Çirkince, şirin bir hikaye

  • 21.03.2021 17:49
  • Okunma: 1029 kez

Muharrem ERGÜL


Biliyorum ki, hepimizin kafası karma karışık.

Bir yanda Korona salgının toplumda meydana getirdiği karışıklık, diğer yanda salgının ekonomik yansıması, bunların üzerinde birde en yakınımızda gelişen siyasi olaylar.

Kimimizin alkışlayıp, kimimizin onaylamadığı bu gelişmelerin hangisinin doğru, hangisinin yanlış olduğu içinden çıkılmaz bir muamma haline geldi.

Öyle ki, bize gösterilen her olayda adeta inancımız kalmadı. Haberler ve yorumlar tamamen propaganda haline geldi.

Yüzde yüz doğru bildiğimiz bir olay topluma yanlış diye sunulurken, yüzde yüz yanlış bildiğimiz bir olay da topluma doğru diye kabul ettirilebiliyor.

Yani “izler” karıştı. Yani o bildiğimiz dünkü doğrular bugün değersizleştirildi.

İsterseniz burada bunu noktalayıp, Ege’ye doğru yol alalım.

Aman, aman mutlaka gidin.

Şöyle güzel yer,

Böyle güzel yer.

Dostların binbir tavsiyesiyle öve öve bitiremedikleri yer, İzmir Selçuk (Efes) ilçesinin Şirince diye bilinen köyüydü.

Hani şu Maya Takvimi’nde kıyamet koptuğunda en güvenli yer diye meşhur edilen Şirince Köyü.

Kıyamet koptuğunca Şirince nasıl güvende kalacak onu da anlamak pek mümkün değil ya neyse…

Şirince Köyü bugün artık bir mahalle ve Maya Takvimi’ndeki söylenceden sonra da dünyaca ünlü bir turizm merkezi haline geldi.

Bunca övülen bir köye, bizde bir Ege gezimizde uğrayalım dedik.

Evet, Şirince gerçekten tarihiyle, doğasıyla ve korunan kültürel mirasıyla hayli kıymetli bir yer.

19. Yüzyılda özellikle ihracata yönelik incir üretimiyle ünlenmişti. 1800 haneli bir Rum kasabasıydı o yıllarda. 1923’te “Türkiye – Yunanistan nüfus mübadelesi” sonucu Rumların ayrılmasıyla Yunanistan’daki Kavala şehrinin köylerinden gelen Mübadiller artık bu kasabanın yeni sakinleri olmuştu.

Şirince’nin tarihi ve kültürel kimliği geçmişten bu güne orada yaşayanlarca korunarak davam ettirilmiştir.

Şirince ayrıca bağlık, bahçelikti.

Emsalsiz incir, zeytin, üzüm ayrıca birçok meyve ve sebzesiyle dağlara arasında sanki kaybolmuş bir güzellikti.

Buraya kadar her şey iyiydi ve başında belirttiğim kafa karışıklığımızla Şirince’nin ilgisi neydi?

Köy meydanında dolaşırken yaşlı hayli ilerlemiş biriyle karşılaştım.

Hoş beş, selam kelam derken, “burası ne kadar güzel bir yer, üstelik adı da çok yakışmış Şirince’ye” derken, Şirinceli amca, “yook dedi. Burasının adı Şirince değil, Çirkince’dir.”

Hoppala dedim, kendi kendime hayretimi gizleyemedim.  Amca şakamı yapıyordu yoksa? Üst üste birkaç kez sordum. Aynı cevabı aldım. “Bu köyün asıl adı Çirkince’dir.”      

Amca sonra devam etti:

Burası eskiden gözden uzak bir yerdi.

Burada 40 rahip eğitim alıp, eğitim yapardı. O yüzden buraya “Kırkınca” derdi Rumlar. Zamanla bu telaffuz  “Kirkice” sonra “Kirkince” dönüşmüş. 

Tabi buradaki rahipler özellikle Bizanslılardan korunmak için köyün adına “Çirkince” demişler. Böylece aslında çok güzel verimli ve bereketli bu köyü herkes “Çirkin” olarak bilecek ve köye yabancılar ilgi duymayacaklardı.

Köy zaten şehre çok uzak, hem dağların yamacında hem de adı “Çirkince” olunca köyde yaşayanlar uzun yıllar çok rahatça yaşamam imkânı bulmuşlar.

Köyde ki sosyal yaşam ve köyün dokusu da yüzyıllarca bu şekilde korunmuş oldu.

Gel zaman, git zaman şartlar değişmiş. Nüfus mübadelesi olmuş. Köydeki Rumlar Yunanistan’a gitmiş. Yunanistan’daki Türkler bu köye yerleşmiş. Sonra da köyün adı değişmiş” diye ekledi köydeki amca. Bu konuşmadan sonra kaynaklara baktım. Köydeki amcanın anlattıkları bire bir doğruydu.

Köyün adının da Cumhuriyetin ilk yıllarında köyü ziyaret eden İzmir Valisi Kazım Dirik değiştirmiş.

“Artık bu köyün adı bundan böyle Çirkince değil, Şirincedir demiş.”   

İşte başında size bahsettiğim kafa karışıklığımız böyle bir şey.

Çirkin olan ne?

Şirin olan ne?

Yerin adı değişince köyün niteliği değişti mi?

Bu köye Çirkince adını verenler, köylerinin güzel olduklarını bile bile bu adı vermişlerdi. Gerekçeleri de vardı.

Demek ki neymiş? Bildiklerimiz ve asıl gerçek başka başka denizlere yelken açmadan biraz daha düşünmeye ihtiyacımız var.

Anahtar Kelimeler: Şirince, Hikaye, Çirkince

Yazarın Yazıları