Siyaset

CHP milletvekili aday adayları Beykoz’u mesken tuttu

CHP milletvekili aday adayları Beykoz’u mesken tuttu
21.03.2015 19:47
| | |
10861

Video galeri

Cumhuriyet Halk Partisi'nin Beykozlu Üyeleri tarafından düzenlenen kahvaltılı Aday Adayı Tanıtım Toplantısını ilçede sadece Dost Beykoz takip etti.

Ana muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi, 7 Haziran Genel Seçimler öncesi gerçekleştireceği ön seçimin heyecanını yaşıyor. CHP'de 29 Mart'ta 45 kentte ön seçim yapılacak ve ardından 5 Nisan'daki Parti Meclisi toplantısında kontenjan adayları belirlenecek. Beykoz'un CHP'li Üyeleri, 1. Bölge Milletvekili Aday Adayları için sabah kahvaltılı bir toplantı düzenledi. Her Aday Adayına 5'er dakikalık sürenin verildiği toplantıda Beykoz'un Aday Adayları'ndan İsmet Öztürk de vaatleriyle güne damgasını vurdu. AK Parti'nin tüzüğünde yer alan 'Aynı kişi en fazla 3 dönem milletvekili olabilir' kuralını CHP'ye taşımakta kararlı görünen CHP 1. Bölge Aday Adayı İsmet Öztürk, "Başarılı olursam iki kez aday olacağım. İki kez aday olduktan sonra başkalarına, benim yetiştirdiğim, benle birlikte mücadele eden, benden daha çağdaş, benden daha üretken, benden daha çok zaman harcayacak, gençliğe, kadınlara yol vermek istiyorum. Bunun için Genel Başkan ve Parti Meclisi yöneticilerime mücadelede bunları sağlamaları için sizin haklarınızı korumak için mücadele edeceğim" şeklinde konuştu.

Beykozlu CHP'li Üyeler tarafından Kavacık Talia Teras'ta düzenlenen sabah kahvaltılı toplantıya, çok sayıda 1. Bölge Milletvekili Aday Adayı ve CHP'li katıldı. İşleri dolayısıyla toplantıyı erken terk eden CHP İstanbul İl eski Başkanı ve 1. Bölge Milletvekili Aday Adayı Oğuz Kaan Salıcı, giderayak kısa bir konuşma yaptı. Eski Bakanlardan Ziya Halis'in kızı Gülizar Halis ile evli olduğunu hatırlatan Salıcı, eş durumundan dolayı kendisini Beykozlu gibi hissettiğini söyledi. Başından itibaren yalnızca Dost Beykoz'un takip ettiği toplantıda Oğuz Kaan Salıcı, şunları söyledi:

Enişte Kaan Salıcı: "Beykoz'un Adayıyım!" dedi...

"Şimdi aslında ben de 'eş' durumundan dolayı ben de artık bir Beykozlu sayılırım. Sevgili dostlar... Biz, geriye bakmayalım, geleceğe bakalım. Biz, mümkün olduğunca geleceğe bakan, geleceği kurmaya çalışan, iktidarı kurmaya çalışan bir bakışımız olsun. Umudu örgütleyelim; kötülüğü, geçmişi, sıkıntıları tartışmayalım. Hepinize afiyet olsun diyorum."

Oğuz Kaan Salıcı'nın toplantıdan ayrılmasının ardından bir Divan Heyeti oluşturuldu ve Cemal Erbaş Başkanlığa seçildi. Tüm Aday Adayları'na 5'er dakika verildiğini söyleyen Cemal Erbaş, bundan sonra yerine geçti ve içerideki düzeni sağlamaya çalıştı. Konuşmacıların konuklar tarafından dinlenmemesi ve gürültü yapması gibi durumlarda müdahale eden Cemal Erbaş, salonu dolduranları zaman zaman sükûnete davet etti. Bu sırada CHP Beykoz Gençlik Kolları eski Başkanları'ndan Ege Ercan bir sunum gerçekleştirdi ve Aday Adayları'nı sırayla kürsüye davet etti. İlk olarak kürsüye gelen Mehtap Düzova, Fen Lisesi öğretmeni olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

'Mehtap Düzova, Aday numarası olan 81'in kendisine şans getirmesini diledi'

"1962 Gaziantep Nisip'te dünyaya geldim. Aslen Tokatlıyım. 1985 yılında Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi'ni bitirdim. Eğitimciyim. Fen Liselerinde hocalık yaptım. Bununla da gurur duyuyorum. Çünkü çok başarılı, Atatürkçü, laik, bilimsel eğitime inanan öğrenciler yetiştirdim ve yetiştirmeye de devam ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nde tabandan başladım siyasete... Kadın Kolları'nda başladım. Kadın Kolları'nda Eğitim Sekreterliği yaptım. Sonra İlçe Ana Kademede eğitim sekreterliği yaptım. Geçtiğim dönemde de 2014 Aralık ayı ortasına kadar İl Başkan Yardımcısıydım. Buradaki görevim ise Kadın Kolları'ndan Sorumlu Başkan Yardımcılığıydı. Bu kısım kaldırılınca bu kez farklı inançtan insanlarla ilgili görev yaptım. Onlara Cumhuriyet Halk Partisinin de kendileriyle ilgilendiklerini gösterdik. Gerçekten çok memnun oldular. Benim Aday Numaram 81... Yani 81 ili kucaklıyorum. Bir de biliyorsunuz Atamızın doğum tarihi 1881... 81'in de bana şans getirmesini diliyorum..."

Mehtap Düzova'nın ardından bu kez kürsüye Opr. Dr. Olcay Kurt geldi. Sağlıkla ilgili projeleri olduğunu anlatan Kurt, şunları kaydetti:

Olcay Kurt: "3 kuşaktır Beykozluyuz!"

"Kısaca kendimi tanıtmak isterim. Ben 1984 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'ni bitirdim. Zeynep Kâmil'de Kadın Hastalıkları ve Doğum ihtisası yaptım. 1999 yılından bu yana da Cumhuriyet Halk Partisi çatısında siyaset yapıyorum. Kadıköy'de bir dönem İlçe Başkanlığı yaptıktan sonra Üsküdar ilçesinde Mahalle Temsilciliği ve Meclis Üyeliği yaptım. Şu anda da Milletvekili Aday Adayı olarak karşınızdayım. Hani 'Beykoz'dan hiç Aday çıkaramayacak mıyız?' diyorsunuz; 3 kuşak Beykozluyum, desteğinizi bekliyorum. Benim sağlıkla ilgili projelerim var.

Tabi ki bir Cumhuriyet Halk Partili ve Sosyal Demokrat olarak çevrecilik, özgürlük, eşitlik, dayanışma, şeffaflık, hesap verilebilirlik; bunlar hep siyasette ve yaşamda arzu ettiğimiz şeyler. Gerçekten de bunların ülkemizde gerçekleşmesi için hep beraber mücadele ediyoruz. Bu mücadeleyi de inşallah 7 Haziran'da sandıkta bir zaferle sonuçlandıracağız. Bunun için hepimizin el ele vermesi gerekir."

Opr. Dr. Olcay Kurt'un ardından bu kez sahneye İrfan Hüseyin Yıldız davet edildi. Aday numarasının 28 olduğunu ve tüm Giresunlulardan destek beklediğini ifade eden Yıldız, şöyle dedi:

İrfan Hüseyin Yıldız: "Genel Başkan Kılıçdaroğlu'yla birlikte çalışmıştık..."

"Değerli arkadaşlarım, ben Kadıköy üyesiyim, Beykoz üyesi değilim. Ancak Beykoz'dan da çok kıymetli yol arkadaşlarım var. Bana kefil olacak dostlarım var. Onlardan birisi de yıllardır birlikte meslek mücadelesi yaptığım Yücel Akdemir... Bunu belirtmek istiyorum. Ayrıca Aday numaram 28 ve tüm Giresunlulardan destek bekliyorum. Değerli Dostlarım, ben 1962 Pülümür-Tunceli doğumluyum. Ortaokulu Erzincan'da okudum. Üniversiteyi, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde tamamladım. Daha sonra Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu'na girdim. Burada Sayın Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu'yla beraber çalıştım. Hesap Uzmanlığı'nda pek emeklilik yok; genellikle ya Kamu'da sabit görev yapılır ya da özel sektöre transfer olurlar. Ben de Çukurova Holding'de Denetim Koordinatörü olarak çalıştım bir süre... Daha sonra kendime ait bir Mali Müşavirlik şirketi kurdum. Meslek içinde de TÜRMOB'da 6 yıl Yönetim Kurulu'nda 4 yıl da Yönetim Kurulu'nda çalıştım ve tüm kademelerinde görev aldım."

İrfan Hüseyin Yıldız'ın ardından bu kez kürsüye Seval Keleşer geldi. Oldukça heyecanlı bir konuşma yapan Keleşer, aday numarasının 122 olduğunu kaydederek, partililerden destek istedi:

Seval Keleşer: "Ben de sizler gibiyim: Örgütçüyüm!"

"1961 İzmir doğumluyum. İstanbul Ticaret Odası'nda 28 yıl çalıştım, emekli oldum. 2008 yılında emekli olduktan sonra İstanbul'a yerleştim. 16-17 yaşından beri meydanlarda olan, yüreğimle, mücadelemle, bedenimle hep sokaklarda, meydanlarda oldum. Mücadeleme devam ettim; 1980 İhtilalı’nda işkence gördüm. Ben tüm seçimlerde yer aldım; sizler gibi örgütçüyüm. Örgütte yapılan mücadelelerde kazanmadığın zaman küsmek yok! Küstüğün zaman örgütçü olamazsın! Ben Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının gücüyle, onların kuvvetiyle çıktım bu yola... Ben hiçbir zaman mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim.

Yıllarca eşimden ayrı yaşadım; iki tane evladımı tek başıma büyüttüm. Memur maaşımla büyüttüm. Birini doktor, birini işletmeci yaptım. Sevgili Yoldaşlar... Bugün açlık sınırı bin 300 Lira civarında... Asgari ücretle geçinen yüzlerce aile var, binlerce aile var. Yoksulluk sınırının altında yaşıyorlar. Bugün yoksulluk sınırı 4 bin Lira... Hangimiz 4 bin Lira alıyoruz arkadaşlar? Alabiliyor muyuz? Asla! Sayın Liderimiz, 7 Haziran seçimlerini hep beraber alalım diyor ve her iki bayramda emeklilere ikramiye değil; hak ettikleri paraları vermeyi vaat ediyor. Vaat etmeyi de geçiyor, vermek istiyor. Biz dava adamıyız... Aday numaram 122... Eğer izin verirseniz Meclis'e gidip sesiniz olmak istiyorum."

Seval Keleşer'in ardından bu kez kürsüye Av. İsmail Altay davet edildi. Hem ekonomi hem de hukuk konularında uzman olduğunu belirten Av. Altay, şunları dile getirdi:

Av. İsmail Altay: "İnşallah iktidar olduğumuzda projelerimizi hayata geçireceğiz!"

"İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden mezun oldum. Bilgi Üniversitesi'nde Ekonomi okudum. Marmara Üniversitesi'nde de Sermaye Piyasası ve Borsa mastırı yaptım. Mesleğe bankada başladım; BDDK'da ve TMSF'de çalıştım. Banka krizlerini, bankaların soyulmasıyla ülke ekonomisinin nasıl etkileneceğine dair dosyaları inceledim. Özellikle ekonomi alanında uzmanlaştım. Marmara Üniversitesi'nde ve Doğuş Üniversitesi'nde Bankacılık ve Sigortacılık Enstitüsü'nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştım. Avukatlığımın yanı sıra ekonomi hukuku alanında, spor hukuku alanında 'bilirkişilik' yapmaktayım. Engelli hakları konusunda çalışmaktayım. Bu sebeple partide Engellilerle ilgili olarak proje üretebilecek arkadaşlardan biriyim. Ben bunu yaşıyorum ve yaşadığım için de çok rahat savunabiliyorum. Bunun yanı sıra partimizin son bakış açısıyla ekonomi programını yazabilecek arkadaşlardan biriyim. Hem ekonomistim hem hukukçuyum. Bununla ilgili projelerimiz de var. İnşallah iktidar olduğumuzda bu projeleri de hayata geçireceğiz.

Ben bir Hukuk adamıyım. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nda Ümit Kocasakal ile birlikte iki dönem çalıştım. Hukuk devleti için Hukukun üstünlüğü için demokrasi için Cumhuriyet... Ama özellikle de altını çiziyorum: Numarasız olan Cumhuriyet yani sadece Atatürk Cumhuriyeti için mücadele ettik ve mücadele etmeye devam ediyoruz. Bildiğiniz gibi herkesin sustuğu bir dönemde, İstanbul Barosu'nda sadece biz ayaktaydık! Gereken şeyleri sadece biz söyledik. Şimdilerde 'in' diyorlar. O Silivri Mahkemeleri'ne 'in' diyorlar. İşte o dönemde sadece biz gittik Silivri Mahkemeleri'ne ve Hâkim'e 'Adil yargılama yap!' dedik. Çünkü avukatlara savunma hakkı tanınmıyordu. Adil yargılama yapılmıyordu. Avukatlar, cübbelerini çıkarmak zorunda kalmışlardı. Biz Ümit Kocasakal Başkanlığı'nda 11 arkadaş cübbemizi giydik, gittik; Adil yargılama istedik. Bunun sonucunda da biz yargılandık. Yargılanma sırasında da dedik ki: 'Biz görevimizi yaptık! Beraat istemiyoruz! Türkiye kendi kendisini yargılıyor' dedik. Biz beraat ettik ama acı olan şey, Avrupalılar bize İnsan Hakları Ödülü verdiler. Yani biz bu ödülü alırken, içimiz acıdı. Çünkü Türkiye'de İnsan Hakları ihlallerinin olduğu Avrupalılarca da tescil edilmiş oldu."

Av. İsmail Altay'ın ardından ise kürsüye Yamen Uzun geldi. İş Bankası'ndan emekli olduğunu anlatan Yamen Bey'in konuşmasında ise şu ifadeleri öne çıktı:

Yamen Uzun: "CHP Üsküdar'ın Kurucularındanım..."

"Bizim 5 dakikamız var ve dolayısıyla bu sürede kendimizi tanıtmamız gerekiyor. Dolayısıyla ben çok fazla siyasal değerlendirmelere ve siyasal konulara girmek zorunda değilim. Sizler de biliyorsunuz ki, Türkiye'de Cumhuriyet değerlerini, Atatürk İlke ve İnkılâpları’nı bugün savunma noktasında olan Atatürk'ün ve Cumhuriyet'in mirası olan 3-5 tane kurum var. Bunlardan bir tanesi, siyasal anlamda Cumhuriyet Halk Parti; iktisadi anlamda İş Bankası ve sportif anlamda da son zamanlardaki Atatürk İnkılâplarını ve Cumhuriyet Devrimlerini savunmadaki duruşuyla Fenerbahçe Spor Kulübü ve bunun yanında da Beşiktaş ve Çarşı diyebiliriz. İşte ben de sevgili Cumhuriyet Halk Partililer; bu Cumhuriyet'in 3 kurumunda uzun yıllar görev yapma şansına sahip olmuş kardeşlerinizden bir tanesiyim.

Siyasal anlamda, Cumhuriyet Halk Parti'nin 1980 sonrası, Üsküdar Cumhuriyet Halk Parti'nin kuruluşunda sorumluluk almış, kuruculuk yapmış bir parti emekçisiyim. Yine 2009 yılında Üsküdar Cumhuriyet Halk Parti'de Belediye Meclis Üyeliği yapmış ve 2011 yılında da Milletvekili Aday Adayı olmuş bir parti emekçisiyim. Yani partinin tozunu yutup, flamasını asıp; partiye uzun yıllar hizmet vererek, bugün karşınıza Aday Adayı olarak çıkıyorum. İktisadi anlamda İş Bankası demiştim. Ben 33 yıl İş Bankası'nda hizmet verdim. Memuriyetten başladım İş Bankası hayatıma; 33 yıl sonra Genel Müdür Yardımcısı statüsüyle emekli oldum ve çalışmaya son verdim."

Yamen Uzun sahneden ayrıldıktan sonra sırada Hüsniye Kaya vardı. Özellikle Parti Meclis Üyesi olduğu dönemde Güneydoğu ziyaretlerinde Deniz Baykal'ın yanında yer aldığını vurgulayan Uzun, şöyle dedi:

Hüsniye Kaya: "İnsanları yerinde görmek ve anlamak şart!"

"Aslen Erzurum Aşkaleliyim. Muhasebe İşletme ve Otel Yönetimi eğitimini aldım. 2007 yılında bu bölgeden 27. sıra Milletvekili Adayıydım. 2008-2010 yılları arasında Parti Meclisi Üyeliği görevini yaptım. Ondan sonra Toplumsal Kadın Hareketi Derneği'ni kurarak, Türkiye'de ilk defa sokağa çıkamayan kadınların ayağına gidip sınırlarımızı aştık; 300 kadınımızı okur-yazar yaptık. Bunların içinden ilkokul diploması alıp Muhtar Adayı olanlar bile oldu... İnandığım bir şey var: Siyaset ve hizmet sürekli olmazsa, Sosyal Demokratlıktan ve Halktan bahsetmek mümkün değil... Ben bu güne kadar sürdürdüğüm mücadeleyi, bundan sonra da Meclis çatısı altında sürdürmeye devam etmek istiyorum.

Sene 2009... Deniz Bey'le Urfa-Diyarbakır gezisini yapıyoruz. Ben Parti Meclis Üyesiyim... İnsanları yerinde görmek, anlamak ve siyaseti ona göre yönetmek gerektiğine inanıyorum. Otobüste Urfalı bir kılavuzumuz var. Tek kelime Kürtçe bilmiyoruz. Dedim ki, 'Bize bir kelime öğretirsen, lütfen, öğretirsen; biz de konuşurken insanlara lütfen diyebiliriz' dedim. O zaman dedi ki: 'Veeey ablama bak! Hele bir lütfene bak, hele bir bize bak' dedi. Şimdi, insanları yerinde anlamak lazım... Kahvede konuşuyorlar, dışarıda da yaşlı bir amca var. 'Ya Dayı... Biz konuşuyoruz ama bu Diyarbakır, Urfa ne diyor?' diye... Dedi ki: 'Kızım istediğimiz bir şey yok. Adamları vuruyorlar, eşekleri vurmasınlar; lazımdır, lazımdır' dedi. Orada katırcılık yapıyorlar çünkü adamın ehemmiyeti yok ama geçim derdinin ehemmiyeti var. Şemsi Belli bir dörtlüğünde diyor ki, 'Eşkiyanın yerini söylesem eşkiya vuriy, söylemesem cenderme vuriy, sen benim yerimde olsan, neylerdim Paşam' diyor..."

Hüsniye Kaya'nın ardından bu kez kürsüye Onursal Adıgüzel davet edildi. 29 Mart seçimlerinden ziyade 7 Haziran seçimlerinin önemli olduğunun altını çizen Adıgüzel, şunları kaydetti:

Onursan Adıgüzel: "Özlediğimiz Türkiye'yi hep birlikte yeniden kurabiliriz"

"Sizlerin huzurunda söz veriyorum 29 Mart'tan sonra da toplum adına çalışmaya devam edeceğim. Ben kısaca kendimden bahsedeyim: Endüstri mühendisiyim. 30 yaşındayım. Özel bir şirketimiz var, orada çalışıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin Gençlik Kolları'ndan okulundan geliyorum. İki dönemdir Parti Meclis Üyeliği yapıyorum. Demokrasiye inanıyorum. Demokrasinin bir gerekçesi olan önseçimlerin gerçekleşmesinde naçizane bir katkım, bir oyum oldu. Şimdi de sizlerin karşısındayız. 29 Mart seçimleri çok önemli ama bizim daha büyük hedeflerimiz var: 7 Haziran'da Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapmak istiyoruz. Bu iktidarı da Aday Adayı arkadaşlarım değil, siz Cumhuriyet Halk Parti'nin üyeleri gençleri, kadınları ve değerli abilerimiz, siz ancak Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapabilirsiniz. Bizim ne merkez medyamız var ne de çok paramız var dağıtacak ama bizim özgürlüğümüz var, Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgütü var, çalışkan kadınları var, enerjik gençleri var. Hepimiz el birliğiyle Cumhuriyet Halk Partisi'ni iktidar yapabiliriz. Ezilenlerin, ötekileştirilenlerin, işçilerin, memurların; özlemini duyduğumuz o çağdaş, demokratik Türkiye'yi hep birlikte yeniden kurabiliriz. "

Onursal Adıgüzel'in ardından ise "Beykoz'un Aday Adayı" olarak İsmet Öztürk anons edildi. Aslen Sivaslı olduğunu anlatan İsmet Öztürk, vaatlerle dolu bir konuşma gerçekleştirdi:

İsmet Öztürk: "Kapanan fabrikaları geri getireceğim!"

“Sosyal Demokrat, sol kimliğimle ailemle, işimle, sosyal hayatımda siyasi hayatımda hep sol kimlikten ödün vermeden, dik durarak, çalışarak, üreterek, mücadele ederek bu Milletvekili Aday Adaylığıma, Genel Merkezin almış olduğu kararla birlikte öncelikle içinizden biri olarak Beykozlu biri olarak, önseçim Aday Adayı oldum. Sizleri temsil etmek istiyorum. Beykoz'un kaderi, 25-30 yıldır içimizden bir Milletvekili Adayı çıkmamıştır. Çıkması için elimden gelen her şeyi yapacağım. Ben değil, biz olacağız. İçimizden birini bu sefer Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne göndermek hedefimiz olmalı. Beykoz'un maalesef kötü kaderini değiştirmek zorundayız. Üretimden gelen gücümüzü, fabrikalarımızı, insanımızı, eğitimimizi, sağlığımızı elimizden aldılar. Bir Beykozlu olarak bunları geri getirmek için elimden gelen mücadeleyi, sol kimliğimle, sosyal demokrat kimliğimle... Öncelikli olarak Halkların kardeşliğine inanıyorum. Bugün 21 Mart... Türkiye'de halkların kardeşliğine inanan, sos, sosyal demokrat kimlikle Türkiye'nin Nevruz Bayramı'nı kutluyorum.

Ben 1965 Sivas doğumluyum. Doğduğum yer Sivas, doyduğum yer Beykoz... 36 yıldır Beykoz'da Küçüksu'da yaşamaktayım. Sizin içinizden biriyim. Ben sokaktan yukarıya, elimle tırmanarak, kazıyarak çıkmak istiyorum. Hakkımı sizin vereceğinize inanıyorum. Dolayısıyla ben sokaktaki çalışmalarımda genç arkadaşlarıma, kadın arkadaşlarıma, onların haklarını savunarak sizlere cesaret vermek amacıyla aday oldum. Bundan sonra genç arkadaşlarıma üreten, çalışan ve mücadele eden bayan arkadaşlarıma kendi haklarını korumak için bu haklarını maalesef vermeyen bazı sosyal demokrat görünen, sol görünen ve kapitalist sisteme ayak uydurmuş erkeklere bırakmayacaklarınızı, siz haklarınızı ancak kendiniz alabilirsiniz. Çalışarak, üreterek... Evinizde de üretebilirsiniz. Evinizde de çalışabilirsiniz. Okuyabilirsiniz ve bunları bizle paylaşabilirsiniz.

CHP'li İsmet Özel: "Eğer başarılı olursam en fazla iki kez daha aday olacağım!"

Ben Meclis'e girdiğimde yine sizin içinizde olacağım. Bir dönem eğer içinizden bana oy veren veya vermeyen Beykozlu, eğer benim başarısız olduğuma inanıyorsa, kendilerine uzak olduğuna inanıyorsa, bir daha aday olmayacağım. Başarılı olursam iki kez aday olacağım. İki kez aday olduktan sonra başkalarına, benim yetiştirdiğim, benle birlikte mücadele eden, benden daha çağdaş, benden daha üretken, benden daha çok zaman harcayacak, gençliğe, kadınlara yol vermek istiyorum. Bunun için Genel Başkan ve Parti Meclisi yöneticilerime mücadelede bunları sağlamaları için sizin haklarınızı korumak için mücadele edeceğim. Hiçbir zaman sizden uzak kalmayacağım. Buna yürekten, candan söz veriyorum. Ben, sol, sosyal demokrat kimliğimi yüreğimde, ruhumda, özümde, kulağımda, sözümde sizin temsilciniz olmak için aday oldum, aday olacağı9m. Desteğinizi bekliyorum. Beykoz'dan bu sefer bir arkadaşımızı Meclis'e göndereceğiz. Ben, elimden gelen bütün gayreti gösterip, diğer arkadaşlarımıza da başarılar dileyerek, saygılar sevgiler sunuyorum. İyi günler...”

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: Beykoz Haber Sitesi, CHP, Milletvekili, Aday Adayı, Seçim 2015, Oğuz Kaan Salıcı, Mehtap Düzova, Olcay Kurt, İrfan Hüseyin Yıldız, Seval Keleşer, İsmail Altay, Yaman Uzun, Hüsniye Kaya, Onursan Adıgüzel, İsmet Öztürk, İsmet Özel

0 Yorum

Bu içeriğe henüz yorum yapılmadı

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"