Siyaset

CHP’de bayram... Recep Tayyip Erdoğan

CHP’de bayram... Recep Tayyip Erdoğan
2014.07.29 00:00
| | |
20420

Foto galeri Video galeri

Beykoz'da bayramın birinci günü AK Parti'de gerçekleştirilen bayramlaşma etkinliğinin ardından, ikinci gününde de bu kez CHP'de bayramlaşma etkinliği düzenlendi.

Ancak AK Parti'nin gündem maddesi Beykoz ilçesi, Cumhurbaşkanlığı Adayı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti iken CHP'deki gündem maddesinin de Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti olması Bayramında siyaset havasında geçmesine yol açtı.

CHP İlçe Başkanı seçildikten sonra ilk konuşmasında AK Parti’ye yönelik sert ifadeler kullanan Şevket Arıkan, bayramlaşma sırasında da bu üslûbunu sürdürdü.

Konuşmasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün 'Hilal Partisi' adıyla bir parti kurmaya hazırlandığını iddia eden Arıkan, Başbakan Erdoğan'ın 'Başkanlık Sistemiyle' Cumhuriyet rejimini ortadan kaldırarak, ülkeyi Hilâfet rejimiyle yöneteceğini öne sürdü.

Şevket Arıkan Recep Tayyip Erdoğan ile Ekmeleddin İhsanoğlu’nu ‘ilginç’ bir şekilde kıyaslayarak, “Bir tarafta Gazze'ye bomba yağdıran her türlü ağır silahlarla saldıran İsrail ve İsrail'in verdiği onur madalyasını taşıyan Tayyip Erdoğan; bir tarafta masum, mağdur, mazlum Filistin Devleti'nin verdiği onur madalyasını taşıyan Ekmeleddin İhsanoğlu. Bir yerde terör, şiddet temsilcisi; bir yerde insanlığın temsilcisi...” ifadelerini kullandı.

‘Salonda 50 kişi vardı’

CHP Beykoz İlçe teşkilatında gerçekleştirilen bayramlaşma törenini, Şevket Arıkan ile  giriştiği yarışı kaybeden Aydın Düzgün ve Hasan Özyurt’un da içinde yer aldığı 50 kadar CHP’li takip etti. Hızır Yılmaz da bir ara objektiflere takılan isimler arasında yer aldı.

CHP Beykoz İlçe Başkanı Şevket Arıkan ise Beykoz'la ilgili tek bir konuya değinmediği konuşmasında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile AK Parti'yi yine ağır sözlerle eleştirdi.

‘İlçe Başkanı değil, genel başkan gibi!’

Genel siyasetten örnekler vererek, genel başkan edasında konuşan Arıkan, şunları söyledi:

"Ramazan Bayramı'nın 2. gününde bir kez daha Ramazan Bayramınızı kutluyorum. Sizlere ve ailenize sağlık, mutluluk, esenlik ve huzur dolu bir yaşam diliyorum. Bundan tam bir ay önce çok verimli, seviyeli, düzeyli, saygılı, demokratik olgunluğun zirvesine ulaşan bir kongre yaşadık. Bu ilçede partimizin en üst organı olan Kongre, partimizi yönetmek üzere bazı arkadaşlarımızı görevlendirdi; İlçe Başkanlığı görevini de bana verdi. Demokratik kongrelerinin en önemli yöntemlerinden bir olan ve tüzüğümüzün de esası olan çarşaf listenin uygulanmış olması, ilçemize, yönetimimize güç kattı. Bu yönetim, bu partinin sütünün kaymağıdır. Kongre, emeği geçen ve yararı olabilecek hiçbir arkadaşımızı dışarıda bırakmamaya çalıştı. Tabi ki sayı sınırlıydı ve 16 arkadaşımız görev aldı. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum. Şunu bilmenizi isterim ki, 16 arkadaşımızın hiçbirisiyle hiçbir sorun yaşamıyoruz. Yönetimde tam bir uyum, istikrar var ve yapılması gerekenleri yaparak biz sahaya çıktık. 

‘Abdullah Gül ile ilgili iddialı açıklamalar’

Cumhurbaşkanlığı seçiminde gerek Beykoz'da gerek Türkiye'de istediğimiz sonucu aldığımız an, AK Parti parçalanma sürecine girecektir. Bundan hiçbir üyemizin kuşkusunun olmamasını diliyorum. Şimdiden kulislerde bunun gayreti başladı: Görev süresi sona erecek olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, parti içindeki küskünlerle ve eski siyasi arkadaşlarıyla birlikte yeni bir siyasi oluşuma başladı. Kulislerde geçen konuşmalara göre partinin adı: Hilal Partisi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, görevi bitince herhalde çiçek yetiştirmeyecek; horoz, tavuk, çiftçilik yapmayacak! Doğal olarak siyasete girecek, siyaset yapacak. Türkiye'nin uluslararasında kaybolmuş prestiji olmasaydı, güvenini yitirmiş bir ülke olmasaydı, Sayın Abdullah Gül NATO'da Genel Sekreter olabilirdi. Sayın Abdullah Gül, Birleşmiş Milletler’de görev alabilirdi. Avrupa Birliği'nde Avrupa Parlamentosu’nda görev alabilirdi. Ancak 12 yıllık AKP politikaları, uluslararası itibarımızı sıfıra indirmiştir. Sıfır sorunla başlayan iddialar, sıfır komşu noktasına gelmiştir.

Arıkan: “İstanbul’da 10 tane IŞİD Cami var!”

Türkiye bıçak sırtındadır. Çok kötü bir sürece girdik. Bunları söylemezsek, bunları paylaşmazsak, hem partimize hem insanımıza haksızlık ederiz. Şu anda İstanbul'da 10 tane IŞİD Cami var. Televizyonlarda izlediğiniz Irak'taki o kara cübbeli, askeri, eli silahlı insanların egemen olduğu 10 tane IŞİD Cami... Bu ülkede camiler yakılıyor, Kur'an yakılıyor, bugün din taciri olan, dinci olan siyaset çıkıp 'Size lanet olsun!' diyemiyor. Bu ülkenin toprağı işgal ediliyor, bayrağı indiriliyor, 48 konsolos çalışanımız esir alınıyor; hâlâ akıbetlerinden haber yok. Bütün bunlara neden olan insan ise çıkacak, diyecek ki, 'Ben bakanlar başkanı olacağım!'... Bu kavramı duydunuz mu arkadaşlar: Bakanlar Başkanı? Hukuk devletinde yazılı normların yanında gelenekler dfe vardır. Türkiye Anayasası'nda bakanlar başkanlığı diye bir kurum yok. Bakanlara başkanlık eden insanın, adamın görevi: Başbakanlıktır. Devleti temsil edenin görevi de cumhurbaşkanlığıdır. Yani, ben Cumhurbaşkanlığı'yla Başbakanlığı birleştireceğim ve Bakanlar Başkanı olacağım diyen bir anlayışın bizi nereye götüreceği çok net bellidir.

“Erdoğan terörün, İhsanoğlu insanlığın temsilcisi!”

Türkiye'nin ne Amerika Birleşik Devletleri nezdinde ne de Avrupa Birliği nezdinde itibarı kalmamış. Mutlak suretle buna neden olan insanın Cumhurbaşkanı olarak köşke çıkmaması lazım. Hepimiz, yapacağımız çalışmalarla buna engel olmalıyız. Bir tarafta Gazze'ye bomba yağdıran her türlü ağır silahlarla saldıran İsrail ve İsrail'in verdiği onur madalyasını taşıyan bir Tayyip Erdoğan; bir tarafta Filistin'in masum, mağdur, mazlum Filistin Devleti'nin verdiği onur madalyasını taşıyan Ekmeleddin İhsanoğlu. Bir yerde terör, şiddet temsilcisi; bir yerde insanlığın temsilcisi...

Bizim mücadelemiz Cumhuriyeti yıkmak isteyenlerle korumak isteyenler... Biz, bu Cumhuriyeti korumak istiyoruz. Nasıl kurulduğunu biliyoruz. Biz, Cumhuriyeti kuranların torunlarıyız. Dedelerimizin kurduğu Cumhuriyetin bekçileriyiz! O nedenle, bu Cumhuriyeti yıkarak, yerine bir hilafet devleti kurulmasına asla izin vermemeliyiz. Tatil yapmamalıyız, izne gitmemeliyiz, evde oturmamalıyız... Bir tek arkadaşımızı bile ikna etsek, bir oy bir oydur. Siyasetin, demokrasinin temel ilkesini göz ardı etmeden çalışmalarımıza devam etmeliyiz. Bu seçimler Cumhuriyet Halk Partisi'nin omuzlarındadır! Milliyetçi Hareket Parti İlçe Yönetimiyle yaptığım görüşmede, Ramazan nedeniyle kendilerinin sahada görünmediklerini ve Ramazan'dan sonra sahaya çıkacaklarını bizimle paylaştılar. Umuyorum, diliyorum ki bizden daha çok çalışsınlar..."

Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler: CHP, Beykoz, Şevket Arıkan, İlçe Başkanı, Bayramlaşma, Recep Tayyip Erdoğan

1 Yorum
Kadir30.07.2014 10:08:49

Aslında Sayın ilçe başkanı doru söylüyor. Güven prestijini kaybetmiş bir Türkiye var. Siyonistlerin, Amerika'nın güvenmediği bir Türkiye... Bütün dünya halkı kendi hükümetlerini sessiz kaldığı için suçlarken Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sözleriyle bu Filistin direnişine destek veriyorlar.

Yorum yaz

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"