Makaleler

Çifte standart ve yasaklanan deniz

2014.09.24 00:00
| | |
4463

İstanbul'un yeşillikleri ile ünlü Beykoz ilçesi daha da yeşil olmayı hak ediyor.

Ormanlık alanları ve güzel yapısı ile Beykoz yapılaşmalardan nasibini alsa bile çok fazla bozulmadı. Ancak değinilmesi gereken yerler yok değil. Beykoz ilçesinin en fazla zarar gören bölümü Anadolu Hisarı'ndan Beykoz'a kadar olan bölgelerdeki yalı sahiplerinin olduğu yerler. Duvarlarını büyük ölçüde yükseltmeleri sonrası yoldan geçen vatandaşların denizi görebilmeleri imkânsız hale gelmiş durumda. Esasında bu yalıların sokağa bakan duvarlarının 1 metre 50 santimetre'yi geçmemesi lazım. Hangi babayiğit çıkıp da bunları aşağı indirecek acaba? Denizi seyire kapatan bu yapılara yönelik belediyelerin harekete geçmesi gerekmektedir. Beykoz'un birçok yerinde çifte standart değil onlarca standart var.

Çifte standartı dahi aşmış olan belediyecilik anlayışı

Gelelim çifte standartı dahi aşmış olan uygulamalara. Kavacık’tan Albayrak'ın işlettiği Mihrabat Korusu'na kadar giden yol dört dörtlük şekilde düzenlendi. Böylece Kavacık'dan Mihrabat Korusu'na gelenler sıkıntı çekmiyorlar. Buna karşın Mihrabat'ın bitip Fıstıklı Yokuşu'nun başladığı yerde eğrili büğrülü asfaltlı bir yol var, Fıstıklı Yokuşu'nun başına kadar hiçbir düzeltme olmadı. Fıstıklı Yokuşu'nun aşağısında sahile inen yola bir asfaltı yol yapıldı, ancak bu yolu yaş toprağın üzerine yaptıkları için asfalt şimdiden açılmaya başladı bile. İkinci Baharın arasındaki merdivenleri yol çok güzel yapıldı. Her halde Fen işlerinin burada dostları oturuyor. Beykoz Fen İşleri'nin birbirine bu kadar yakın olan noktalarda farklı farklı standartlar uygulamasının sebebini ve nedenlerini anlayabilmek mümkün değil.

Kanlıca  başta olmak üzere işgal edilen belli alanlar var. Bu alanlarda müşterilere pahalı çay kahve dağıtılırken, buranın sahiplerinin işgaliye dahi ödemediği ortaya çıktı. Beykoz Belediyesi işgaliye dahi almaktan aciz bir durumda anlaşılan. Madem buralar işgal edilecek, bundan böyle açık arttırmaya sunulsun, böylece işgal edilen yerler ciddi bir şekilde devlete para kazandırmış olur.

Beykoz'a baktığımız zaman  yabancı turistten pek fazla kazanç sağlamıyor. Oysaki Beykoz'un ciddi bir tanıtımı yapılsa gelenlerin sayısı artar. İçe kapanmadan dışa açılmak lazım. 30 Mart 2014'de belediye seçimleri yapılacak. Şimdiden AK Parti ve CHP'nin aday adayları ortaya çıktı. Beykoz'da oy oranları birbirine oldukça yakın, iki parti de başa baş görüşülüyor. Umuyorum ki seçimlerden sonra Beykoz ilçesi yeni bir çehre kazanır.

Beykoz’un uluslararası alanda tanıtılması ve Kalkınma ajansının fonlarından da başarılı bir şekilde yararlanması için Beykoz’un yeni kaymakamına çok iş düşmektedir. Halkın arasına daha fazla girmesi gereken kaymakam, bunun yanı sıra sorunlara yerinde eğilmeli ve Beykoz’un değerini arttırmak için çalışmalıdır.

Kaymakamlar üç dört yıllık zaman zarfında bölgelerinde kalırlar, bazıları çok iyi izler bırakılırken bazıları ise hiç iz bırakmadan görevini yapar ve gider. Ümidimiz bu kaymakamın iz bırakarak gitmesidir. Benim kaymakama yönelik ilk izlenim pek olumlu değildi, inşallah önümüzdeki günlerde hepimizi yanıltır ve yeni Belediye Başkanı ile olumlu çalışmalar yapar.

Anahtar Kelimeler: Prof. Dr. Faruk Şen, Beykoz

reklam
Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"