CHP Beykoz İlçe Başkanlığı karambollere geçit vermiyor
Beykoz Rüzgarlıbahçe’de, Beykoz Belediyesi’nce, depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle İBB’den boşaltmasını istediği Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Merkezi’nin kapatılmasına yönelik tartışmalar devam ediyor.
Söz konusu eğitim merkezi İBB tarafından kapatılmış, daha sonra ise binanın sahibi olan Beykoz Belediyesi’nin depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle binanın boşaltılmasını istediği ortaya çıkmıştı.
Konuya ilişkin yayımlanan haberler üzerine bir açıklama yapan CHP Beykoz İlçe Başkanlığı, deprem gerçeğini öne sürerek, “can güvenliği hukuki ve insanı bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.
Yapılan açıklamada şöyle denildi:
Son günlerde bazı yerel internet sitelerinde, “İBB Beykoz’da bir kapı daha kilitledi” başlığıyla servis edilen, gerçekle bağdaşmayan ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik haberler üzerine açıklama yapma zorunluluğumuz doğmuştur.

Can Güvenliği Hukuki ve İnsani Bir Zorunluluktur
Beykoz Rüzgarlıbahçe Mahallesi’nde hizmet veren ÖZGEM (Özel Gereksinimli Bireyler Eğitim Merkezi) binası, yetkili kurumlar tarafından yapılan deprem performans analizleri sonucunda riskli yapı olarak tespit edilmiştir ve 90 gün içerisinde yıkılması gerekmektedir. 27 Ekim 2025 tarihinde başlatılan resmi süreç ve Beykoz Belediyesi’nden iletilen teknik raporlar doğrultusunda, engelli yurttaşlarımızın ve personelin can güvenliğini sağlamak amacıyla 21 Ocak 2026 tarihinde tahliye işlemleri başlatılmıştır. Bu karar; keyfi bir tercih değil, bilimsel raporlar ve hukuki yükümlülükler doğrultusunda, kamu sorumluluğunun gereği olarak alınmış zorunlu bir idari işlemdir. Deprem gerçeğine gözlerini kapatmak değil, güvence altına almak kamusal yönetimin tartışmasız görevidir.
Hizmetler Durdurulmamış, Kesintisiz Şekilde Devam Etmektedir
Bazı yayınlarda iddia edildiğinin aksine, Beykoz’daki İBB’ye ait engelli hizmetleri sona erdirilmemiş, “İBB, Beykozluyu terk etmemiştir.” İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, hizmet sunumunu Beykoz İrtibat Bürosu üzerinden kesintisiz biçimde sürdürmektedir. Bu hizmetlerden yararlanan tüm özel bireylerimiz SMS yoluyla bilgilendirilmiştir. Bu açık tabloya rağmen yapılan “İBB Beykoz’da bir kapıyı daha kilitledi” başlıklı haberler gerçeği yansıtmamaktadır.
Siyasi Hesaplarla Kamu Güvenliği Gölgelendirilemez
Beykoz halkının demokratik iradesini yok sayarak göreve gelenlerin, yıllardır bu kente emek veren çalışanları herhangi bir nesnel gerekçe ortaya koymadan görevlerinden uzaklaştırdığı kamuoyunun malumudur. Bu tablo ortadayken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yalnızca can güvenliği gerekçesiyle, bilimsel ve hukuki zorunluluklar çerçevesinde aldığı bir kararı hedef almak yerine Beykoz Belediyesi’nin bu kararı destekleyip çözüm üretmesi gerekirken, hizmeti ve kamu yararını hiçe sayarak bilinçli bir karalama çabasını ortaya koymuştur. Oysa içinden geçtiğimiz yargı ortamında, tüm engellemelere ve karalama çalışmalarına rağmen İBB hizmetleri aksamadan ve hassasiyetle sürdürülmektedir. ÖZGEM’den hizmet alan yurttaşlarımız süreçle ilgili açık biçimde bilgilendirilmiş, gerekli yönlendirmeler yapılmış ve hizmetin sürekliliği güvence altına alınmıştır. Buna rağmen, fiili bir mağduriyet yokken “hizmet durduruldu” algısı yaratılmaya çalışılması; engelli yurttaşlarımızın hassasiyetleri üzerinden siyaset yapılmasının kabul edilemez bir gerçektir.
Alınan hayati önlemleri karalayarak siyasal rant üretme girişimlerini reddediyor; çözüm yerine algı üreten bu yaklaşımın, kamuoyunun sağduyusu ve vicdani değerlendirmesiyle net biçimde görüleceğini ifade ediyoruz.
Yerel Basına Açık ve Net Çağrımızdır:
Yerel basın; kamu adına denetleme görevi üstlenen, etik ilkelere bağlı ve sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gereken bir alandır; ancak son dönemde kimi yayın organları, gazeteciliğin temel ilkelerini hiçe sayarak; doğrulamadan, sorgulamadan ve ilgili tarafların görüşünü almadan servis ettikleri içeriklerle açık bir etik ihlale imza atmaktadır.
Gerçeği araştırmak yerine yönlendirilmiş iddiaların taşıyıcılığına soyunmak, gazetecilik değildir. Kaynağı belirsiz, amacı açıkça algı yaratmak olan bu yayınların; meslek ahlakı, kamu yararı ve basın etiğiyle hiçbir bağı yoktur. Hangi gazetecilik anlayışı; halkı yanıltmayı, hedef göstermeyi ve kamuoyunu kışkırtmayı meşru kılar? Bu tutum hangi ahlaka sığar?
Bugün yapılmak istenen; halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni ve partimizi hedef haline getirmektir. Yapılan da tam olarak budur. Basın özgürlüğü; yalan bilgi yayma, algı operasyonu yürütme ve toplumu bilinçli biçimde kutuplaştırma hakkı değildir.
Gazetecilik ahlakı; iktidar ilişkilerinin, çıkar gruplarının ya da karanlık hesapların aparatı olmayı değil; gerçeğin, kamunun ve toplum vicdanının yanında durmayı gerektirir. Bu sorumluluktan kaçanlar, yaptıkları yayınların siyasi ve toplumsal sonuçlarından da kaçamayacaktır.
Sonuç olarak; İstanbul Büyükşehir Sonuç olarak; İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni asılsız iddialar, çarpıtılmış haberler ve siyasi hesaplarla iş yapamaz hâle getirme çabalarına geçit vermeyeceğiz. İBB, Beykoz halkına karşı sorumluluğunu hukuk, bilim ve kamu yararı temelinde yerine getirmeye kararlılıkla devam edecektir.
İBB Engelli Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nce hazırlanan analiz sonuçları ve raporlar, talep edildiği takdirde kamuoyu ile paylaşılacaktır.