Makaleler

Deve misin, kuş mu?

09.09.2015 14:07
| | |
3781

Hani bir söz vardır ya, Çingen’e yetki vermişler, ilk önce babasını asmış. Nedir bunun açılımı; Çalışma hayatında hiçbir zaman doğru dürüst bir statüye sahip olamamış, kompleksli, orta düzey yöneticilerin en ufak bir sorumluluk aldıklarında yaptıkları, sergiledikleri davranışları anlatan sözdür.

Maalesef ki Beykoz Belediyesi’nin bünyesinde çalışan böyle birkaç karakter var. Bunlar, Beykoz’da bizim iznimiz, bizim haberimiz olmadan yaprak kımıldamaz edasıyla hava atarlar adeta. Küçük dağlar bunların eseridir sanki...

Bu tür insanların ruh halini ben, devekuşu hikâyesine benzetiyorum:

Hani devekuşuna “şu yükü sırtlan da azıcık taşı” denince “Ben kuşum!” demiş.“O halde uç!” demişler. Bu sefer de “ben deveyim!” deyip sırtını dönmüş. Yani bu karakterler yüke gelince kuş, uçmaya gelince devedir.

Gayreti, vatanı milleti için olan fedakâr insanların sayısı çoğalmalıdır. Milletine hizmet etmeyi aşk gibi görenler, kenarda köşede kalırsa; meydan deve mi, kuş mu olduğuna karar veremeyenlere kalıyor maalesef. Bu nedenle toplumsal değerlerimiz zayıflıyor ve güvendiğimiz siyasi büyüklerimize karşı duygu karmaşası yaşıyoruz. Bu basit ve ucuz adamlar toplumun sırtında birer kamburdur. İşlerine geldiği gibi, ipin hem altında, hem üstünde oynarken, zara verdiklerinin farkına varamıyorlar.

Özet’le diyelim ki: Devekuşu misali, yüke gelince zahmet ve meşakkati bahane yapan, karşısındakinin aklıyla dalga geçen ukalayla, muhatap olmadan, bir kere daha düşünün derim. 
Eyy, zat-ı muhterem sen kimi kaleme aldın, kimden bahsediyorsun efendi diyorsanız;

Beykoz Belediyesi’nde altına verilen aracıyla alış veriş yapan, kendi çıkarları doğrultusunda benzin harcayan ve arada sırada da gördüğü kişilerin eline ayağına sarılarak (el etek öpmekle dudak aşınmaz) mantığıyla hareket eden koordinatör diye adlandırdıkları, kadro açtıkları bir zattan bahsediyorum.

Bu koordinatör efendi kombine olarak yani, şoförü, arabası, janjan’lı takım elbisesi ve kalın bir not defteriyle seçim öncesi sokak aralarında, tuttuğu çetelerin, hangisini hayata geçirmiştir. Kaç kişinin yarasına merhem olmuştur. Kendi cümrünü bilmeksizin belediyeden aldığı güçle insanlara efelenmek bu yönetim için hiç yakılık bir durum değildir…

Eleştirilere; “bak göreceksiniz, sizin mahallenize hizmet gelecekmi?” demek tam bir deli dumrulluktur.

Bizzat bu şikâyetleri; Gümüşsuyu’ndan O.A, Korubaşı’ndan A.Ş ve Örnekköy Mahallesi'nde ikamet eden A.Ö isimli vatandaşlar telefonla şahsımı arayarak bildirmişlerdir… Hatta o vatandaşalrın söyledikleriyle yetinmeyip kendimce de bazı araştırmalar yaptım. Vatandaşlar, ‘bizler şu andaki mevcut belediyeye oy kullanmış insanlar olarak, böyle tutumları, bu şekil davranışları hak etmiyoruz’ diyerek serzenişte bulundular.

İlçemizde sayısız üniversite mezunu kardeşlerimiz Belediye bünyesinde iş bulamazken, halkla ilişkiler konusunda hiçbir akademik yönü ve deneyimi olmayan bir insanı “koordinatör” adı altında sahaya çıkartmak ne kadar doğru bir politikadır bilmiyorum?

Dolayısıyla yerel seçimlerden sonra, Beykoz Belediyesi’ne yönelik bu gibi durumlara yönelik, “yağma Hasan’ın böreği” diye bir tabir kullanılıyor. Bu ifadeler hoş olmadığüı gibi bunların konuşulmasına fırsat vermekte doğru olmayacaktır.

1 Kasım’da yapılacak seçimler kadar bu gibi durumlara karşın yeni stratejiler geliştirilip, radikal girişimlerde bulunulmazsa sahada sıkıntılar olabilir. Benden söylemesi…

Bir partili olarak ta bu durum hiç hoşuma gitmez…  

Anahtar Kelimeler:

reklam
Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"