Kültür

Daha bilgili ve yetenekli çocuklar geliyor

Daha bilgili ve yetenekli çocuklar geliyor
2014.08.02 00:00
| | |
4203

21. yüzyıl çocukları, oyun ve dersi harmanlayarak, geleceğin umudu olmaya devam ediyorlar.

1980'li yıllarda çocuk olanlarımız var mı? O zaman mutlaka bilyeliyi hatırlayacaklardır. Ağaç işlerinden anlayan bir büyüğümüze iskeletinihazırlattığımız tahtadan arabaya, dört adet demir bilye monte eder, bayır aşağıya kendimizi bırakırdık. Bozuk para ile maç yapanlarımız var mı? Hani düz bir tahtaya çivileri 'futbolcu' niyetine çakardık da metal bir parayla çivilerin arasından 'dans ederek' parayı geçirip, gol atmaya uğraşırdık. Günümüzde ise hiçbir çocuk bu tür oyunlara itibar etmiyor. Biz ise bir yandan bu nostaljiyi (özlemi) çocuklarımızda, torunlarımızda görememenin acısını yaşarken, diğer yandan bir gerçeği hazmedemiyoruz: Artık 'yeni nesle' yetişemiyoruz. Onlar bizden çok üstünler...

Türkiye Eğitim Gönüllüleri'nin İstanbul'da 6 Öğrenim Birimi var. Bunlardan ikisi ise ilçemizBeykoz'da. Ortaçeşme Sağlık Ocağı Sağlık Hizmetleri Binası'nda bulunan Beykoz Öğrenim Birimi'ni Dost Beykoz olarak ziyaret ediyoruz. Kapıdan içeriye girdiğimizde birbirinden güzel resimler karşılıyor bizi. Her kat çıkışımızda, koridorlarda, öğrencilerin elinden çıktığı belli olan sulu boya ve pastelle yapılmış tabloları seyrediyoruz.

Sınıflara geldiğimizde neşeli çocuk sesleri karşılıyor bizi. Onlarca öğrenci çığlık çığlığa... Bir öğretmen konuştuğu zaman ise birden derin bir sessizlik kaplıyor koridorları. Çocuklar dikkatli bir biçimde öğretmenlerinin anlattıklarını dinliyorlar...

Bir grup atölye haline getirilmiş sınıfta boyama çalışması yapıyor. Taşlar, mermerler ‘tuval’oluyor ve öğrencilerin 'hayal gücüyle' renkleniyor. Boyayıfırçayırengi tanıyorlar. Bunu kullanmasını da çok iyi biliyorlar. Belki 8, bilemedin 9 yaşındaki çocukların gözlerinden ateş çıkıyor sanki. Çakmak çakmak gözleriyle, zaman harcayıp meydana getirdikleri eserlerini gösteriyorlar objektiflerimize...

Bir başka sınıfta 'ebru' öğreniyor çocuklar. Belki bizim çocukluğumuzda sınıf arkadaşımızın adı dışında herhangi bir şey anımsatmayacak Ebru sözcüğünün, aslında 'ne anlama geldiğini' bu çocuklar çok iyi biliyorlar. Ebru için gerekli malzemeleri isimleriyle biliyorlar. Birisi suyun kıvamı koyulaşsa, diğerini uyarıyor: "Su ekleyeliiiim. Çok koyu olduuuu! Ebru bu suda güzel olmaaaaaz!"

Ali Abilerinin karşısında 'tek ayak üzerinde' duruyorlar diğer sınıftaki öğrenciler. Bizler, sınıfta ceza olarak tek ayaküstünde dururken, şimdiki öğrenciler bunu 'halk oyunları dersini daha iyi öğrenebilmek için' yapıyor. Gaziantep Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü mezunu Ali Tosun, büyük bir titizlikle gösteriyor hareketleri. Eliyle tempo verirken, senkronizasyonu (eşleme) da kavramalarına uğraşıyor. Öğrenciler ise oldukça rahat: Hem eğleniyor hem öğreniyorlar.

Diğer öğretmenler de çocuklarla mükemmel bir diyalog kurmuş: Küçük Sanatçılar Bölümü Öğretmeni Nadime DalazSağlık Eğitimi Öğretmeni Nazmiye BektaşEbru ÖğretmeniNezahet Koptayiğit. Hemen hepsi bir 'anne' şefkatiyle yaklaştıkları çocuklara, resmî öğretmen kıvamında bir de disiplin aşılamaya çalışıyor. Duvarları hep çocukların yazıları süslemiş: Sınıf kurallarında, sessiz olmakbir başkasını rahatsız etmemekbaşkasına ait bir malı izinsiz almamak ve her ne olursa olsun diğerleriyle elindekini paylaşmaköğretileri yer alıyor. Yüksek sesle konuşmamak gerektiği yazılıysa da çocukların mutluluğu'sessizce' ifade edememesinin önü alınamıyor tabi. Tüm çocuklar sevinçlerini kahkahalarlaanlatıyor ve binayı bu kutsal ses ile çınlatıyorlar.

Şimdiki çocuklar... Zamane çocukları... Belki telden araba yapmıyor, belki misketoynamıyorlar. Ancak daha donanımlı büyüyor, daha zeki yetişiyorlar. Yeteneklerininfarkındalar ve onu geliştirebiliyorlar.

Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nda çocuklar, teknolojiyi de çok ama çok iyi kullanıyorlar.YusufElifErenMuammerFıratYağmurEdaZeynepSamet ve diğerleri... Onlar, geleceği değiştirmek için ve sanki bizim gibi dinozorları 'utandırmak' için geliyorlar.

Geleceğin 'cahil' olmayan ve 'kolay kandırılmayacak' insanları yetişiyor artık. Kimimiz bunu görüp, kabul edip aradaki farkı kapatmaya çalışırken, kimimiz ise yükselen yeni neslin eteklerinden tutup aşağıya çekmeye çalışıyorlar. Dost Beykoz ise bu noktada zor bir soru soruyor:

"Sizce… Kim kazanacak?"

Anahtar Kelimeler: Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı

reklam
0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"