CHP’nin Beykoz’dan parlayan yıldızı

  • Güncelleme: 25.08.2020 20:41
  • Okunma: 6685 kez
  • Yorum: 0
CHP'nin 37. Olağan Kurultayında Kılıçdaroğlu'nun anahtar listesinde yer alarak PM Üyeliğine seçilen Sevgi Kılıç, ilk röportajını Dost Beykoz'a verdi.
CHP’nin Beykoz’dan parlayan yıldızı

2019 yılında Mahalli İdareler Seçimlerinde Meclis Üyesi Adayı olan ancak seçilemeyen Avukat Sevgi Kılıç, daha sonra Aydın Düzgün'ün aday olduğu olağan kongrede yönetim kuruluna seçilerek İlçe Başkan Yardımcılığına getirilmişti.

Kılıç, 1993 yılında Beykoz'da doğdu, Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi bölümünü bitirerek avukat oldu.

İlçenin yetiştirdiği isimlerden birisi olarak siyasi alanda üst seviyelere çıkma başarısı gösteren Sevgi Kılıç, Cumhuriyet Halk Partisi Parti Meclisi Üyesi seçildikten sonra ilk röportajını Dost Beykoz'a verdi.

Dost Beykoz yazarı Erdal Öztürk ile bir söyleşi gerçekleştiren Bayan Kılıç, aileden siyasete aşina olduğunu kaydetti.

“1946 yılında dedem Çavuşbaş’na yerleşti”

Kılıç, "Çavuşbaşı'nda 1993 senesinde doğdum, 27 yaşındayım. Çolak Salih'in torunuyum. Çavuşbaşı'nda öyle bilinir bizim ailemiz, dedem herkes tarafından tanınır sevilirdi. Bizim için çok gurur vericidir kendisi. Çavuşbaşı'na 1946 yılında dedem geldikten sonra ailemiz oraya yerleşti. Babam düğün sektöründe, ailem zaten siyasetin içerisindeydi. Amcam daha öncesinde Meclis Üyesiydi, aileden siyasete aşinayım. Mesleğe adım atıp kendi ayaklarımın üzerinde durduktan sonra başkaları için hak arama mücadelesine girebilirim dedim. Ben de siyasete adım attım." dedi.

“Biz hep beraber sahaya indik”

Esas amaçlarının CHP'ye yerel seçimlerde başarı sağlatmak olduğunu dile getiren Avukat Kılıç, "Benim için 14 olmakla birinci sıra olmanın bir farkı yoktur. Esas amaç Cumhuriyet Halk Partisine yerel seçimlerde başarı sağlamaktı. Biz de hep beraber sahaya indik, gerekli çalışmaları yaptık. Çavuşbaşında kapı kapı dolaştık, ikinci seçimde köylerdeki çalışmaları da üstlendim. Sonrasında biliyorsunuz seçimlere itiraz edildi." ifadelerini kullandı.

“İlçe seçim Kurulu’nda 17 gün nöbet tuttuk”

Seçim akşamı 23.30 sularında İlçe Başkanı Aydın Düzgün'ün kendisini arayarak İlçe Seçim Kuruluna geçmesini istediğini anlatan Kılıç, "Orada da bir 17 günlük nöbetimiz oldu. Sağ olsun o zaman gençlik kollarımız soğuk vs demeden kapılarda beklediler. Hepsinin emeklerine sağlık, genç kardeşlerim çok özveri gösterdiler. Sonrası zaten hep birlikte dedik ki 2. seçimin çalışmasını yaptık ve İstanbul'u kazandık. Sonrasında gençlik kollarımızla beraber biz Beykoz'a neler yapabiliriz? Aslında bugün yaptığımız da bu, biz her zaman bunun derdindeydik." diye konuştu.

“Genel Başkanım anahtar listesinde bana yer verdi”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na kendisine duyduğu güvenden dolayı teşekkür eden Sevgi Kılıç, "Öncelik olan vatandaşa hizmet, sonrasında genel merkezimiz örgüt içerisinde gençleri değerlendiriyor. Bu değerlendirmenin sonucunda da sağ olsun Genel Başkanımız anahtar listesinde bana yer verdi. Sayın Genel Başkanımız bize bu görevi layık gördü. Görevin sorumluluğunun bilincindeyim. Örgütümüzle beraber, PM'deki üyelerimizle beraber, Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde vatandaşımız ülkemiz için ne yapabiliriz bunun çabasını gösteriyoruz. " değerlendirmesinde bulundu.

CHP’nin atom karıncası

CHP Örgütü içerisinde kendisine 'atom karınca' lakabının takılmasını da değerlendiren Kılıç, şunları kaydetti:

"Bu ismi seviyorum ve gurur da duyuyorum. O sözün o lakabın takılmasının sebebi çalışkanlık ve insanların takdirini toplamak ve benimle beraber yol yürüyen insanlar geçipte atom karınca dediğinde ilk başta birkaç kişi sonrasında Beykoz İlçe Örgütümüzde bu lakap yayıldı. Adımı bilmeyen ama lakabımı bilen insanlar da var. Bu benim için çok gurur verici."

CHP'nin 37. Olağan Kurultayında PM Üyesi seçildikten sonra ulusal basından sonra baş örtüsüyle konu edilmesine de değinen Kılıç, "Ulusal medyada da bu konuda cevabı verdim. Bir bireyin inanışı ya da inanmaması ya da herhangi başka bir şekilde fikir olabilir, ideoloji olabilir kılık kıyafet de olabilir. Bu şekilde kategorize edilmenin toplumumuza hiçbir faydası yok. Bireyleri ötekileştirmenin ülkemize hiçbir faydası yok." dedi.

Kadın cinayetlerini önlememiz gerekiyor

Kılıç, şunları söyledi:

"Keza benim üzerimden ya da kadın üzerinden söylenen söz başörtüsüyle alakalı, kadına karşı şiddeti doğuruyor. Günün sonunda kadını kategorize ediyor. Biz daha Temmuz'da 36 tane kadın cinayetine tanık olduk. Kadın cinayetlerinin önüne geçme noktasında çalışmalar yapmamız gerekirken, basının yaptığı kadını kategorize ederek kadına karşı şiddete yol açarak, kadın haklarının önüne geçmektir."

İstanbul Sözleşmesi tartışmalarıyla ilgili de düşüncelerini paylaşan Avukat Sevgi Kılıç, Temmuz ayı içerisinde 36 kadın cinayeti meydana geldiğini, 18 yaşında genç bir kadının öldürüldüğünü hatırlattı.

Kılıç, "Türkiye'de kadına karşı şiddetin, cinayetlerin önüne geçilmesi için biz bugün İstanbul Sözleşmesinden çekilmeyi ya da çekilmemeyi değil, biz İstanbul Sözleşmesini nasıl etkin uygulayabilir bunu konuşmamız lazım." diye konuştu.

İstanbul Sözleşmesinin hane içi şiddeti merkeze aldığını ve İstanbul Sözleşmesinin dünya üzerindeki toplumlarda erkek egemenliği olmasından dolayı kadınların daha fazla şiddet gördüğü için böyle bir durumun söz konusu olduğu düşüncesini savunan Kılıç ,"Sözleşme çocukları da koruyor. Sözleşme, hane içerisinde ve toplumda şiddet gören herkese koruma sağlıyor. Aslında çok geniş kapsamlı bir sözleşme. Hane içerisine zarar verdiğine dair söylemler dolaşıyor, asla alı astarı olmayan söylemler." ifadelerini kullandı.

Eşine, çocuğuna ya da hane içerisinde bir bireye şiddet uygulamayan insanların İstanbul Sözleşmesinden rahatsız olmasına gerek olmadığını dile getiren Kılıç, "İstanbul Sözleşmesinden rahatsız olan bireyler şiddet uygulayanlardır. Toplum yapımızda, ailenin içerisinde şiddet olması bunu hiçbir birey kabule edemez. İstanbul Sözleşmesi aile yapısını bozuyor gibi söylemler çok asılsız, asla içerisinde barınamayacak söylemlerdir. Burada İstanbul Sözleşmesinin etkin kullanılması ve 6284 sayılı kanunun etkin kullanılarak artık kadın karşı şiddetin önlenmesi gerekmektedir." şeklinde konuştu.

Parti Meclisi Üyesi seçilmesinin ardından yüzlerce tebrik telefonu aldığını açıklayan Kılıç, açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:

"Çavuşbaşı Trabzonlular Derneğinde Sami başkanımız aradı kutladı. Kendisiyle dernek noktasında da görüştük. Kadın temsiliyetinin daha fazla olmasını istiyorum. Kendisi konuşalım, neler yapılması gerektiğiyle ilgili fikir birliği yapalım dedi. Seçim zamanlarında da derneklerde de programlar yapıyoruz. O noktalarda da çok yardımcı olmuştu. Kendisine teşekkür ediyorum. Beykoz Trabzonlular Derneğinden bir arama olmadı. Kendilerini ziyaret edeceğim. Öncesinden bir iletişimimiz olmamıştı. İletişim kopukluğu olduğunu düşünüyorum."

"Of'tan Hayrat'tan aramalar oldu. Trabzon'un evladı gibi bir kelime vardır. Biz Karadenizliler olarak biz bunu çok sık kullanırız. O duyguyu hissettim, Trabzon'un evladı derken ne demek istediğimi onlar beni arayınca hissettim."

Farklı partilerde görev yapan kişilerin sosyal medya üzerinden gönderdiği tebrik mesajlarını da değerlendiren Kılıç, "Genel siyasette ne yazık ki ötekileştirme durumu beni üzer. Farklı partiden bir kişi yeni bir görev aldığında aynısını ben de yapabilirim. Farklı ideolojilerden olmamız bizi düşman yapmaz. Beykoz'un yapısını bu yüzden çok seviyorum. Beykoz'u birçok noktadan seviyorum ama bu insani noktada bambaşka benim için. Aile dostluğu kuran, apartmanı geçin, mahalleyi hatta diğer mahalleyi tanıyarak ilişkilerini geliştirmiş bir bölgede yaşıyoruz. Bu çok kıymetli bizler için, evet farklı partilerdeyiz. Günün sonunda hepimiz vatandaş için çalışıyoruz. Siyaset hizmet yarışıdır. Siyaset ötekileştirme ya da düşmanlık noktasına getirilecek bir şey değildir." dedi.

Düşüncelerindeki Çavuşbaşı'nı da anlatan Kılıç, şunları kaydetti:

"Çavuşbaşı'nın yerlisinin orada kalmaya devam ettiği, Beykoz genelinde göç veriyoruz. Bunun olmadığı, çok sevdiğim yapının, akrabalığın kıymetli olduğu yapının orada olmasını, Çavuşbaşının birçok asgari hizmetinde eksik var. mahallelerimizde çocuk parkı eksiği var. Okul eksiği, sağlık ocağı eksiğimiz var. Asgari hizmetlerin dışında biz vatandaşımıza ne verebiliriz diye konuştuğumuz dönemleri hayal ediyorum. Biz yıllardır bu asgari hizmetleri aşamadık, mülkiyeti sorununu çözemedik. Refah noktasına geldiği bir Çavuşbaşı hayal ediyorum. Beykoz ve ülke genelinde vatandaşı merkeze koyarak hizmet etmek istiyoruz."

Kılıç, Beykoz Belediyesi'nin 2019 seçimlerinden sonraki performansıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle vatandaşların asgari sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifadelerine yer veren Parti Meclisi Üyesi Kılıç, "Bugün Beykoz'da dışarıya göç veriyoruz. Üniversitelerimiz var ama çocuklarımızın yurt problemi var. Bu arada Beykoz artık dışarıdan öğrenci nüfusunu içerisinde barındırıyor. Beykoz'da okuyup, üniversite bittikten sonra işe başlayacak gençler ilçe içerisinde yer bulamıyor. Dışarıya yine bir göç veriyor, işsizlik, mülkiyet, ulaşım sorunlarının çözülmesi lazım. Öğrenciyken ulaşım sorununu ben de yaşadım. Bir kilometre yol yürüyordum. Toplu ulaşım aracı yoktu, asgari sorunların bunlar olduğuna inanıyorum. Öncelikle vatandaş ne istiyor?"

"Bir senelik dönem içerisinde Beykoz Belediyesinin gözle görülür bir ilerlemesini göremedim. Çavuşbaşında da imarla ilgili bir çalışma yapıldığı söylendi fakat somut gelişme henüz göremedik." diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisinin 37. Olağan Kurultayında Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun anahtar listesinde yer alarak Parti Meclisi Üyesi seçilen Av. Sevgi Kılıç, Dost Beykoz'a açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:

"Sosyal demokrat belediyecilikte önceliğimiz insan. Bunlar belediyecilikte de çok önemli kavramlar. Bir pandemi sürecindeyiz. İnsanların yardıma ihtiyacı var. Sıkıntılar daha da arttı. Biz CHP Beykoz İlçe Başkanlığı olarak belediye kavramının dışında da o sosyal demokratlığımızı gösterdik. Vatandaşlarımıza erzak yardımı yaptık, maske konusunda yardım yaptık. Belediyeciliği merkeze insanı koyarak yapıyoruz. Belediye biz de olmadan da Beykoz'da vatandaşa hizmet etme iddiamızı sürdürüyoruz."

"Vatandaşımızın takdirine her zaman güveniyorum. Görmelidir demem, vatandaş her şeyi görüyor. Beykoz'da problemlerimiz çok fazla. Her mahallede ayrı ayrı çözülmesi gereken sorunlar var. Biz şu an proje basında da vatandaşlarımızın, Çavuşbaşında havza problemimiz var. Bununla ilçe Başkan yardımcısıyken de ilgileniyordum. Şimdi Parti Meclisi Üyesiyim, ilgilenmeye gerekli kurumlarla görüşmeye devam edeceğim. Nasıl çözebiliriz diye düşünüyoruz. Tokatköy'de kentsel dönüşüm var."

"Öngörünüm problemimiz var. Köylerde mülkiyet ve imar olmamasının problemleri var. Vatandaşlar, çivi çakamıyoruz diyorlar. Çekmeköy Merkez Mahallesi küçük bir Beykoz oldu neredeyse. Biz bu göçleri vermemeliyiz. Biz imar problemimizi hala çözemedik. Anayasal haktır konut. Anayasal hakkı hala çözemedik. Öncelikle merkezimizde vatandaş var. Biz vatandaşımızın Kemal Beyin bir sözü var. Bir tek çocuk yatağına aç girmeyecek. Biz belediyeciliği de bu anlayışla yapıyoruz."

- Dost Beykoz?

"Yerel basını her gün inceliyorum. Özellikle sosyal medya üzerinden geldiğinde de bunu yapıyorum. Deneyim ve birikim önemlidir. Ben bunu benimseyerek devam ediyorum. Dost Beykoz'a da Beykoz'a verdiği habercilik hizmeti için de teşekkür ediyorum."

- Son mesaj.

"Siyasal ideolojiniz, inanışınız ne olursa olsun. Fikirleriniz ne olursa olsun farklılığa saygı gösterin ve koruyun. Demokrasi farklılıkla belirir. Bu ülkede geçmişinden bugüne biz her zaman bir mozaik şeklindeydik. Farklılığı koruyarak geldik. Ötekileştirmeden dışlamadan bu toplumda yaşayabileceğimizi gösterelim. Rotamız sevgi olsun."

Dost Beykoz / Özel Röportaj - Erdal Öztürk

Yorumlar (0 Yorum)

Bu içeriğe yorum yapılmadı, yorum yapmak ister misin?

Yorum Yaz