Makaleler

Bu yazıyı okumayan bizden değildir

10.03.2016 10:19
| | |
3709

Başlık ne alaka diyebilirsiniz.

Belki de kızmışta olabilirsiniz. Ama haklısınız aslında bir bilişim köşesinde atılabilecek en absürt bir başlık örneği kabul ediyorum. Ama eğer yazıyı okumaya devam ederseniz bana hak vereceğinizi de düşünüyorum. Başlığın sonuna koyduğum ünlem işaretiyle de belirtmeye çalıştığım gibi aslında bu başlığı sosyal medyada sıkça karşılaştığımız virüs gibi yayılan paylaşımlara karşı tepki amaçlı olarak attım.

Çevremizde insanlarla olan münasebetlerimizde örf, adet, anane, kültür vs. olgularına dikkat etmeye çalışırız. Ama artık sosyal hayatın bir diğer parçası haline sosyal medya kullanımında ise maalesef bunlara dikkat etmemekteyiz. Fakat sosyal medya paylaşımlarımızın da bizim ruh halimizin, kültürümüzün veya eğitimimizin bir aynası olduğunu unutmamalıyız.

Bu girişten sonra sizlere bu yazımda sosyal medyada artık gına derecesine gelen bir sorunu paylaşmak istiyorum. Bu sorun, sosyal medyada dini, milli veya insani değerlerin istismarı üzerinden daha fazla popüler olmak veyahut maddi kazanç elde etme isteğidir.

İnsanlar bu tuzağa çok çabuk düşmektedirler. Çünkü yukarıda da belirttiğim üzere insanları neredeyse ‘bam tellerinden’ vurmaktadırlar. İnsanların bu konulara olan hassasiyetlerini istismar etmektedirler.

Şimdi Facebook üzerinden sıkça karşılaştığımız bu paylaşımlara örnekler verelim.

  • Herhangi bir dini paylaşıma, ‘bu gönderiye beğeni ya da paylaşım yapmayanlar bizden değildir’ (yani Müslüman değildir demek isteniyor) gibi veya benzeri yazılar yazılarak insanların manevi dinamikleri zorlanıyor. İnsan psikolojisi gereği elini paylaş butonuna atmak zorunda kalıyor.

Şimdi böyle bir gönderiyi paylaşmaz ya da beğenmezseniz merak etmeyin dinden çıkmazsınız. Dinin sahibi Allah’tır. Bu işgüzarların demesiyle kimse dine de girmez, dinden de çıkmaz. Tam tersi bu tarz zorlayıcı gönderileri paylaşarak iyi Müslümanda olunmaz. Hatta son zamanlarda bu tür dini istismar eden paylaşımlarla ilgili verilen fetvalara bakılırsa kullanıcılar her ne kadar iyi niyet taşısalar bile bu tarz gönderileri yaymanın da dinen mahzurlu olduğu bildirilmekte.

  • Bir diğer yöntem ise milli hassasiyetlerle ilgili. Örneğin, Facebook’ta kolluk kuvvetleri ile ilgili bir sayfa kuruluyor. (İyi niyetli kurulanlar hariç) Yapılan paylaşımlarda ise internette bulunan resimlerden herhangi biri seçiliyor ve vatandaşın duygularının tetiklenmesi sağlanıyor. Bunun akabinde ise hep klasik cümlelerle ‘ Sayfamız terör örgütü destekçileri tarafından şikayet ediliyor. Her beğeni 1 şikayeti, her yorum 2 şikayeti, her paylaşım ise 4 şikayeti siler’ gibi aslı astarı olmayan yazılar yazılıyor. Duyguları okşanan iyi niyetli kullanıcılar ise bu yazılanların hepsini uyguluyor.

Facebook, bir paylaşımın silinmesi ya da bir grubun kapatılması için genel kurallarına göre hareket eder. Yani bir gönderi çok beğeni ya da paylaşım alsa da eğer Facebook kurallarına uymuyorsa silinebilir. Tam tersi eğer kurallarına uygun bir paylaşım yapılmışsa herhangi bir beğeni ya da paylaşım almasa da silinmeyebilir. Bu Facebook’un genel kurallarına göre değişiklik gösterir ve Facebook’un bu birimdeki personeli de bunu ayırt edebilecek niteliktedir.

Aynı paylaşımlar yine dini temalı olarak ta yapılmaktadır.

Maalesef internette son zamanlar da şahit olunanlara bakılırsa bu sayfaları kurup bu tür paylaşım yapan simsarlardan bazıları sayfalarına reklam alabilmek için bunu yapmaktadırlar. Hatta bazı internet portallarında, sayfalarının kullanıcı oranlarının yüksekliğini öne sürerek reklam almak için ilana bile çıkanları duymaktayız.

  • Bir başka paylaşımda ise, yine internetten bulunan herhangi bir savaşta yaralanmış veya bir hasta çocuk fotoğrafları paylaşımlara alet edilmektedir. Kullanıcıların bu sefer insani yönlerine baskı yapılmaya çalışılarak acındırma hissi oluşturulmaya çalışılıyor. Yine burada klasik cümlelerle, ‘ Facebook bu çocuğun tedavisine sponsor oldu. Yaptığınız her beğeni sonucu 50 kuruş, her yorum sonucu 1 TL., her paylaşım sonucu ise 2 TL. Facebook tarafından bu çocuğun tedavisi için harcanacak’ denmektedir.

Facebook veya benzeri kuruluşlar kendi kurdukları veya kendilerine yakın gördükleri vakıflar aracılığıyla (daha çok A.B.D.’de) sosyal yardım kuruluşlarına yardım yaparlar ama bu şekilde bir yola tevessül etmeleri mümkün değildir. Burada yine insanları kandırmaktadırlar. Buradaki amaçta yukarıda verdiğimiz örnektekiler gibidir. Bunları yayanların amaçları bellidir.

  • Bu tarz grup yada sayfa kurup, belli bir sayıya erişip sonra grubunun yada sayfasının ismini değiştirerek bir firma yada ürün reklamı yapanlarda vardır.
  • Yine bu tarz art niyetli paylaşımları herhangi bir grup kurmadan kendi kişisel sayfalarından yapan kullanıcılarda vardır. Gönderilerinin başkaları tarafından paylaşılması yada beğenilmesi bu kişilerin tek derdidir. Bu tarz paylaşımların zararlı olup olmaması umurlarında değildir. Bu kişilerin amacı da tanınmak isteğidir. Bu şekil tanınmak kime ne fayda getirir yorumunu da sizlere bırakıyorum.
  • Son zamanlarda ise Facebook’ta hesapta hukuki olduğu sanılarak notervari paylaşımlar yapılmaktadır. Genel olarak kullanıcıların daha çok paylaştıkları gönderilerini, resimlerini vs. korumak adına yaptıklarını düşündükleri bu paylaşımlarda, kendilerinin Facebook üzerindeki paylaşımlardan kaynaklı yaşayabilecekleri sorunlar için Facebook’a yine Facebook üzerinden ihtar yazısı yazmaktadırlar. Facebook kullanıcılarının bilgilerini ve paylaşımlarını 3.şahıslarla paylaşmadığını belirtmektedir. Eğer siz gönderilerinizi ‘herkese açık’ yaparsanız bu paylaşımlarınızdan dolayı yaşayabileceğiniz sıkıntılardan Facebook’u sorumlu tutamazsınız. Çünkü ‘herkese açık’ olarak yaptığınız tüm gönderileri her kullanıcı görebilir. Paylaşımların güvenliğini sağlamak kullanıcıların elindedir. Bu tarz asparagas haberlere önem vermeyiniz ve çevrenizi uyarınız.

Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Bu yazıdaki asıl amacım art niyetli kişilere karşı sizleri uyarmaktı. Bu yazıyı okuyanlar içerisinden iyi niyetli bir şekilde sosyal medyada dini yada milli paylaşımlar yapanlar varsa sözümün onlara olmadığını belirtmek isterim.

Sözün özü sosyal medyada yaptığımız paylaşımlara dikkat edelim. Sosyal medya kullanımında sadece yukarıda belirttiklerime değil genel anlamda tüm kurallara dikkat etmeliyiz. Eğer sosyal medyada daha kaliteli ve kültür seviyesi yüksek bir ortam istiyorsak bu bir zorunluluktur.

Unutmayalım ki sosyal medya üzerinden yaptığımız paylaşımlar bizim aynamızdır.

Anahtar Kelimeler: Salih Şişman

reklam
Diğer Yazıları

DOST BEYKOZ

"Beykoz'un Hür Gazetesi"