Güncel

Devlet, ormanına neden sahip çıkmıyor?

Devlet, ormanına neden sahip çıkmıyor?
2014.12.25 00:00
| | |
7284

İstanbul Boğazı’nın en güzel yerlerinden biri olan Beykoz Dedeoğlu Ormanı ile ilgili Aralık sayımızda yapmış olduğumuz haber büyük yankı uyandırdı.

Orman üzerindeki çelişkili durumun farkında olan Beykoz halkı, Dost Beykoz’un konuyu gündeme getirmesiyle rahat bir nefes aldı. Konuyla ilgili Dost Beykoz’u tebrik yağmuruna tutan vatandaşlar, Dedeoğlu Ormanı’nda muhtemel yapılaşma durumunda ağaç katliamı yaşanacağından ve bundan ötesi Beykoz’un yeşilinin tamamen ortadan kalkacağından yakındı.

Vatandaşın bu ilgisi üzerine konuyu derinleştiren Dost Beykoz yeni belgelere ulaştı. Birbiriyle çelişkili üç ayrı raporla Özel Orman statüsüne sokulan Dedeoğlu Ormanı’nın aslında devlet ormanı olması gerektiği bilgisine ulaşıldı.   

Konuyla ilgili ilk duruşma İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nde 7 Ocak 2015’de görülecek. Davaya konu olan Dedeoğlu Ormanı’nın Devlet Ormanı olarak tescil edilmesini gerektiğine ilişkin dilekçe ve Orman İdare raporlarına ulaşan Dost Beykoz, arazi üzerinde hak sahibi olduğunu iddia eden kişilerin yazdığı ilk dilekçenin tarihinin 23 Aralık 1947 olduğunu tespit etti.

Üç ayrı çelişkili rapor

Şu anda Yüksel İnşaat Holding’in uhdesinde Özel Orman olan Dedeoğlu Ormanı ile ilgili olarak hazırlanan 'bilirkişi' raporlarında derin farklılıklar dikkat çekiyor. Devlet Ormanı olarak tescil edilmesinin önünü kesen 'kestane ağacı oranı' farklı yıllarda hazırlanan 3 raporda da farklı rakamlarla ifade ediliyor. Öte yandan Dedeoğlu Ormanı'nın etrafındaki yerler tasvir edilirken, orman isimleri yerine 'mevki isimleri' verilerek özel orman olarak tescil ettirilmeye çalışıldığı da ayrıca üzerinde durulması gereken bir husus olarak ortaya çıkıyor.

‘Orman içine 500 villa yapılacaktı’

Öte yandan 23 Aralık 1947 tarihinde bir dilekçe ile başlayan süreç ve akabinde çeşitli raporlarla Dedeoğlu Ormanı’nı Özel Orman statüsüne sokan Yüksel İnşaat’ın söz konusu Ormanda villa yapacağı da ayrı bir tartışma konusu oldu.

Yüksel İnşaat’a bağlı Çubuktaş A.Ş. Genel Müdürü olan Fevzi Gür Aslan, Milliyet’e verdiği mülakatta, Dedeoğlu Orman alanına konuşlandırmayı planladıkları villalar ile ilgili şunları söylemişti:

"Proje, 1600 öğrenci kapasiteli ilköğretim okulu ve lise, 280 kişinin kalabileceği yaşlılar bakımevi, otel, hastane ve konutlardan oluşuyor. Hastane, Ortadoğu ve Balkanlara hizmet edecek boyutta bir sağlık merkezi olacak. Projede 500 civarında villa tipi konut da yer alıyor. Şu anda 71 villadan oluşan birinci etabın inşaatı başladı."

Uzmanlar, 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilen orman alanlarının Orman İdaresince resen Devletleştirme dışında bırakılması hukuken mümkün olmadığını ifade ederek, işin özünde tüm özel ormanların aslında devlet ormanı olarak işlem göreceğinin yasalarla korunduğuna dikkat çektiler. 2B Uzmanı ve hukukçu Hüseyin Cihangir Dönmez, Dost Beykoz'a özel olarak verdiği bilgide, şu noktaların altını çizdi:

Hüseyin Cihangir Dönmez: “Devletleştirme dışında bırakılmasına yönelik mahkeme kararı yok!”

"Orman İdaresi'nin 'Devletleştirme dışında bırakma' konusunda bir karar verme yetkisi yok. 4785 sayılı yasanın resmi gazetede yayını, özel orman sahiplerine tebligat yerine geçmek suretiyle yürürlüğe girmiş ve tüm özel ormanlar otomatik olarak devletleştirilmiştir. Bu bir tasfiye yasasıdır. Bu yasa kapsamında devletleştirme dışında talebi olanlar dava açarlar, mahkeme Devletleştirme işlemi dışında bırakılmasına karar verirse orman idaresi ancak ve sadece bu kararı infaz edebilir. Dedeoğlu Özel Ormanı'nda 4785 sayılı yasa ile Devletleştirme dışında bırakılmasına ilişkin bir mahkeme kararı yoktur! İdare, yetkisi olmadığı halde, çelişkili raporlarla bu özel ormanı 'Devletleştirme dışında' bırakmıştır.

Dedeoğlu özel ormanını oluşturan parsellerden birisi olan 238 ada 4 parsel numaralı taşınmazın devlet ormanı vasfıyla maliye hazinesi adına tescili konusunda dava açılmamakla kesinleşmiş kadastro komisyon kararı vardır. Bu karar tapuda kendi dosyasında mevcuttur. Bu parselin hiçbir mahkeme hükmüne gerek kalmaksızın orman idaresi ve maliye hazinesinin tapuya müracaatı ile devlet ormanı olarak tescili gerekir. Oysa bu devlet ormanı olması gereken parsel üzerine Çubuklu Vadi Evleri isimli lüks villa sitesi inşa edilmiştir."

‘İşi kitabına mı uydurdular?’

Dedeoğlu Ormanı'nın kâğıt üzerinde tam 68 yıllık bir geçmişi bulunuyor. 1947 yılının Aralık ayında verilen 'bir dilekçe' ile başlayan süreçte, Beykoz Orman İdaresi tarafından 1948, 1949 ve 1952 yıllarında 'keşif raporları' hazırlanıyor. Ancak hazırlanan bu raporların içerisindeki rakamların birbirleriyle çelişmesi de dikkat çekiyor. Örneğin, 4785 sayılı Özel Ormanların Devletleştirilmesi Kanunu 2. Madde ‘B’ şıkkında, 'kestane ormanlarının' Devletleştirme dışında bırakılması öngörülüyor. Burada Devletleştirme dışında bırakılma şartı olarak da 'özel ormanın yüzde 50'den fazlasının aşısız kestane ağacıyla kaplı olması' ibaresi yer alıyor. 1948 yılında hazırlanan ilk raporda, kestane ağacı oranı yüzde 40 olarak gösteriliyor. 1949 yılında hazırlanan ikinci raporda ise bu oran 'yüzde 30'a düşüyor. İşin ilginç olan yanı ise 1952 yılında hazırlanan üçüncü raporda bu oran 'yüzde 69' olarak veriliyor. Bir başka deyişle, yasada yer alan 'yüzde 50'nin üzerinde kestane ağacı olduğunda Devletleştirme yapılamaz' maddesi, hazırlanan son raporla adeta 'kitabına' uyduruluyor.

Söz konusu 3 rapordaki tek çelişki bu da değil... 1948, 1949 ve 1952 yıllarında hazırlanan raporlarda, Dedeoğlu Ormanı'nın bulunduğu yerle ilgili tanımda, etrafında bulunan ormanlar adeta 'yok' sayılıyor. Orman Kadastro ve 2B yönetmeliği 17. maddesinde yer alan 'Devlet ormanına bitişik olarak özel orman oluşturulamaz' kararından, bu tanımlamayla kaçınıldığı apaçık ortaya çıkıyor.

Hüseyin Cihangir Dönmez: “Çevresindeki devlet ormanları, raporlarda ‘yok’ sayılmış!”

Uzman ve hukukçu Hüseyin Cihangir Dönmez ise bu noktada devreye girerek, Orman İdaresi ve Maliye Hazinesi'nin esasında özel ormanlara verilen tapulara yönelik iptal davası açabildiğine dikkat çekiyor. Dönmez, "Bursa Mihrihatun Özel Ormanı'nda olduğu gibi aslında bu özel ormanlara verilen tapuların iptali söz konusu olabiliyor. Dedeoğlu Özel Ormanı, hem Devletleştirme dışında bırakıldığı 1954 yılında ve hem de günümüzde Sait Paşa ve Karlıtepe Devlet Ormanlarına bitişiktir. Burada ormanın batı sınırı Sait Paşa Devlet Ormanı olmasına rağmen, raporlarda 'çifte Karataşlar, su tarlası, Rifatoğlu Bostanı' gibi ifadelere yer verilmiştir. Burada gerçekte olduğu gibi 'batısında Sait Paşa Devlet Ormanı var' şeklinde rapor yazılsa, zaten yasaya göre devlet ormanına bitişik olduğundan özel orman olma şansı ortadan kalkacak..." diyerek, raporlardaki yanlışlıkları teyit ediyor.

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Yüksel iNşaat Holding, Dedeoğlu Ormanı, Devlet Ormanı, Tescil, Yolsuz, Fevzi Gür Aslan, Çubuktaş AŞ, Hüseyin Cihangir Dönmez, Dedeoğlu Özel Ormanı

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"