Bundan yaklaşık 10 küsur sene evveldi.

Başbakanlık makamında Muhterem Recep Tayyip Erdoğan ile beraberdik. Bana önemli iki müjdeyi verdi.

O zaman bu müjdelerden Bakanlarının bile haberi yoktu:

BİRİNCİSİ:

“Büyük Çamlıca'nın tepesinde Türkiye'nin en büyük Camisinin inşa edeceğim. İstanbul'un her yerinden görülecek; İslâm'ın tapusu olacak ve gelen yabancı misafirlerin gözleri mutlaka takılacak.

Dua ediniz, Allah muvaffak eylesin” dedi.

Ben de; inşallah bitince izin verirseniz ilk hutbeyi okuyayım demiştim.

İKİNCİSİ:

"Muhterem Hocam! Merkel Kosova'nın başşehri Priştine'de nüfusun sadece % 5'i Hristiyan olduğu halde bir Katedral inşa etmiş; belli ki Hristiyanlığın sembolü olarak yapmış. Ben de yetkililerden tam Katedral kadar 20 dönümlük yer istedim; ancak 10 dönüm kadar verdiler. İnşallah orada da İslam'ın sembolü olacak."

Elhamdülillah bu Cami de bitmek üzere.

ÜÇÜNCÜSÜ:

Benim de 1986 yılından beri üyesi ve hatta Başkan Yardımcısı olduğum Taksim Camii ve Vakfıdır.

Maalesef 50-60 yıldır dile getirilen bu arzu gerçekleşmemişti.

Ancak Muhterem Cumhurbaşkanımız Taksim Camiinin inşasında muvaffak oldu ve Taksime de Müslüman milletimizin damgasını vurdu.

Ya Rab! Kusurlarını affet ve onu rızan dairesindeki işlerde muvaffak eyle.

 

Yazarın Yazıları
Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz