tarihleri arasında sınırlı, bir kere insan olma hakkımızı daha fazla burnumuzdan getirtmeyeceğiz…

Müteahhitler cenneti yaratmak için insan başları yerine, sök, tak, sök, tak kaldırım taşlarına yatırımlar yapanları artık sık, sık deşifre edeceğiz.

Muhtemelen bilmeyen belediye başkanları olabilir:

Uygarlık; görünen şeylere yatırım yapmak değil, görünmeyen yerlere yatırım yapmaktır.

Boynumuzda parlayan altın kolye değil, kafatasımızın içinde görünmeyen beyin ve yerin altındaki kanalizasyondur…

Somut örneği var izleyin; İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, göreve geldiği günden beri sürekli, insan beyni ve atık sular, kanalizasyonlar gibi görünmeyen yerlere en öncelikli yatırmaları yapıyor, çünkü uygarlık bunu gerektirir. Beykoz’un her yanı doğal yeşilken, elektrik direklerine yapay çiçekler yerleştirmek değil...

Oysa Ak Partili Belediyeler; sanki acil ihtiyaç ve zorunlulukmuş gibi memleketin her yerine gökdelenler, AVM’ler, Marketler, Restaurantlar ve Millet Bahçeleri yapıyor sadece.

Bir yağmur yağıyor, İstanbul ve Ankara gibi Metropollerin göbeğinde hem can kaybı, hem mal kaybı oluyor. Çünkü Ak Partili Belediyeler görünmeyen yerlere hakkıyla yatırım yapmadılar

Neyse ki; Ankara’da da Mansur Yavaş, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu geldi de, Üsküdar, Eminönü ve pek çok ilçe uygarlığa kavuştu…

Açıkçası Ak Partili Belediyeler, millete falan hizmet etmiyor alenen ve resmen devlet gücüyle önce kendilerine, sonra akrabalarına, sonra okul arkadaşlarına, sonra komşularına ve onları tanıyan partililerine çalışıyor ama bu konuda Süpermen gibi çalışıyorlar…

Eğer Ak Parti yönettiği ilçelerde yaşayan sivillerin yapması gereken işleri yapmaktan vazgeçmezse, ilçemizde ve ülkemizde Ak Partili Siyasilerden başka kimse asla mutlu olamaz.

Üstelik bir asrı geçen zamandan beri tüm bu spor dallarını belediyeye göre çok daha iyi yapan ve tarihler yazan 1908 Beykoz Spor Kulübü varken! Ya da tiyatro ve tüm sanat etkinliklerini yine yıllardır sürdüren Beykoz Vakfı ve Kültür, Sanat Dernekleri ve sivil girişimciler belediyeden daha becerikli ve daha çok renkliyken.

Seyahat acentesi Ak Parti, tiyatrocu Ak Parti, konserler veren Ak Parti, spor kulübü Ak Parti, Sheraton Otel gibi bir bardak çayı Beykozlulara 5 liraya satan Ak Parti vs…  

Hadi tüm bunları Beykoz’u yükseltmek için yapıyorsunuz diyelim; bunca yıl sonuç ne oldu?

Köşeler döndürdüğünüz müteahhitler dışında ne kadar hemşerimiz mutlu oldu?  . (Gümüşsuyu Restaurant) Beytaş da kaç kişi 10 Türk Lirasına bir Türk Kahvesi içebiliyor?

1908 Beykoz Spor sizin döneminizde ikinci ligden, üçüncü lige, üçüncü ligden BAL Ligine, BAL liginden Süper Amatöre düştü daha doğrusu taammüden düşürüldü. İşsizlik ve mutsuzluk çığ gibi büyüdü…

Yani bir belediye düşünün; ilçesindeki sivil insanların yapması gereken bütün işleri kendi kontrolündeki adamlarına yaptırtıyor, sivil halka da Millet Bahçeleri yaparak akşama kadar tespih çektirtiyor, sonra da memlekette ve Beykoz’da işsizlik ve mutsuzluk varmış deniliyor.

Allah, Allah mısır ekip, maydanoz biçilir mi?

 Ak Partili Belediye Başkanlarının şahsi çıkarları öncelikli uygulanan bu programlarıyla nasıl mutsuzluk ve işsizlik olmasın ki?

Hem tüm ülkedeki bütün fabrikaları babalar gibi sat veya kapat, ardından üretimsizlikten dolayı, temel ihtiyaçlar için durmaksızın ithalat yap.

Ak Parti iktidarında Dolar 1,55’ten, neredeyse 8, 00 lira oldu.

2009 yılında bizim ülkemize göre çok fakir anılan Gürcistan’a gittiğimde, Bir Türk Lirası karşılığı 1,30, 1,40 Lari, alıyordum şimdi Bir Gürcü Larisi ile 2,30 Tl alınıyor. 

Gördüğümüz, duyduğumuz, kokladığımız, dokunduğumuz her şey dövizle satın alınıyor, ama diyorsunuz ki; dövizin yükselmesi vatandaşı bağlamaz o maaşını Türk Lirası alıyor.

Nasıl bağlamaz hangi uçuk ekonomist bunu söyleyebiliyor?

Bir paket sigara 15 TL haberiniz var mı?

Sigara sağlığa zararlıymış, daha önce değil miydi?

Ne yazık ki; ülke genelinde olduğu gibi Beykoz özelinde de insanlarımız pek fazla okumuyor, doğal olarak yeterince bilgilenemiyor, az bilgisi ile kendilerine ne sunulursa; göz boyamada süper başarılı belediye başkanları yüzünden varlık içinde, yokluk çekiyorlar. Olacak şey değil ama ne yazık ki kurunun yanında yaş da yanıyor.

Sonra son 15 yılda Beykoz’da çok büyük işsizlik var diyorlar, var tabi üstelik Beykoz ve Türkiye’de ki işsizlik taammüden var…  İstenilse altı ayda Beykoz ve Türkiye genelinde İşsizlik biter ama niyetleri yok…

Çünkü bu sıkıntılarımızdan kendilerine çok büyük yararlar sağlıyorlar…

Uyan artık Türkiye!

Bu makalemi, Beykoz’u her gün adım, adım, adımlayan namuslu entelektüel,  Faik Abiye ithaf ediyorum…

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları