Camın Başkenti Beykoz, kalbi Elif Yaprak

  • 17.11.2020 13:56
  • Okunma: 3219 kez

Soğuk kış günlerinde üşüyen ve titreyen elleri düşünürüm hep ocak başında yaşadığımız mücadele ile gözlerim hep doluyor. 1500 derecenin alevi yüzüme gözüme vururken de bu yüzden hiç şikâyet etmem. "Elif be" derim, "Kızım şu an titreyen o elleri bir düşünsene? helal ekmek kazanmanın huzuru ile alın terinin kutsallığı ile dokunduğum aileler aklıma geldikçe de tarifi olmayan bir huzurla emek vermeye devam ediyorum. Öyle güzel üretiyoruz ki, ustamın ellerinde şekillenen, alın teriyle harmanlanan ocağın başında ısınmak... Bana bu dünyadaki en büyük huzur.

Güçlü bir kadın olmak kolay iş değildir dostlar. Yeri gelir ihanete uğrarsınız, yeri gelir güçlü olduğunuz için çelme takmak isteyenler olur. Az iş midir, her şeye rağmen güçlü kalabilmek? Ocaktada ateşin karşısında da yeni ve acemi bir kadınım ama kendime ve geçmişime yönelik güvenim de tam! Ben Ustaların Ustası Cam Ustası Dedem Kemalettin Sözlü'nün torunuyum! 2020'de cam sanatını ayakta tutmaya çalışan, Mehmet Ustanın yanında yetişiyorum. Egemen Cam'ın kuruluşunda yer alan ve benim de camla yoğrulmama vesile olan ustam eğer Mehmet Kömürcü ise elbette ben her türlü başarırım dostlarım...

Dedim ve yaptım... Elif Yaprak adını verdiğim objem, herkes tarafından çok sevildi . Amatör de olsam azimle çok çalışarak, mücadele ederek başarıya ulaşmıştım. İnanın ki, tarifsiz bir mutluluk bu... Ancak durun, bitmedi. Bu Elif Yaprağın bir de hikâyesi var:

Oğlumun ardından, ikinci parçam, canım kızım Işılay'ımın dünyaya gelmesine yardımcı olan Prof. Dr. Ahmet Cem Batukan ve kıymetli eşi Atölyemize gelmişti. Beraber cam üfledik ve sohbet ettik. Markalaşma sürecinde olduğumuzu ama bir isim bulamadığımızı kendisine ilettim. Bunun üzerine Hocamın kıymetli eşi, Yunan mitolojisinde aradığımı bulabileceğimi söyledi. Ben de hemen mitoloji kitaplarında, hummalı bir arayışa giriştim.

Uzun okumalar sonunda Tanrıça Hestia'nın tam da aradığım isim, marka olduğuna karar verdim. Düşüncelerimi Mehmet Usta ve dostlarımla paylaştım: Herkes çok beğendi. Ocak Tanrıçası Hestia, aynı zamanda evi, haneyi ve aileyi de temsil ediyordu. Ateş Tanrıçası'ydı ve artık bizim markamızdı...

İşte Elif Yaprak da Tanrıça Hestia'nın bana bir armağanıydı. Doğayı, yeşili ve onun en güzel ve asil temsilcisi yaprağı düşündüğümde aklımda bir fikir belirdi: Beykoz’un Örnekköy'ünde ve yeşilin içinde açtığımız atölyemizde, bu yaprak, 1500 derecelik ocaktan çıksa, güzel bir görünüm elde edebilir miydik? Türk kadınının asil ve dik duruşunun yanı sıra mücadeleci ruhundan esinlenilerek çizilmiş 'elif yaprak' adını verdiğimiz objemiz, dik duruşu temsil etmesinin yanı sıra kıvrımlı yapısı da yaprak şeklinde olacaktı. Yaprak motifi de her mevsimde farklı renklerde yeniden yetişmesini vurgulayacaktı.

Ustam Mehmet Kömürcü'nün yanında heyecanla süren çalışmaların ve denemelerin sonrasında, nihayet Elif Yaprak bir şekil aldı. Çok heyecanlıydım ve cama işlediğim bu imgelerin bir estetik oluşturup oluşturmayacağını da açıkçası pek merak ettim. Ancak tamamlanmasının ardından gelen övgülerin peşisıra başardığıma kesin olarak inandım: Kadının ve ailenin temsilcisi Tanrıça Hestia, Doğa Ana ile birlikte bana ilham olmuş ve Elif Yaprak da 1500 derece ateşin içinden doğmuştu.

İnanın dostlar, bu mutluluğun bir tarifi yok...

Teşekkürler doğa ana... Teşekkürler Hestia...  Teşekkürler Mehmet Kömürcü...

Anahtar Kelimeler:

Yazarın Yazıları