Covid-19 ve Beykoz'un nasibi

  • 20.03.2020 15:21
  • Okunma: 6745 kez

Kader GÜR


Beykoz'da yaşıyoruz, haliyle bir değerlendirme yaparken önce kendi etrafımızdan başlıyoruz.

Bende öyle yaparak, ilk etapta Yücel Çelikbilek ile ilgili samimi duygularımı paylaşmak istiyorum... Eminim ki; seveninin de sevmeyenin de farklı duyguları vardır. Ben onu bir büyük gözüyle gören ve kıymetli bir insan olduğuna inananlardanım.

19 Aralık 2019 günü Beykoz Vakfında kendisini ziyaret ettim. Daha sonra gelmiş olduğu Beykoz Devlet Hastanesi'nden nakledildiği Koç Üniversitesi Hastanesi'ne giderken, sedyesini ambulansa taşımak kısmet oldu.

Ömrünü Beykoz'da geçiren bir insan. 15 yıl Belediye Başkanlığı yaptı. Ondan ziyadesi, bir siyasi büyüğümüzdü. Bizde 35 yıldır Beykoz'da yaşıyor, has bel kader 20 yıldır gazetecilik yapıyoruz. Haliyle birbirimizle ters düştüğümüz zamanlar oldu.

Kendisini ziyaret ettiğimde, Beykoz Belediye Başkanını zaman zaman gazeteciliğin gereği olarak eleştirdiğimizi, fakat Yücel Çelikbilek'i hep bir büyüğümüz, bir ağabeyimiz ve nasihatlerinden, ufkundan yararlanmamız gereken bir insan olarak gördüğümüzü açık yüreklilikle kendisini söyledim. Oda bana, 'bizde sizi bir gazeteci olarak değil, kendi insanımız olarak gördük' dedi. Dertleştik, zaman zaman insanlar üzerinde yorumlar yaptık. Kimseyle ilgili kötü bir şey söylemedi. 'Herkes iyi olsun, her şey iyi olsun, kimse kimseyi üzmesin' dedi.

Bizim üzerimizde çok emeği var. Zaman zaman siyasetin doğası gereği, bizimde yanlışlarımızdan kaynaklı tartıştığımız konular oldu. Ama bu tartışmaları hep hayra yorduk, çok şey öğrendik. Tecrübe edindik. Oda bize güvendi. Çünkü dostluğumuzun da, düşmanlığımızın da mertçe olduğunu bilir, kahpe insanlar olmadığımızdan emindi. Mütevaziliği gereği karşılıklı istişareyi önemser, sorunları diyalog yoluyla çözerdi.   

Bize hakkını helal etmesini isteyerek, elini öptüm. Oda bizden aynı istekte bulundu. Hakkını içtenlikle helal etti bize. Bizde ona hakkımızı helal ederek dua ettik. Rabbim mekanını cennet eylesin.

Beykoz gerçekten büyük bir değerini kaybetti. Sadece Beykoz değil, AK Parti bir büyük mücadele adamını ebediyete yolcu etti. Hem Beykoz, hem de AK Parti için bana göre önemli bir eksikliktir onun yokluğu.

Ama gel gelelim ki, onu Covid-19 salgını nedeniyle hak ettiği şekilde uğurlayamadık. Normal şartlarda Yücel Çelikbilek'in ebediyete irtihali Beykoz'da hayatı durdururdu. Zannediyorum ki, ailesi de bu durumu göz önünde bulundurarak Beykoz'da bir izdihama neden olmak istemedi. Onun için cenaze Büyük Camlıca Camii'nden uğurlandı.

Samimi söylüyorum! Allah şahittir. Allah nasip etti 2011 yılında bir Umre ziyaretimiz oldu. Hayatımda iki siyasetçiye el açıp dua ettim. Birisi Recep Tayyip Erdoğan bir diğeri de, Yücel Çelikbilek'tir. Ben kendi doğrularımla yaşayan bir insanım. Her şeyi Allah'ın gördüğüne inanır; kulun, gaflet içinde hakkımda yaptığı yorumlara pek kulak asmam. Çünkü her şeyin sahibi Allah'tır, her şey onun takdiridir. Hesap sahibi odur.

Covid-19'da Allah'ın insanlığa layık gördüğü bir nasiptir. Bu sıkıntıyı atlatırız da, ders alır mıyız bilmem?... Sevdiğimiz insanlara bile temkinli yaklaşıyoruz. Ülke olarak el birliği ile sorunun üstesinden gelmeye çalışırken, aile dostlarımızla bile bir araya gelemiyoruz.

Eminim ki, herkes evinde durarak Covid-19'dan kendini korumaya çalışırken, sağduyulu davranmayı, kontrollü hareket etmeyi öğrenecek, bunu yaparken de yaşamaktaki amacını yeniden gözden geçirecektir.

Camilerimizin namaz vakitlerinde boş oluşundan hep yakınırdık. İsrafı bir türlü önleyemiyorduk. Allah öyle bir güç ki, israf ettiklerimize muhtaç olduk, camilerimizi boşaltmak zorunda kaldık. Covid-19'un zorunlu olarak oluşturduğu şartları yaşarken, hareket alanımız sınırlı ve uymamız gerek kurallara harfiyen uyuyoruz. Sürekli dezenfekte, elleri 20 saniye süre ile sabunla yıkamak. Kalabalık yerlerden uzak durmak gibi...

Buradan anlıyoruz ki, Allah'ın bize nimet olarak verdiği ve bizlerin şahsı çıkarlarımız  doğrultusunda heba ettiğimiz değerlerimizi yeniden hatırlamamız, Allah izin verirde bundan sonra yaşamak nasip olursa insanlığın manevi kurallarını daha çok önemsememiz gerekiyor.

Diliyor ve dua ediyorum ki, içinden geçtiğimiz zorlu süreç devletimiz ve milletimiz için hayırlı bir sonuçla biter.

Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler!

Anahtar Kelimeler:

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz
Yazarın Yazıları