Demokrasi ve geçim ile gelecek nerede saklı

  • 26.02.2021 17:52
  • Okunma: 807 kez

Metin AYDIN


Siyasetçiler zaman zaman çok enteresan laflar ederler. Bazen de söylemlerinden bir cümle cımbızla çekilir manasının çok dışında kullanılır.

Bunu kullananlar genellikle yine siyasetçiler ve kendilerine muhalif olan basındır. Bazen iktidar olanlar hatalarını örtmek için gündemi değiştirecek hiç alakası olmayan konuları ortaya atarlar. Kamuoyu da maden bulmuş gibi bu gündem değiştirecek konuya dalar. Asıl gündem olan iktidarın beceriksizliği, iktidarın yaptığı hata, iktidarın yaptığı iyi bir şey veya muhalefetin çok iyi bir önerisi ya unutturulmaya çalışılır ya da gündemi değiştiren konuya dalarlar. Bu konuda iktidarın en büyük yardımcısı iktidara yakın basındır. Bu basın genelde iktidarın yönettiği sanayii, maden, tarım ve hayvancılık vb ilgili kuruluşların reklamlarını yayınlar ve bunlardan gelir elde ederler.  Tabii ki muhalif basın, devlet kuruluşlarından veya hükümete yakın kuruluşlardan reklam alamaz veya göstermelik bir iki reklam alırlar. Hükümetler bu konuda hiç de adil davranmazlar. Adil davranmaları da beklenemez çünkü insan bencilliği engel olur. Adil davranabilseler zaten ileri demokrasi olur. Onlardan beklenen tamamen taraflı olmamalarıdır. İktidarın hatalarını eleştirmek muhalefetin asli görevidir. Eğer iktidar bunu hoşgörü ile karşılayabilirse demokrasiyi başarabiliyor olur. Eğer hoşgörüyle karşılayamaz ise otoriterliğe doğru yelken açıyor demektir.  Birde anlamadığım şey yapıcı basın. Ne yani neyi nasıl yapacağını mı anlatsın. Muhalefet tenkit eder; iktidarda kendine çeki düzen verir. Muhalefet iktidarın neyi nasıl yapacağını anlatacaksa niye muhalefet olsun ki? İktidar o zaman ne iş yapacak? Bu konunun arkası açık, yaz yazabildiğin kadar. Biz yazdık, iktidar ve muhalefet istediği kadar alınsın.

Bence ülkemizin en önemli sorunlarını şöyle sıralayabiliriz. 1- Eğitim, 2- ekonomi, 3- demokrasi, 4-istihdam sorunu: Fabrikaların kapanmasıyla istihdam sorunu artar azalmaz. Bir fabrikada diyelim ki üç bin kişi çalışıyor. Fabrikayı kapadığınızda çevredeki manav, berber, bakkal, yan sanayii atölyeleri, nalbur, mobilya mağazaları, marangoz vb de kapanacak oralarda çalışanlar da işsiz kalacak yani istihdam gol yedi. 5-Adalet, 6- tarım ve hayvancılık: Bu konuyu daha önce işlemiştik. Vb, vb.

Şimdilerde iktidarın gündemi,  Yeniden kuruluş anayasası. Yok, fabrika ayarlarına geri dönmekmiş, yok reklam arasıymış. Yahu sizin fabrika ayarlarıyla oynamanızdan halk bıktı farkında değil misiniz? Ne yıkıldı ki yeniden kuruyorsunuz? Önce halkın geçim sıkıntısına bir çare bulun. İnsanların aylıkları yoksulluk sınırında altında olmamalı. Yoksulluk sınırının bir tık üstüne maaşları çıkarmak için uğraşın, icraatlarınız ile de halk bunu bir görsün. Gayri safi milli hasılayı sosyal katmanlara eşit dağıtmayı bir sağlayın. Yani sosyal devlet olmanın şartlarını bir yerine getirin.

Hukuk sistemi Fetöye verilen tavizlerle perişan oldu. Hukuk sisteminde ki erozyonu varsa bir tamir edilmeli. Ondan sonra Anayasa ile de uğraşmanın bir âlemi yok. Kuvvetler ayrılığı ilkesi tekrar işler hale bir gelsin bakalım. Sayıştay raporları kamuoyuna bir açıklansın.

Devlet laiktir. İnsanların da dini vardır veya yoktur. O her bireyin kendi bileceği iş.  Her birey de karşısındakinin inancına karışamaz. Beğenmiyorsan selam vermezsin. Anladın mı hoca efendi?

Anayasanın ilk dört maddesini de kimse ağzına almamalı. Böyle hassas bir konu eşelenmemeli kokusu çıkar; halkın bütün katmanları rahatsız olur. Anladın mı Babacan?

Bir de siyasetçilerin dikkat etmesi gereken hususların başında bence halkla alay etmemeleri gelir. Yani halkın aklıyla alay etmek kimseye bir şey kazandırmaz, olsa olsa seçim kaybettirir. Bizden önce o yoktu, bu yoktu diye konuşmayın. Herkes neyin olup olmadığını da sizden iyi biliyor.

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları