Dost Beykoz ünlülere sormaya devam ediyor... Yusuf Güney

  • Güncelleme: 21.08.2019 21:22
  • Okunma: 11535 kez
  • Yorum: 0
Önceki aylarda Tuğba Özay, Nursel Köse gibi ünlü isimlerle röportaj yapan Dost Beykoz yazarı Büşra Şen, bu kez ünlü şarkıcı Yusuf Güney’i ağırladı.
Dost Beykoz ünlülere sormaya devam ediyor... Yusuf Güney

Anneliğin iş hayatına ve kadının kariyerine engel olmadığını göstermek adına röportajını 8 aylık kızı Beste Mina ile birlikte yapan Büşra Şen, Yusuf Güney ile sanat, iş, aşk gibi birçok konu üzerine konuştu. Yeni bir TV programı projesine adım atan Yusuf Güney, ilginç ve beklenmedik sürprizlerle Dünyayı gezeceğini söyledi.

Çengelköy’de Yusuf Güney’e ait restoranda gerçekleşen buluşmada ünlü isim çarpıcı açıklamalar yaparken, tır şoförlüğünden bu günlere gelişini özetledi. Yusuf Güney, röportaj sonrası kendisine ait restoranın tezgâhına geçerek, müşterilerine ikramda bulundu.

Gurbetçi biri olarak şöhret dünyasına adım attınız, birden bire büyük kitleler tarafından tanınıp bir çok gönülde yer ettiniz. Gurbetçi bir sanatçı olmayı artılarıyla eksileriyle sizden dinleyebilir miyiz?

Gurbetçinin zaten başlıca çilesi adapte olmasıdır. Hele bir de küçük yaşlarda gidiyorsa daha da zordur. Ciddi bir zorluk çektik adapte olayı üzerine. En problemli şeylerden birisi okula adapte olmaktı. Çünkü farklı bir kültüre giriyorsunuz. Onu aştıktan sonra başka sıkıntılar geliyor, iş geliyor, işi aştıktan sonra başka problemler geliyor. Sonuçta orada hep bir yabancısınız hiçbir zaman kendi ülkeniz ve kendi memleketinizin verdiği o rahatlık, sıcaklık, huzur, arkadaşlık, dostluk, komşuluk oluyor ama Türkiye’ de kıyaslandığında yüzde on yüzde yirmi gibi oluyor.

Almancı olmak

Düşük bir oranda oluyor. Onun dışında güçlü bir kişilikseniz oraya uyum sağlıyorsunuz haliyle iş hayatına başladıktan sonra da bir şekilde devam edebiliyorsunuz. Müziğe başladıktan sonra tabi. Gurbetçi olmak denilince diğer bir tabirle Almancı olmak deyişiyle karşılaşabiliyorsunuz. Sonra duruşunuz, kişiliğiniz karakteriniz buna etki ederek bu algıyı köreltebiliyor. Çok şükür öyle bir anım olmadı ama gurbetçi demek başlıca başka bir ülkenin, dinin sıkıntılarını göğüsleyen çilekeş bir vatandaş diyebiliriz. Ama şartlar neyse ayak uydurup oyunu kurallarına göre oynuyorsunuz ve bir şekilde ilerliyorsunuz.

Sizi Rafet El Roman ile birlikte tanıdık. Rafet beyden önceki müzik geçmişinizi ve o süreci bizimle paylaşır mısınız?

Rafet beyden önce aslında çok geniş bir müzik geçmişim yok. O süreçte birçok iş yaptım; pazarlama müdürlüğünden tutun da tır şoförlüğü, İtalyan şefliği, restoranlarda, dönercilikler, kebapçılıklar, fabrikalar toptancılar, vinç operatörlüğü, baklava ustalığı gibi birçok iş yaptım. Son işte İtalyan şefliği yapıyordum ama müzikle ufaktan da olsa amatörde olsa vardı bir yakınlığım. Abartısız 20 sene önce motor rap yapıyordum. Hatta günümüzün popüler olan şarkılarını biz baya baya yapıyorduk ve tabi haliyle 20 sene önce öyle bir müzik piyasası olmadığı için olmadı.

Bildiğim kadarıyla hiç rap müzik yapmadınız?

Yok, yapmadım ama yapmayı düşünüyoruz. Bir de bizden dinlesinler rap şarkıyı. Bakalım nasıl yapıyor muşuz diye. Umarım beğenirsin.

Rafet El Roman ile yeni bir projeniz olacak mı?

Yok. Şu anda öyle bir proje yok

 

"Çak bi beşlik’i bizler çok beğendik.  Yeni Projeleriniz,  albümleriniz var mı?

“Çak bi beşlik” güzeldi çok şükür. Klipini çektik güzel ve şirin oldu. Sahneyle buluşturduk. Haliyle önümüzdeki projeleri hızlı ve geniş bir şekilde yetiştireceğiz. Televizyon projesi var bir tane. Dünyayı gezeceğim ama bilindik gezi programlarının çok çok dışında ve çok enteresan ve şaşırtacak bir program olacak. Sevenlerimiz yakında izleyecek inşallah. Yeni şarkılar da yakında geliyor. Bir tek şarkı yapacağım arkasından albüm geliyor.

Kendinize özgü bir tarzınız var. Seçimleriniz size mi ait Kıyafet stilistiniz var mı?

Yüzde yüz benim seçimim hayatımda hiçbir zaman stilistim ya da imaj maykırım olmadı. 

Sizi aile bağları kuvvetli biri olarak görüyoruz. Bu yoğun tempo içerisinde ailenize nasil vakit ayırabiliyorsunuz?

Aile bağlarım kuvvetlidir. Annem Londra’dan geldi Trabzon’a… Sırf onunla zaman geçirebilmek için arabayla gittim 10 gün onun yanındaydım. Yani sonuçta bizim işin güzelliği şu; patron sizsiniz zaman ayırmak istediğinizde ayırabilirsiniz. Bayramın üçüncü gününde Nepale gittim.  Nepalde 8 gün boyunca hem projemle ilgili bir çalışma yaptım… Hem de tatilimi orada yaptım… Çünkü biraz böyle yoğunluktan stresten ve aşırı baskıdan uzaklaşıp, kendimizi bambaşka ortamda bulup, muhasebemizi yapıp, Yaratanla tam baş başa kalabileceğimiz tenha izole edilmiş bir bölgede güzel bir kafa dinleme tatiliydi.

Şu an sizin mekanımız olan Çengelköy  Chickshack deyiz neden gıda sektörü üzerinde yoğunlaşmayı tercih ettiniz?

13 yaşında başladığım sektör bu ve 17 de ben böyle bir mekân işletiyordum. Haliyle bu işin mutfağını bildiğim için böyle bir yer açtım. Büyük ölçüde babam için açtım. Babam işletmecilik yapmak istedi. Ben de dedim hadi açalım sana bir tane. Burası değişik konseptte bir yer. Aslında kendisinin mesleği, kebap, döner, lahmacun, Trabzon usulü pide... Ama ben  biraz böyle marka olsun değişik bir şey olsun dedim. Herkesin yaptığını yapmayalım dedim. Ama herhalde babamın dediğine geleceğiz burayı bir Trabzon pidecisi yapacağız. Çok istiyordu çünkü.

Gerek konumu gerek  dekorasyonu ile Chicshack çok güzel bir mekan. Mekânın dizaynı size mi ait?

Tamamen tasarımı bana ait. İç mimar kullanmadım.  Kendime özel her şey. Her şeyi kendim beğendim seçtim yaptım. Beğenmenize sevindim. Teşekkür ederim

 Çok güzel bir tasarım olmuş emeğinize sağlık

Teşekkür ederim

 Röportajımızı okuyan genç ve güzel hayranlarınız var. Evlilik ile ilgili düşünceniz nedir? 

Allah nasip ederse en kısa zaman da olur inşallah. Çocuk yaparız çekirdek bir aile oluruz. 

 Var mı görüştüğünüz birisi?

Yok kimse yok ama Allah nasip ederse olur inşallah.

Peki, Yurt dışında uzun yıllar yaşamış biri olarak yabancı biriyle evlilik düşünür müydünüz?

Hiç karşı değilim öyle şeylere çok açık görüşlüyüm. Bir kere o nasiptir, kısmettir. Allah kimi nasip ettiyse kısmetimizde yazımızda neyi yazdıysa onun önüne geçemezsiniz. Bu bir Afrikalı da olabilir, Uzak doğulu Çinli de olabilir, bu bir Amerikalı olabilir, Güney Amerikalı olabilir yani hiç bilemezsin.

Sizi  vatan millet sevdalısı, bir çok konuda hassasiyet gösteren biri olarak tanıyoruz. Bu tutumunuzdan ötürü eleştiriler alıyorsunuz, bu konuda neler söylemek istersiniz?

Bu eleştiriler her zaman olacak onun önüne geçemezsiniz, insanların ön yargılarını kırmak atomu parçalamaktan zordur. Yani süreç zorlu bir süreçti, insanlar çok fazla kutuplaşmış. Ben bizim milletimizin bu kadar kutuplaştığını bilmiyordum.

Benim açıklamalarımda hiçbir şey yoktu. Siyasi bir söylemde de bulunmadım. Milletimizin yanında, şehitlerimizin yanında olup şehit ailelerinin yaşadığı sıkıntıyı dile getiren bir adamken beni aldılar bambaşka bir yere götürdüler.

Sosyal medyayı biliyorsunuz insanlar ciddi bilinçsizce kullanıyor. Aşırı bilinçsizce kullanıp özgür ifadeyi, özgür görüşü yanlış anlıyorlar. Özgür ifade herkese her şeyi söyleyebilirsin anlamında değildir. Herkesin söyleyeceği şeylere çok dikkat etmesi lazımdır. Ben kimseye hakaret etmem, kimseye küfür etmem, kimseyi tehdit etmem. Ama insanlar rahat bir şekilde istediği kişiye istediğini söylüyor ve bunu düşünce özgürlüğü olarak görüp saçma bir savunmaya giriyor. Ne kadar saçma ne kadar yanlış. Her şeyi bilirim edalarıyla egoist tavırlarla konuyu saptıranları ben affetsem Allah affetmeyecek yani. Ağır hakaretler oldu ne diyeyim; Allah hidayet versin.

Dost Beykoz olarak söyleşi yaptığımız bütün ünlülerden Beykoz ile ilgili düşüncelerini soruyoruz?

Üç dört kez konser verdim Beykoz’da. Önceki belediye başkanımıza da şimdiki belediye başkanımıza da çok teşekkür ederiz. Hayvan barınağı ile ilgili faaliyetler yaptık zamanında. Beykoz'un farklı bir havası var. Daha oturaklı ve eskidir. Yeni kesimde oraya hızlı adapte oluyor. O yüzden aslında Beykoz’u seviyorum. Bu bölgeyi Üsküdar tarafını da seviyorum. Dükkânım Çengelköy’de. Önceden de Vaniköy’de oturuyordum hep bu bölgelerdeydim. Çengelköy’ün esnaflık havası ölmemiş hali beni eskilere götürüyor. Ben biraz 70’ler kafası olduğum için seviyorum nostaljik Ediz Hun’lar, Ayhan Işık’lar, onların tarzı çok güzel…

Dost Beykoz / Özel Söyleşi – Büşra ŞEN

Anahtar Kelimeler: Beykoz, Yusuf Güney, Büşra Şen, Söyleşi

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz